Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
قُلْ أُوحِىَ إِلَىَّ أَنَّهُ ٱسْتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ ٱلْجِنِّ فَقَالُوٓا۟ إِنَّا سَمِعْنَا قُرْءَانًا عَجَبًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul uhıye ileyye ennehustemea neferun minel cinni fe kalu inna semi'na kur'anen aceba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."
Kaynakta 1–2. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
يَهْدِىٓ إِلَى ٱلرُّشْدِ فَـَٔامَنَّا بِهِۦ ۖ وَلَن نُّشْرِكَ بِرَبِّنَآ أَحَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUyehdi iler ruşdi fe amenna bih ve len nuşrike bi rabbina ehada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."
Kaynakta 1–2. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَأَنَّهُۥ تَعَـٰلَىٰ جَدُّ رَبِّنَا مَا ٱتَّخَذَ صَـٰحِبَةً وَلَا وَلَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ennehu teala ceddu rabbina mettehaze sahıbeten ve la veleda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Doğrusu Rabbimizin yüceliği her yücelikten üstündür. O, zevce ve çocuk edinmemiştir."
وَأَنَّهُۥ كَانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى ٱللَّهِ شَطَطًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ennehu kane yekulu sefihuna alallahi şetata
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Doğrusu aramızdaki beyinsiz, Allah'a karşı yalanlar uyduruyordu."
وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن تَقُولَ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve enna zanenna en len tekulel insu vel cinnu alallahi keziba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Doğrusu insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan uydurabileceklerini sanmazdık."
وَأَنَّهُۥ كَانَ رِجَالٌ مِّنَ ٱلْإِنسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِّنَ ٱلْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ennehu kane ricalun minel insi yeuzune bi ricalin minel cinni fe zaduhum reheka
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Gerçekten, bir takım insanlar, cinlerin bir takımına sığınırlardı da onların azgınlıklarını artırırlardı."
وَأَنَّهُمْ ظَنُّوا۟ كَمَا ظَنَنتُمْ أَن لَّن يَبْعَثَ ٱللَّهُ أَحَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ennehum zannu kema zanentum en len yeb'asallahu ehada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Doğrusu, onlar da sizin, Allah'ın kimseyi yeniden diriltmeyeceğinizi sandığınız gibi sanıda bulunmuşlardı."
وَأَنَّا لَمَسْنَا ٱلسَّمَآءَ فَوَجَدْنَـٰهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَدِيدًا وَشُهُبًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve enna le mesnes semae fe vecednaha muliet haresen şediden ve şuhuba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk."
وَأَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَـٰعِدَ لِلسَّمْعِ ۖ فَمَن يَسْتَمِعِ ٱلْـَٔانَ يَجِدْ لَهُۥ شِهَابًا رَّصَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve enna kunna nak'udu minha mekaıde lis sem'i fe men yestemiıl ane yecid lehu şihaben rasada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Doğrusu biz, göğün dinleyebileceğimiz bir yerinde otururduk; ama şimdi kim dinleyecek olsa, kendisini gözleyen bir ateş (ışın) buluyor."
وَأَنَّا لَا نَدْرِىٓ أَشَرٌّ أُرِيدَ بِمَن فِى ٱلْأَرْضِ أَمْ أَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve enna la nedri eşerrun uride bi men fil ardı em erade bi him rabbuhum reşeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Yeryüzünde olanlara kötülük mü murad edildi, yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir, doğrusu biz bilemeyiz."
وَأَنَّا مِنَّا ٱلصَّـٰلِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذَٰلِكَ ۖ كُنَّا طَرَآئِقَ قِدَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve enna minnes salihune ve minna dune zalik kunna taraika kıdeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Doğrusu aramızda iyiler de vardır, bundan aşağı bulunanlar da vardır. Biz, türlü türlü yolda olan topluluklardık."
وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن نُّعْجِزَ ٱللَّهَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَن نُّعْجِزَهُۥ هَرَبًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve enna zanenna en len nu'cizallahe fil ardı ve len nu'cizehu hereba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Yeryüzünde kalsak da Allah'ı aciz bırakamayacağımız, başka yere kaçsak da, O'nu aciz kılamayacağımız gerçeğini şüphesiz anladık."
وَأَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا ٱلْهُدَىٰٓ ءَامَنَّا بِهِۦ ۖ فَمَن يُؤْمِنۢ بِرَبِّهِۦ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve enna lemma semi'nel huda amenna bih fe men yu'min bi rabbihi fe la yehafu bahsen ve la reheka
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Şüphesiz, doğruluk rehberi olan Kuran'ı dinlediğimizde ona inandık; kim Rabbine inanırsa, o, ecrinin eksiltileceğinden ve kendisine haksızlık edileceğinden korkmaz."
