۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
6. SURE · 165 AYET

En’âm Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ ٱلظُّلُمَـٰتِ وَٱلنُّورَ ۖ ثُمَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

elhamdu lillahillezi halakas semavati vel arda ve cealez zulumati ven nur summellezine keferu bi rabbihim ya'dilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı vareden Allah'a mahsustur. Öyle iken, inkar edenler Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.

هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن طِينٍ ثُمَّ قَضَىٰٓ أَجَلًا ۖ وَأَجَلٌ مُّسَمًّى عِندَهُۥ ۖ ثُمَّ أَنتُمْ تَمْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

huvellezi halakakum min tinin summe kada ecela ve ecelun musemmen ındehu summe entum temterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel tayin edendir. Belirli bir ecel O'nun katındadır; sonra bir de şüphe edersiniz.

وَهُوَ ٱللَّهُ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَفِى ٱلْأَرْضِ ۖ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellahu fis semavati ve fil ard ya'lemu sirrakum ve cehrekum ve ya'lemu ma teksibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, göklerin ve yerin Allah'ı, içinizi dışınızı bilir, kazandıklarınızı da bilir.

وَمَا تَأْتِيهِم مِّنْ ءَايَةٍ مِّنْ ءَايَـٰتِ رَبِّهِمْ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma te'tihim min ayetin min ayati rabbihim illa kanu anha mu'rıdin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldikçe ondan yüz çevirirlerdi.

فَقَدْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ ۖ فَسَوْفَ يَأْتِيهِمْ أَنۢبَـٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kad kezzebu bil hakkı lemma caehum fe sevfe ye'tihim enbau ma kanubihi yestehziun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Alaya aldıkları şeyin haberleri kendilerine gelecektir.

أَلَمْ يَرَوْا۟ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍ مَّكَّنَّـٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّن لَّكُمْ وَأَرْسَلْنَا ٱلسَّمَآءَ عَلَيْهِم مِّدْرَارًا وَجَعَلْنَا ٱلْأَنْهَـٰرَ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمْ فَأَهْلَكْنَـٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قَرْنًا ءَاخَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem yerev kem ehlekna min kablihim min karnin mekkennahum fil ardı ma lem numekkin lekum ve erselnes semae aleyhim midraren ve cealnal enhare tecri min tahtihim fe ehleknahum bi zunubihim ve enşe'na min ba'dihim karnen aharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan önce nice nesilleri yok ettiğimizi görmediler mi? Onları, sizi yerleştirmediğimiz bir şekilde yeryüzüne yerleştirmiş, gökten bol yağmur yağdırmış, altlarından ırmaklar akıtmıştık. Fakat onları günahlarından ötürü yok ettik ve ardlarından başka bir nesil yetiştirdik.

وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَـٰبًا فِى قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِأَيْدِيهِمْ لَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev nezzelna aleyke kitaben fi kırtasin fe le mesuhu bi eydihim le kalelezine keferu in haza illa sihrun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sana Kitap'ı kağıtta yazılı olarak indirmiş olsak da, elleriyle ona dokunsalar, inkar edenler yine de, "Bu apaçık bir büyüdür" derlerdi.

وَقَالُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌ ۖ وَلَوْ أَنزَلْنَا مَلَكًا لَّقُضِىَ ٱلْأَمْرُ ثُمَّ لَا يُنظَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu lev la unzile aleyhi melek ve lev enzelna meleken le kudıyel emru summe la yunzarun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. Bir melek indirmiş olsaydık iş bitmiş olurdu da onlara göz bile açtırılmazdı.

وَلَوْ جَعَلْنَـٰهُ مَلَكًا لَّجَعَلْنَـٰهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِم مَّا يَلْبِسُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev cealnahu meleken le cealnahu raculen ve le lebesna aleyhim ma yelbisun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz onu melek kılsaydık, bir insan şeklinde yapardık da, düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.

وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَحَاقَ بِٱلَّذِينَ سَخِرُوا۟ مِنْهُم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe haka billezine sehıru minhum ma kanu bihi yestehziun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, senden önce birçok peygamberler alaya alınmıştı, onlarla eğlenenleri, alaya aldıkları şey mahvetti.

قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ ٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul siru fil ardı summenzuru keyfe kane akıbetul mukezzibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."

قُل لِّمَن مَّا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ قُل لِّلَّهِ ۚ كَتَبَ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ ۚ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ ۚ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul li men ma fis semavati vel ard kul lillah ketebe ala nefsihir rahmeh le yecmeannekum ila yevmil kıyameti la reybe fih ellezine hasiru enfusehum fe hum la yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "göklerde ve yerde olanlar kimindir?", "Allah'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır; and olsun ki, sizi vukuu şüphe götürmeyen kıyamet gününde toplayacaktır. Kendilerine yazık ettiler; çünkü onlar inanmazlar.

۞ وَلَهُۥ مَا سَكَنَ فِى ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ ۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lehu ma sekene fil leyli ven nehar ve huves semiul alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gecede ve gündüzde bulunan O'nundur. O işitendir, Bilen'dir.

قُلْ أَغَيْرَ ٱللَّهِ أَتَّخِذُ وَلِيًّا فَاطِرِ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلَا يُطْعَمُ ۗ قُلْ إِنِّىٓ أُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَسْلَمَ ۖ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul e ğayrallahi ettehızu veliyyen fatırıs semavati vel ardı ve huve yut'ımu ve la yut'am kul inni umirtu en ekune evvele men esleme ve la tekunenne minel muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Gökleri ve yeri yaratan, beslenmeyip besleyen Allah'tan başka bir dost mu edinirim?" de. "Doğrusu ben ilk müslüman olmakla emrolundum" de; asla ortak koşanlardan olma!

قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul inni ehafu in asaytu rabbi azabe yevmin azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ben Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım" de.

مَّن يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمَهُۥ ۚ وَذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْمُبِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

men yusraf anhu yevme izin fe kad rahımeh ve zalikel fevzul mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün kim azabdan alıkonursa, şüphesiz o kimse rahmete erişmiştir. Bu, apaçık bir kurtuluştur.

وَإِن يَمْسَسْكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَ ۖ وَإِن يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in yemseskellahu bi durrin fe la kaşife lehu illa huve ve in yemseske bi hayrın fe huve ala kulli şey'in kadir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah sana bir sıkıntı verirse, O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik verirse başkası onu engelleyemez. O, her şeye Kadir'dir.

وَهُوَ ٱلْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvel kahiru fevka ıbadih ve huvel hakimul habir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, kullarının üstünde yegane tasarruf sahibidir. Hakim'dir, haberdardır.

قُلْ أَىُّ شَىْءٍ أَكْبَرُ شَهَـٰدَةً ۖ قُلِ ٱللَّهُ ۖ شَهِيدٌۢ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۚ وَأُوحِىَ إِلَىَّ هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَ ۚ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخْرَىٰ ۚ قُل لَّآ أَشْهَدُ ۚ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌ وَإِنَّنِى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul eyyu şey'in ekberu şehadeh kulillahu şehidun beyni ve beynekum ve uhiye ileyye hazal kur'anu li unzirekum bihi ve men belağ e innekum le teşhedune enne meallahi aliheten uhra kul la eşhed kul innema huve ilahun vahidun ve inneni beriun mimma tuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Şahit olarak hangi şey daha büyüktür" de. "Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Bu Kuran bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu; Allah'la beraber başka tanrılar bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?" de. "Ben şehadet etmem" de. "O ancak tek Tanrıdır, doğrusu ben ortak koşmanızdan uzağım" de.

ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَـٰهُمُ ٱلْكِتَـٰبَ يَعْرِفُونَهُۥ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَآءَهُمُ ۘ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine ateynahumul kitabe ya'rifunehu kema ya'rifune ebnaehum ellezine hasiru enfusehum fe hum la yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; fakat kendilerine yazık ettiler, çünkü onlar inanmazlar.

وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَـٰتِهِۦٓ ۗ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve men azlemu mimmeniftera alallahi keziben ev kezzebe bi ayatih innehu la yuflihuz zalimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Zalimler bunun için saadete ulaşamazlar.

وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ أَيْنَ شُرَكَآؤُكُمُ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve yevme nahşuruhum cemian summe nekulu lillezine eşraku eyne şurekaukumullezine kuntum tez'umun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bir gün hepsini toplarız, sonra ortak koşanlara, "İddia ettiğiniz ortaklarınız nerede?" deriz.

ثُمَّ لَمْ تَكُن فِتْنَتُهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ وَٱللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe lem tekun fitnetuhum illa en kalu vallahi rabbina ma kunna muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra, "Rabbimiz Allah'a and olsun ki bizler ortak koşanlar değildik" demekten başka çare bulamazlar.

ٱنظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ ۚ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

unzur keyfe kezebu ala enfusihim ve dalle anhum ma kanu yefterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine karşı nasıl yalan söylediklerine bak; uydurdukları şeyler de onlardan uzaklaştı.

وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ ۖ وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا ۚ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا ۚ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوكَ يُجَـٰدِلُونَكَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّآ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve minhum men yestemiu ileyk ve cealna ala kulubihim ekinneten en yefkahuhu ve fi azanihim vakra ve in yerev kulle ayetin la yu'minu biha hatta iza cauke yucadiluneke yekulullezine keferu in haza illa esatirul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan seni dinleyenler vardır, Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler kulaklarına da ağırlık koyduk. Onlar her türlü mucizeyi görseler bile, yine de ona inanmazlar, nihayet sana geldiklerinde de seninle çekişirler. İnkar edenler, "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" derler.

وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْـَٔوْنَ عَنْهُ ۖ وَإِن يُهْلِكُونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve hum yenhevne anhu ve yen'evne anh ve in yuhlikune illa enfusehumve ma yeş'urun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar Kuran'dan alıkorlar ve ondan uzaklaşırlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler de farkına varamazlar.

وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَـٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev tera iz vukıfu alen nari fe kalu ya leytena nureddu ve la nukezzibe bi ayati rabbina ve nekune minel mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, "keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık" dediklerini bir görsen!

بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُوا۟ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ ۖ وَلَوْ رُدُّوا۟ لَعَادُوا۟ لِمَا نُهُوا۟ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَـٰذِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel beda lehum ma kanu yuhfune min kablve lev ruddu le adu li ma nuhu anhuve innehum le kazibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; daha önce gizledikleri onlara göründü. Eğer geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar.

وَقَالُوٓا۟ إِنْ هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu in hiye illa hayatuned dunya ve ma nahnu bi meb'usin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Hayat ancak bu dünyadakinden ibarettir, biz dirilecek değiliz" dediler.

وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ ۚ قَالَ أَلَيْسَ هَـٰذَا بِٱلْحَقِّ ۚ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَرَبِّنَا ۚ قَالَ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev tera iz vukıfu ala rabbihim kale e leyse haza bil hakk kalu bela ve rabbina kale fe zukul azabe bima kuntum tekfurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onları, Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah: "Bu gerçek değil mi?" der; onlar, "Evet, Rabbimiz hakkı için gerçektir" derler. Allah da "Öyleyse inkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.

قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ ۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتْهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا۟ يَـٰحَسْرَتَنَا عَلَىٰ مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ أَوْزَارَهُمْ عَلَىٰ ظُهُورِهِمْ ۚ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kad hasirellezine kezzebu bi likaillah hatta iza caethumus saatu bağteten kalu ya hasretena ala ma farratna fiha ve hum yahmilune evzarehum ala zuhurihim e la sae ma yezirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar doğrusu kaybedenlerdir ki kıyamet saati onlara ansızın gelince, ağırlıklarını arkalarına yüklenerek, "Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bize" derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür!

وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌ ۖ وَلَلدَّارُ ٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَ ۗ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve mal hayatud dunya illa leibun ve lehv ve led darul ahiretu hayrun lillezine yettekun e fe la ta'kılun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dünya hayatı sadece oyun ve oyalanmadır; ahiret yurdu, sakınanlar için daha iyidir. Düşünmüyor musunuz?

قَدْ نَعْلَمُ إِنَّهُۥ لَيَحْزُنُكَ ٱلَّذِى يَقُولُونَ ۖ فَإِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلَـٰكِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kad na'lemu innehu le yahzunukellezi yekulune fe innehum la yukezzibuneke ve lakinnez zaliminebi ayatillahi yechadun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette biliyoruz; doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar, fakat zalimler Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlar.

وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِّن قَبْلِكَ فَصَبَرُوا۟ عَلَىٰ مَا كُذِّبُوا۟ وَأُوذُوا۟ حَتَّىٰٓ أَتَىٰهُمْ نَصْرُنَا ۚ وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَـٰتِ ٱللَّهِ ۚ وَلَقَدْ جَآءَكَ مِن نَّبَإِى۟ ٱلْمُرْسَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad kuzzibet rusulun min kablike fe saberu ala ma kuzzibu ve uzu hatta etahum nasruna ve la mubeddile li kelimatillah ve lekad caeke min nebeil murselin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Senden önce nice peygamberler yalanlandı ve kendilerine yardımımız gelene kadar yalanlanmalarına ve sıkıştırılmaya katlandılar. Allah'ın sözlerini değiştirebilecek yoktur; and olsun ki peygamberlerin haberi sana da geldi.

وَإِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ إِعْرَاضُهُمْ فَإِنِ ٱسْتَطَعْتَ أَن تَبْتَغِىَ نَفَقًا فِى ٱلْأَرْضِ أَوْ سُلَّمًا فِى ٱلسَّمَآءِ فَتَأْتِيَهُم بِـَٔايَةٍ ۚ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى ٱلْهُدَىٰ ۚ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْجَـٰهِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in kane kebure aleyke i'raduhum fe inisteta'te en tebteğıye nefekan fil ardı ev sullemen fis semai fe te'tiyehum bi ayeh ve lev şaallahu le cemeahum alel huda fe la tekunenne minel cahilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların yüz çevirmesi sana ağır gelince, eğer gücün yeri delmeye veya göğe merdiven dayamağa yetmiş olsaydı, onlara bir mucize göstermek isterdin. Allah dileseydi onları doğru yolda toplardı. Sakın bilmeyenlerden olma.

۞ إِنَّمَا يَسْتَجِيبُ ٱلَّذِينَ يَسْمَعُونَ ۘ وَٱلْمَوْتَىٰ يَبْعَثُهُمُ ٱللَّهُ ثُمَّ إِلَيْهِ يُرْجَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnema yestecibullezine yesmeun vel mevta yeb'asuhumullahu summe ileyhi yurceun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ancak kulak verenler daveti kabul ederler. Ölüleri Allah diriltir, sonra O'na dönerler.

وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ ۚ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يُنَزِّلَ ءَايَةً وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu lev la nuzzile aleyhi ayetun min rabbih kul innallahe kadirun ala en yunezzile ayeten ve lakinne ekserehum la ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya" dediler. De ki: "Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir'dir, fakat çoğu bilmezler."

وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا طَـٰٓئِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلَّآ أُمَمٌ أَمْثَالُكُم ۚ مَّا فَرَّطْنَا فِى ٱلْكِتَـٰبِ مِن شَىْءٍ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma min dabbetin fil ardı ve la tairin yatiru bi cenahayhi illa umemun emsalukum ma farratna fil kitabi min şey'in summe ila rabbihim yuhşerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar. Kitap'da Biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık; onlar sonra Rablerine toplanacaklardır.

وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِى ٱلظُّلُمَـٰتِ ۗ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَن يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine kezzebu bi ayatina summun ve bukmun fiz zulumat men yeşaillahu yudlilhu ve men yeşe' yec'alhu ala sıratın mustakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu doğru yola koyar.

قُلْ أَرَءَيْتَكُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُ ٱللَّهِ أَوْ أَتَتْكُمُ ٱلسَّاعَةُ أَغَيْرَ ٱللَّهِ تَدْعُونَ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul e reeytekum in etakum azabullahi ev etetkumus saatu e ğayrallahi ted'un in kuntum sadıkin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki, "Üzerinize Allah'ın azabı gelse veya kıyamet saati size gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru iseniz bana bildirin".

بَلْ إِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ إِلَيْهِ إِن شَآءَ وَتَنسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel iyyahu ted'une fe yekşifu ma ted'une ileyhi in şae ve tensevne ma tuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; sadece O'na yalvarırsınız; dilerse yalvardığınız şeyi giderir, siz de O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz.

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَخَذْنَـٰهُم بِٱلْبَأْسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad erselna ila umemin min kablike fe ehaznahum bil be'sai ved darrai leallehum yetedarraun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz ki, senden önce ümmetlere peygamberler göndermiştik; onları yalvarsınlar diye darlık ve sıkıntıya sokmuştuk.

فَلَوْلَآ إِذْ جَآءَهُم بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا۟ وَلَـٰكِن قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَـٰنُ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lev la iz caehum be'suna tedarrau ve lakin kaset kulubuhum ve zeyyene lehumuş şeytanu ma kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hiç değilse, onlara şiddetimiz geldiği zaman yalvarıp yakarmalı değil miydiler? Lakin kalbleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.

فَلَمَّا نَسُوا۟ مَا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَٰبَ كُلِّ شَىْءٍ حَتَّىٰٓ إِذَا فَرِحُوا۟ بِمَآ أُوتُوٓا۟ أَخَذْنَـٰهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مُّبْلِسُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma nesu ma zukkiru bihi fetahna aleyhim ebvabe kulli şey' hatta iza ferihu bima utu ehaznahum bağteten fe izahum mublisun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık; kendilerine verilene sevinince ansızın onları yakaladık da umutsuz kalıverdiler.

فَقُطِعَ دَابِرُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ۚ وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kutia dabirul kavmillezine zalemu vel hamdu lillahi rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Zulmeden milletin kökü böylece kesildi. Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَخَذَ ٱللَّهُ سَمْعَكُمْ وَأَبْصَـٰرَكُمْ وَخَتَمَ عَلَىٰ قُلُوبِكُم مَّنْ إِلَـٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِهِ ۗ ٱنظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ ٱلْـَٔايَـٰتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul e reeytum in ehazallahu sem'akum ve ebsarekum ve hateme ala kulubikum men ilahun ğayrullahi ye'tikum bih unzur keyfe nusarriful ayati summe hum yasdifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Gördünüz mü? Allah, işitmenizi, gözlerinizi alsa, kalblerinizi kapasa, Allah'tan başka hangi tanrı onu sizlere getirebilir?" Ayetleri nasıl türlü türlü açıkladığımıza bir baksana, sonra da onlar yüz çevirirler.

قُلْ أَرَءَيْتَكُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُ ٱللَّهِ بَغْتَةً أَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ إِلَّا ٱلْقَوْمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul e reeytekum in etakum azabullahi bağteten ev cehreten hel yuhleku illel kavmuz zalimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Allah'ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalimlerden başkası mı yok olur? Bana bildirin."