وَأَنَّا مِنَّا ٱلْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا ٱلْقَـٰسِطُونَ ۖ فَمَنْ أَسْلَمَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ تَحَرَّوْا۟ رَشَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve enna minnel muslimune ve minnel kasitun fe men esleme fe ulaike teharrev reşeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"İçimizde, kendini Allah'a vermiş olanlar da, yazık edenler de vardır. Kendini Allah'a veren kimseler, işte onlar, doğru yolu arayanlar, ona layık olanlardır."
وَأَمَّا ٱلْقَـٰسِطُونَ فَكَانُوا۟ لِجَهَنَّمَ حَطَبًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve emmel kasitune fe kanu li cehenneme hataba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Kendilerine yazık edenlere gelince; onlar, cehennemin odunları oldular."
وَأَلَّوِ ٱسْتَقَـٰمُوا۟ عَلَى ٱلطَّرِيقَةِ لَأَسْقَيْنَـٰهُم مَّآءً غَدَقًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve en levistekamu alet tarikati le eskaynahum maen ğadeka
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.
Kaynakta 16–17. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لِّنَفْتِنَهُمْ فِيهِ ۚ وَمَن يُعْرِضْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِۦ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUli neftinehum fih ve men yu'rıd an zikri rabbihi yeslukhu azaben saada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.
Kaynakta 16–17. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَأَنَّ ٱلْمَسَـٰجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدْعُوا۟ مَعَ ٱللَّهِ أَحَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ennel mesacide lillahi fe la ted'u maallahi ehada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Mescidler şüphesiz Allah'ındır, öyleyse oralarda Allah'a yalvarırken başkasını katmayın.
وَأَنَّهُۥ لَمَّا قَامَ عَبْدُ ٱللَّهِ يَدْعُوهُ كَادُوا۟ يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ennehu lemma kame abdullahi yeduhu kadu yekunune aleyhi libeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'ın kulu Muhammed, O'na yalvarmak, namaz kılmak için kalkınca, nerdeyse, çevresinde keçeleşirler, birbirlerine girerlerdi.
قُلْ إِنَّمَآ أَدْعُوا۟ رَبِّى وَلَآ أُشْرِكُ بِهِۦٓ أَحَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul innema ed'u rabbi ve la uşriku bihi ehada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Ben sadece Rabbime yalvarırım ve O'na kimseyi ortak koşmam."
قُلْ إِنِّى لَآ أَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul inni la emliku lekum darren ve la reşeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Ben size zarar vermeye de iyilik yapmaya da kadir değilim."
قُلْ إِنِّى لَن يُجِيرَنِى مِنَ ٱللَّهِ أَحَدٌ وَلَنْ أَجِدَ مِن دُونِهِۦ مُلْتَحَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul inni len yucireni minallahi ehadun ve len ecide min dunihi multehada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Beni kimse Allah'a karşı savunamaz ve ben O'ndan başka bir sığınak bulamam."
إِلَّا بَلَـٰغًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِسَـٰلَـٰتِهِۦ ۚ وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla belağan minallahi ve risalatih ve men ya'sıllahe ve resulehu fe inne lehu nare cehenneme halidine fiha ebeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah'a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır."
حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ أَضْعَفُ نَاصِرًا وَأَقَلُّ عَدَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUhatta iza reev ma yuadune fe se ya'lemune men ad'afu nasıren ve ekallu adeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir.
قُلْ إِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ مَّا تُوعَدُونَ أَمْ يَجْعَلُ لَهُۥ رَبِّىٓ أَمَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul in edri e karibun ma tuadune em yec'alu lehu rabbi emeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem."
عَـٰلِمُ ٱلْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلَىٰ غَيْبِهِۦٓ أَحَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUalimul ğaybi fe la yuzhiru ala ğaybihi ehada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Görülmeyeni bilen Allah, görülmeyene kimseyi muttali kılmaz.
إِلَّا مَنِ ٱرْتَضَىٰ مِن رَّسُولٍ فَإِنَّهُۥ يَسْلُكُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ رَصَدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla menirteda min resulin fe innehu yesluku min beyni yedeyhi ve min halfihi rasada
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.
Kaynakta 27–28. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لِّيَعْلَمَ أَن قَدْ أَبْلَغُوا۟ رِسَـٰلَـٰتِ رَبِّهِمْ وَأَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَأَحْصَىٰ كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًۢا
TÜRKÇE OKUNUŞUli ya'leme en kad ebleğu rısalati rabbihim ve ehata bima ledeyhim ve ahsa kulle şey'in adeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.
Kaynakta 27–28. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.