وَمَا نُرْسِلُ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ ۖ فَمَنْ ءَامَنَ وَأَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma nursilul murseline illa mubeşşirine ve munzirin fe men amene ve asleha fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderiyoruz. Kim inanır ve nefsini ıslah ederse onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا يَمَسُّهُمُ ٱلْعَذَابُ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine kezzebu bi ayatina yemessuhumul azabu bima kanu yefsukun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ayetlerimizi inkar edenlere yoldan çıkmalarından ötürü azab dokunacaktır.

قُل لَّآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ إِنِّى مَلَكٌ ۖ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ ۚ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ ۚ أَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul la ekulu lekum indi hazainullahi ve la a'lemul ğaybe ve la ekulu lekum inni melek in ettebiu illa ma yuha ileyy kul hel yestevil a'ma vel basire fe la tetefekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Size Allah'ın hazineleri elimdedir, demiyorum; gaybı da bilmiyorum; size, ben meleğim demiyorum, ben ancak bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Görenle görmeyen bir midir? Düşünmüyor musunuz?"

وَأَنذِرْ بِهِ ٱلَّذِينَ يَخَافُونَ أَن يُحْشَرُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ ۙ لَيْسَ لَهُم مِّن دُونِهِۦ وَلِىٌّ وَلَا شَفِيعٌ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve enzir bihillezine yehafune en yuhşeru ila rabbihimleyse lehum min dunihi veliyyun ve la şefiun leallehum yettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rablerine toplanacaklarından korkanları Kuran ile uyar. O'ndan başka bir dost ve aracıları yoktur. Umulur ki Allah'tan sakınalar.

وَلَا تَطْرُدِ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ ۖ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَىْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِم مِّن شَىْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tatrudillezine yed'une rabbehum bil ğadati vel aşiyyi yuridune vecheh ma aleyke min hısabihim min şey'in ve ma min hısabike aleyhim min şey'in fe tatrudehum fe tekune minez zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sabah akşam, Rabblerinin rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovma. Onların hesabından sana bir sorumluluk yoktur, senin hesabından da onlara bir sorumluluk yoktur ki onları kovarak zulmedenlerden olasın.

وَكَذَٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لِّيَقُولُوٓا۟ أَهَـٰٓؤُلَآءِ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنۢ بَيْنِنَآ ۗ أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَعْلَمَ بِٱلشَّـٰكِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike fetenna ba'dahum bi ba'din li yekulu e haulai mennallahu aleyhim min beynina e leysallahu bi a'leme biş şakirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Böylece, "Aramızdan Allah bunlara mı iyilikte bulundu?" demeleri için onları birbiriyle denedik. Allah şükredenleri iyi bilen değil midir?

وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَـٰتِنَا فَقُلْ سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمْ ۖ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ ۖ أَنَّهُۥ مَنْ عَمِلَ مِنكُمْ سُوٓءًۢا بِجَهَـٰلَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُۥ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza caekellezine yu'minune bi ayatina fe kul selamun aleykum ketebe rabbukum ala nefsihir rahmete ennehu men amile minkum suen bi cehaletin summe tabe min ba'dihi ve asleha fe ennehu ğafurun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ayetlerimize inananlar sana gelince: "Size selam olsun" de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalık işler de arkasından tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, bağışlar ve merhamet eder.

وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَـٰتِ وَلِتَسْتَبِينَ سَبِيلُ ٱلْمُجْرِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike nufassılul ayati ve li testebine sebilul mucrimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Suçluların yolu belli olsun diye, böylece ayetleri uzun uzun açıklarız.

قُلْ إِنِّى نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ ۚ قُل لَّآ أَتَّبِعُ أَهْوَآءَكُمْ ۙ قَدْ ضَلَلْتُ إِذًا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُهْتَدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul inni nuhitu en a'budellezine ted'une min dunillah kul la ettebiu ehvaekum kad dalaltu izen ve ma ene minel muhtedin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Allah'tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum." "Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum" de.

قُلْ إِنِّى عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَكَذَّبْتُم بِهِۦ ۚ مَا عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦٓ ۚ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ ۖ يَقُصُّ ٱلْحَقَّ ۖ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْفَـٰصِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul inni ala beyyinetin min rabbi ve kezzebtum bih ma indi ma testa'cilune bih inil hukmu illa lillah yakussul hakka ve huve hayrul fasılin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır."

قُل لَّوْ أَنَّ عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦ لَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۗ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul lev enne indi ma testa'cilune bihi le kudıyel emru beyni ve beynekum vallahu a'lemu biz zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Acele istediğiniz şey elimde olsaydı, benimle aranızdaki iş bitmiş olurdu." Allah zulmedenleri en iyi bilendir.

۞ وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَآ إِلَّا هُوَ ۚ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ ۚ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَـٰتِ ٱلْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِى كِتَـٰبٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve indehu mefatihul ğaybi la ya'lemuha illa huve ve ya'lemu ma fil berri vel bahr ve ma teskutu min varakatin illa ya'lemuha ve la habbetin fi zulumatil ardı ve la ratbin ve la yabisin illa fi kitabin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi, yaşı kuruyu ki apaçık Kitap'tadır ancak O bilir.

وَهُوَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّىٰكُم بِٱلَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُم بِٱلنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ فِيهِ لِيُقْضَىٰٓ أَجَلٌ مُّسَمًّى ۖ ثُمَّ إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi yeteveffakum bil leyli ve ya'lemu ma cerahtum bin nehari summe yeb'asukum fihi li yukda ecelun musemma summe ileyhi merci'ukum summe yunebbiukum bima kuntum ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Geceleyin sizi ölü gibi uyutan, gündüzün yaptıklarınızı bilen, mukadder olan hayat süreniz doluncaya kadar gündüzleri sizi tekrar kaldıran O'dur. Sonra dönüşünüz O'nadır, işlediklerinizi size bildirecektir.

وَهُوَ ٱلْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِۦ ۖ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvel kahiru fevka ibadihi ve yursilu aleykum hafazah hatta iza cae ehadekumul mevtu teveffethu rusuluna ve hum la yuferritun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, kulların üstünde yegane Hakim'dir, size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar, sonra gerçek Mevlalarına döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.

Kaynakta 61–62. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُمَّ رُدُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ مَوْلَىٰهُمُ ٱلْحَقِّ ۚ أَلَا لَهُ ٱلْحُكْمُ وَهُوَ أَسْرَعُ ٱلْحَـٰسِبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe ruddu ilallahi mevlahumul hakk e la lehul hukmu ve huve esraul hasibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, kulların üstünde yegane Hakim'dir, size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar, sonra gerçek Mevlalarına döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.

Kaynakta 61–62. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قُلْ مَن يُنَجِّيكُم مِّن ظُلُمَـٰتِ ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ تَدْعُونَهُۥ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً لَّئِنْ أَنجَىٰنَا مِنْ هَـٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul men yuneccikum min zulumatil berri vel bahri ted'unehu tedarruan ve hufyeh le in encana min hazihi le nekunenne mineş şakirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Kara ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır? Bundan bizi kurtarırsan şükredenlerden olacağız diye O'na gizli gizli yalvarır yakarırsınız."

قُلِ ٱللَّهُ يُنَجِّيكُم مِّنْهَا وَمِن كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ أَنتُمْ تُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kulillahu yuneccikum minha ve min kulli kerbin summe entum tuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Allah sizi ondan ve her sıkıntıdan kurtarır, sonra da O'na ortak koşarsınız."

قُلْ هُوَ ٱلْقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِّن فَوْقِكُمْ أَوْ مِن تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذِيقَ بَعْضَكُم بَأْسَ بَعْضٍ ۗ ٱنظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul huvel kadiru ala en yeb'ase aleykum azaben min fevkıkum ev min tahti erculikum ev yelbisekum şiyean ve yuzika ba'dakum be'se ba'd unzur keyfe nusarrıful ayati leallehum yefkahun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Üstünüzden ve altınızdan size azab göndermeğe, sizi fırka fırka yapıp kiminize kiminizin hıncını tattırmağa Kadir olan O'dur." Anlasınlar diye ayetleri nasıl yerli yerince açıkladığımıza bak.

وَكَذَّبَ بِهِۦ قَوْمُكَ وَهُوَ ٱلْحَقُّ ۚ قُل لَّسْتُ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezzebe bihi kavmuke ve huvel hakkkul lestu aleykum bi vekil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gerçekten, senin milletin Kuran'ı yalanladı. "Cezanızı ben verecek değilim" de.

لِّكُلِّ نَبَإٍ مُّسْتَقَرٌّ ۚ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

likulli nebein mustekar ve sevfe ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz.

وَإِذَا رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِىٓ ءَايَـٰتِنَا فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا۟ فِى حَدِيثٍ غَيْرِهِۦ ۚ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ ٱلشَّيْطَـٰنُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ ٱلذِّكْرَىٰ مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza reeytellezine yahudune fi ayatina fe a'rıd anhum hatta yahudu fi hadisin ğayrih ve imma yunsiyennekeş şeytanu fe la tak'ud ba'dez zikra meal kavmiz zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ayetlerimizi çekişmeye dalanları görünce, başka bir bahse geçmelerine kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra artık zulmedenlerle beraber oturma.

وَمَا عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَّقُونَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَىْءٍ وَلَـٰكِن ذِكْرَىٰ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma alellezine yettekune min hısabihim min şey'in ve lakin zikra leallehum yettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sakınan kimselere, onların hesaplarından bir sorumluluk yoktur. Fakat bir hatırlatmadır; belki sakınırlar.

وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا وَغَرَّتْهُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا ۚ وَذَكِّرْ بِهِۦٓ أَن تُبْسَلَ نَفْسٌۢ بِمَا كَسَبَتْ لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِىٌّ وَلَا شَفِيعٌ وَإِن تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لَّا يُؤْخَذْ مِنْهَآ ۗ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبْسِلُوا۟ بِمَا كَسَبُوا۟ ۖ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve zerillezinettehazu dinehum leiben ve lehven ve ğarrethumul hayatud dunya ve zekkir bihi en tubsele nefsun bima kesebet leyse leha min dunillahi veliyyun ve la şefi' ve in ta'dil kulle adlin la yu'haz minha ulaikellezine ubsilu bima kesebu lehum şarabun min hamimin ve azabun elimun bima kanu yekfurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dinlerini oyun ve eğlenceye alanları, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Kuran ile öğüt ver ki, bir kimse kazandığıyla helake düşmeye görsün, o takdirde Allah'dan başka ona ne bir yardımcı, ne de bir kurtarıcı bulunur; her türlü fidyeyi de verse kabul olunmaz. Kazandıklarından ötürü yok olanlar işte bunlardır. İnkar etmelerinden dolayı kızgın içecek ve can yakıcı azab onlaradır.

قُلْ أَنَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعْقَابِنَا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِى ٱسْتَهْوَتْهُ ٱلشَّيَـٰطِينُ فِى ٱلْأَرْضِ حَيْرَانَ لَهُۥٓ أَصْحَـٰبٌ يَدْعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلْهُدَى ٱئْتِنَا ۗ قُلْ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلْهُدَىٰ ۖ وَأُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul e ned'u min dunillahi ma la yenfeuna ve la yadurruna ve nureddu ala a'kabina ba'de iz hedanallahu kellezistehvethuş şeyatinu fil ardı hayrane lehu ashabun yed'unehu ilel hude'tina kul inne hudallahi huvel huda ve umirna li nuslime li rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Arkadaşları bize gel diye doğru yola çağırırken, şeytanların yeryüzünde şaşırttıkları bir kimse gibi geriye mi dönelim. Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra, bize faydası olmayan, zarar da veremeyen Allah'tan başka şeylere mi yalvaralım?" De ki, "Doğru yol ancak Allah'ın yoludur. Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kılın, Allah'tan sakının diye emrolunduk." Kendisine toplanacağınız O'dur.

Kaynakta 71–72. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأَنْ أَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّقُوهُ ۚ وَهُوَ ٱلَّذِىٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve en ekimus salate vettekuh ve huvellezi ileyhi tuhşerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Arkadaşları bize gel diye doğru yola çağırırken, şeytanların yeryüzünde şaşırttıkları bir kimse gibi geriye mi dönelim. Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra, bize faydası olmayan, zarar da veremeyen Allah'tan başka şeylere mi yalvaralım?" De ki, "Doğru yol ancak Allah'ın yoludur. Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kılın, Allah'tan sakının diye emrolunduk." Kendisine toplanacağınız O'dur.

Kaynakta 71–72. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۖ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ ۚ قَوْلُهُ ٱلْحَقُّ ۚ وَلَهُ ٱلْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ ۚ عَـٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ ۚ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi halakas semavati vel arda bil hakk ve yevme yekulu kun fe yekun kavluhul hakk ve lehul mulku yevme yunfehu fis sur alimul ğaybi veş şehadeh ve huvel hakimul habir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökleri ve yeri gerçekle yaratan O'dur ki "Ol" dediği gün (an) hemen olur; sözü gerçektir. Sura üfleneceği gün hükümranlık O'nundur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O Hakim'dir, haberdardır.

۞ وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ ءَازَرَ أَتَتَّخِذُ أَصْنَامًا ءَالِهَةً ۖ إِنِّىٓ أَرَىٰكَ وَقَوْمَكَ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iz kale ibrahimu li ebihi azere e tettehizu esnamen aliheh inni erake ve kavmeke fi dalalin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim, babası Azer'e, "Putları tanrı olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu ben seni ve milletini açık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.

وَكَذَٰلِكَ نُرِىٓ إِبْرَٰهِيمَ مَلَكُوتَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ ٱلْمُوقِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike nuri ibrahime melekutes semavati vel ardı ve li yekune minel mukınin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yakinen bilenlerden olması için İbrahim'e göklerin ve yerin hükümranlığını şöylece gösteriyorduk:

فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ ٱلَّيْلُ رَءَا كَوْكَبًا ۖ قَالَ هَـٰذَا رَبِّى ۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلْـَٔافِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma cenne aleyhil leylu rea kevkeba kale haza rabbi fe lemma efele kale la uhıbbul afilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gece basınca bir yıldız gördü, "işte bu benim Rabbim!" dedi; yıldız batınca, "batanları sevmem" dedi.

فَلَمَّا رَءَا ٱلْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هَـٰذَا رَبِّى ۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمْ يَهْدِنِى رَبِّى لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلضَّآلِّينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma reel kamere baziğan kale haza rabbi fe lemma efele kale le in lem yehdini rabbi le ekunenne minel kavmid dallin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ayı doğarken görünce, "işte bu benim Rabbim!" dedi, batınca, "Rabbim beni doğruya eriştirmeseydi and olsun ki sapıklardan olurdum" dedi.

فَلَمَّا رَءَا ٱلشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هَـٰذَا رَبِّى هَـٰذَآ أَكْبَرُ ۖ فَلَمَّآ أَفَلَتْ قَالَ يَـٰقَوْمِ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma reeş şemse baziğaten kale haza rabbihaza ekber fe lemma efelet kale ya kavmi inni beriun mimma tuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Güneşi doğarken görünce "işte bu benim Rabbim, bu daha büyük!" dedi; batınca, "Ey milletim! Doğrusu ben ortak koştuklarınızdan uzağım" dedi.

إِنِّى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذِى فَطَرَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ حَنِيفًا ۖ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni veccehtu vechiye lillezi fatares semavati vel arda hanifen ve ma ene minel muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Doğrusu ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratana, doğruya yönelerek çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim."

وَحَآجَّهُۥ قَوْمُهُۥ ۚ قَالَ أَتُحَـٰٓجُّوٓنِّى فِى ٱللَّهِ وَقَدْ هَدَىٰنِ ۚ وَلَآ أَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَشَآءَ رَبِّى شَيْـًٔا ۗ وَسِعَ رَبِّى كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا ۗ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve haccehu kavmuh kale e tuhaccunni fillahi ve kad hedan ve la ehafu ma tuşrıkune bihi illa en yeşae rabbi şey'a vesia rabbi kulle şey'in ilma e fe la tetezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Milleti onunla tartışmaya girişti. "Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum, meğer ki Rabbim bir şeyi dilemiş ola. Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?" dedi.

وَكَيْفَ أَخَافُ مَآ أَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ أَنَّكُمْ أَشْرَكْتُم بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ عَلَيْكُمْ سُلْطَـٰنًا ۚ فَأَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ أَحَقُّ بِٱلْأَمْنِ ۖ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve keyfe ehafu ma eşrektum ve la tehafune ennekum eşrektum billahi ma lem yunezzıl bihi aleykum sultana fe eyyul ferikayni ehakku bil emn in kuntum ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Allah'a koştuğunuz ortaklardan nasıl korkarım? Oysa siz, Allah'ın hakkında size bir delil indirmediği bir şeyi O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz."

ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يَلْبِسُوٓا۟ إِيمَـٰنَهُم بِظُلْمٍ أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلْأَمْنُ وَهُم مُّهْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine amenu ve lem yelbisu imanehumbi zulmin ulaike lehumul emnu ve hum muhtedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte güven; onlara, inanıp haksızlık karıştırmayanlaradır. Onlar doğru yoldadırlar.

وَتِلْكَ حُجَّتُنَآ ءَاتَيْنَـٰهَآ إِبْرَٰهِيمَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ ۚ نَرْفَعُ دَرَجَـٰتٍ مَّن نَّشَآءُ ۗ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tilke huccetuna ateynaha ibrahime ala kavmih nerfeu derecatin men neşa' inne rabbeke hakimun alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, İbrahim'e, milletine karşı verdiğimiz hüccetimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Doğrusu Rabbin Hakim'dir, Bilen'dir.

وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَـٰقَ وَيَعْقُوبَ ۚ كُلًّا هَدَيْنَا ۚ وَنُوحًا هَدَيْنَا مِن قَبْلُ ۖ وَمِن ذُرِّيَّتِهِۦ دَاوُۥدَ وَسُلَيْمَـٰنَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ ۚ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve vehebna lehu ishaka ve ya'kub kullen hedeyna ve nuha hedeyna min kablu ve min zurriyyetihi davude ve suleymane ve eyyube ve yusufe ve musa ve harun ve kezalike neczil muhsinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.

Kaynakta 84–86. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَزَكَرِيَّا وَيَحْيَىٰ وَعِيسَىٰ وَإِلْيَاسَ ۖ كُلٌّ مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve zekeriyya ve yahya ve isa ve ilyas kullun mines salihin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.

Kaynakta 84–86. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِسْمَـٰعِيلَ وَٱلْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًا ۚ وَكُلًّا فَضَّلْنَا عَلَى ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ismaile velyesea ve yunuse ve luta ve kullen faddalna alel alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.

Kaynakta 84–86. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمِنْ ءَابَآئِهِمْ وَذُرِّيَّـٰتِهِمْ وَإِخْوَٰنِهِمْ ۖ وَٱجْتَبَيْنَـٰهُمْ وَهَدَيْنَـٰهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve min abaihim ve zurriyyatihim ve ihvanihim vectebeynahum ve hedeynahum ila sıratın mustekim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Babalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını seçtik ve doğru yola eriştirdik.

ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ ۚ وَلَوْ أَشْرَكُوا۟ لَحَبِطَ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

zalike hudallahi yehdi bihi men yeşau min ıbadih ve lev eşreku le habita anhum ma kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, Allah'ın kullarından dilediğini eriştirdiği yoludur. Eğer ortak koşsalarda amelleri boşa çıkardı.

أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَـٰهُمُ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ ۚ فَإِن يَكْفُرْ بِهَا هَـٰٓؤُلَآءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَّيْسُوا۟ بِهَا بِكَـٰفِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ulaikellezine ateynahumul kitabe vel hukme ven nubuvveh fe in yekfur biha haulai fe kad vekkelna biha kavmen leysu biha bi kafirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiklerimiz işte bunlardır. Kafirler onları inkar ederlerse, inkar etmeyecek bir milleti onlara vekil kılarız.

أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ ۖ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقْتَدِهْ ۗ قُل لَّآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا ۖ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ulaikellezine hedallahu fe bi hudayuhumuktedih kul la es'elukum aleyhi ecra in huve illa zikra lil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte bunlar Allah'ın doğru yola eriştirdikleridir, onların yoluna uy, "Sizden buna karşılık bir ücret istemem, bu sadece herkes için bir hatırlatmadır" de.

وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِذْ قَالُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٍ مِّن شَىْءٍ ۗ قُلْ مَنْ أَنزَلَ ٱلْكِتَـٰبَ ٱلَّذِى جَآءَ بِهِۦ مُوسَىٰ نُورًا وَهُدًى لِّلنَّاسِ ۖ تَجْعَلُونَهُۥ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا ۖ وَعُلِّمْتُم مَّا لَمْ تَعْلَمُوٓا۟ أَنتُمْ وَلَآ ءَابَآؤُكُمْ ۖ قُلِ ٱللَّهُ ۖ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِى خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma kaderullahe hakka kadrihi iz kalu ma enzelallahuala beşerin min şey kul men enzelel kitabellezi cae bihi musa nuren ve huden lin nasi tec'alunehu karatise tubduneha ve tuhfune kesira ve ullimtum ma lem ta'lemu entum ve la abaukum kulillahu summe zerhum fi havdıhim yel'abun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. De ki: "Musa'nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği Kitap'ı kim indirdi? Ki siz onu kağıtlara yazıp bir kısmını gösterip çoğunu gizlersiniz, atalarınızın ve sizin bilmediğiniz size onunla öğretilmiştir." "Allah" de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynasınlar.

وَهَـٰذَا كِتَـٰبٌ أَنزَلْنَـٰهُ مُبَارَكٌ مُّصَدِّقُ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنذِرَ أُمَّ ٱلْقُرَىٰ وَمَنْ حَوْلَهَا ۚ وَٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ ۖ وَهُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve haza kitabun enzelnahu mubarekun musaddıkullezi beyne yedeyhi ve li tunzire ummel kura ve men havleha vellezine yu'minune bil ahireti yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitap'dır. Ahirete inananlar buna inanırlar, namazlarına da devam ederler.

وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ قَالَ أُوحِىَ إِلَىَّ وَلَمْ يُوحَ إِلَيْهِ شَىْءٌ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثْلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ ۗ وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِى غَمَرَٰتِ ٱلْمَوْتِ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓا۟ أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُوٓا۟ أَنفُسَكُمُ ۖ ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ ءَايَـٰتِهِۦ تَسْتَكْبِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve men azlemu mimmeniftera alallahi keziben ev kale uhıye ileyye ve lem yuha ileyhi şey'un ve men kale seunzilu misle ma enzelallah ve lev tera iziz zalimune fi ğameratil mevti vel melaiketu basitu eydihim ahricu enfusekum el yevme tuczevne azabel huni bima kuntum tekulune alallahi ğayrel hakkı ve kuntum an ayatihi testekbirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a karşı yalan uydurandan veya kendisine bir şey vahyedilmemişken "Bana vahyolundu, Allah'ın indirdiği gibi ben de indireceğim" diyenden daha zalim kim olabilir? Bu zalimleri can çekişirlerken melekler ellerini uzatmış, "Canlarınızı verin, bugün Allah'a karşı haksız yere söylediklerinizden, O'nun ayetlerine büyüklük taslamanızdan ötürü alçaltıcı azabla cezalandırılacaksınız" derken bir görsen!

وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقْنَـٰكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَـٰكُمْ وَرَآءَ ظُهُورِكُمْ ۖ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمْ شُفَعَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَـٰٓؤُا۟ ۚ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad ci'timuna furada kema halaknakum evvele merretin ve terektum ma havvelnakum verae zuhurikum ve ma nera meakum şufeaekumullezine zeamtum ennehum fikum şureka' lekad tekattaa beynekum ve dalle ankum ma kuntum tez'umun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi size verdiklerimizi ardınızda bırakarak bize birer birer geldiniz; içinizde Allah'ın ortakları olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı beraber görmüyoruz. And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır" denecek.

۞ إِنَّ ٱللَّهَ فَالِقُ ٱلْحَبِّ وَٱلنَّوَىٰ ۖ يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ ٱلْمَيِّتِ مِنَ ٱلْحَىِّ ۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ ۖ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnallahe falikul habbi ven neva yuhrıcul hayye minel meyyiti ve muhricul meyyiti minel hayy zalikumullahu fe enna tu'fekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır; ölüyü çıkarır. İşte Allah budur, nasıl yüz çevirirsiniz?

فَالِقُ ٱلْإِصْبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيْلَ سَكَنًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ حُسْبَانًا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

falikul ısbah ve cealel leyle sekenen veş şemse vel kamere husbana zalike takdirul azizil alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Tanyerini ağartan, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakit ölçüsü kılandır. Bu, Güçlü olan'ın, Bilen'in nizamıdır.

وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلنُّجُومَ لِتَهْتَدُوا۟ بِهَا فِى ظُلُمَـٰتِ ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ ۗ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi ceale lekumun nucume li tehtedu biha fi zulumatil berri vel bahr kad fassalnal ayati li kavmin ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, yıldızları kara ve denizin karanlıklarında yol bulasınız diye sizin için var edendir. Bilen millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.

وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ ۗ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi enşeekum min nefsin vahıdetin fe mustekarrun ve mustevda' kad fassalnal ayati li kavmin yefkahun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, sizi bir tek nefisten, babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta olarak yaratandır. Anlayan millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.

وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦ نَبَاتَ كُلِّ شَىْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ ٱلنَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّـٰتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَـٰبِهٍ ۗ ٱنظُرُوٓا۟ إِلَىٰ ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثْمَرَ وَيَنْعِهِۦٓ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكُمْ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi enzele mines semai ma' fe ahrecna bihi nebate kulli şey'in fe ahrecna minhu hadıran nuhricu minhu habben muterakiba ve minen nahli min tal'ıha kınvanun daniyetun ve cennatin min a'nabin vez zeytune ver rummane muştebihen ve ğayre muteşabih unzuru ila semerihi iza esmere ve yen'ıh inne fi zalikum le ayatin li kavmin yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdiğimiz yeşilden, birbirine benzeyen ve benzemeyen yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar çıkardık. Ürün verdiklerinde ürünlerine, olgunlaşmalarına bir bakın. Bunlarda, inananlar için, şüphesiz, deliller vardır.

وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ ٱلْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ ۖ وَخَرَقُوا۟ لَهُۥ بَنِينَ وَبَنَـٰتٍۭ بِغَيْرِ عِلْمٍ ۚ سُبْحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يَصِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cealu lillahi şurekael cinne ve halakahum ve haraku lehu benine ve benatin bi ğayri ilm subhanehu ve teala amma yasifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Cinleri O yaratmışken kafirler Allah'a ortak koştular. Körü körüne O'na oğullar ve kızlar uydurdular. Haşa, O onların vasıflandırmalarından yücedir.

بَدِيعُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ أَنَّىٰ يَكُونُ لَهُۥ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُن لَّهُۥ صَـٰحِبَةٌ ۖ وَخَلَقَ كُلَّ شَىْءٍ ۖ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bedius semavati vel ard enna yekunu lehu veledun ve lem tekun lehu sahıbeh ve halaka kulle şey' ve huve bikulli şey'in alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Zevcesi olmadan nasıl çocuğu olabilir? Oysa her şeyi O yaratmıştır, her şeyi bilir.

ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ ۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ خَـٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ فَٱعْبُدُوهُ ۚ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

zalikumullahu rabbukum la ilahe illa huve haliku kulli şey'in fa'buduhve huve ala kulli şey'in vekil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte Rabbiniz, Allah budur. O'ndan başka tanrı yoktur, her şeyin yaratanıdır. Öyleyse O'na kulluk edin; O her şeye de vekildir.

لَّا تُدْرِكُهُ ٱلْأَبْصَـٰرُ وَهُوَ يُدْرِكُ ٱلْأَبْصَـٰرَ ۖ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la tudrikuhul ebsaru ve huve yudrikul ebsar ve huvel latiful habir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gözler O'nu görmez, O bütün gözleri görür. O Latif'tir, haberdardır.

قَدْ جَآءَكُم بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ ۖ فَمَنْ أَبْصَرَ فَلِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَنْ عَمِىَ فَعَلَيْهَا ۚ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِحَفِيظٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kad caekum basairu min rabbikum fe men ebsara fe li nefsih ve men amiye fe aleyha ve ma ene aleykum bi hafiz

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu size Rabbiniz'den açık belgeler gelmiştir; kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekçiniz değilim.

وَكَذَٰلِكَ نُصَرِّفُ ٱلْـَٔايَـٰتِ وَلِيَقُولُوا۟ دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُۥ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike nusarriful ayati ve li yekulu dereste ve li nubeyyinehu li kavmin ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sana, "Sen okumuşsun" derler; oysa Biz, öğrenecek kimselere ayetleri böylece türlü türlü açıklamaktayız.

ٱتَّبِعْ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇ttebi' ma uhıye ileyke min rabbik la ilahe illa huve ve a'rıd anil muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin'den sana vahyolunana uy, O'ndan başka tanrı yoktur, puta tapanlardan yüz çevir.

وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشْرَكُوا۟ ۗ وَمَا جَعَلْنَـٰكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا ۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev şaallahu ma eşreku ve ma cealnake aleyhim hafiza ve ma ente aleyhim bi vekil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah dileseydi puta tapmazlardı. Seni onlara koruyucu yapmadık, onların vekili de değilsin.

وَلَا تَسُبُّوا۟ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّوا۟ ٱللَّهَ عَدْوًۢا بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ كَذَٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِم مَّرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tesubbullezine yed'une min dunillahi fe yesubbullahe adven bi ğayri ilm kezalike zeyyenna li kulli ummetin amelehum summe ila rabbihim merciuhum fe yunebbiuhum bima kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle ileri giderek Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete işini güzel gösterdik, sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O, işlediklerini haber verir.

وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَـٰنِهِمْ لَئِن جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ لَّيُؤْمِنُنَّ بِهَا ۚ قُلْ إِنَّمَا ٱلْـَٔايَـٰتُ عِندَ ٱللَّهِ ۖ وَمَا يُشْعِرُكُمْ أَنَّهَآ إِذَا جَآءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve aksemu billahi cehde eymanihim le in caethum ayetun le yu'minunne bih kul innemel ayatu indallahi ve ma yuş'irukum enneha iza caet la yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine bir mucize gösterilirse, mutlaka ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler, ancak Allah katındadır"; onların, mucize geldiği zaman da inanmayacaklarını anlamıyor musunuz?

وَنُقَلِّبُ أَفْـِٔدَتَهُمْ وَأَبْصَـٰرَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ فِى طُغْيَـٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve nukallibu ef'idetehum ve ebsarehum kema lem yu'minu bihi evvele merretin ve nezeruhum fi tuğyanihim ya'mehun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların kalblerini, gözlerini, ona ilk defa inanmadıkları gibi çeviririz; onları taşkınlıkları içinde şaşkın şaşkın bırakırız.

۞ وَلَوْ أَنَّنَا نَزَّلْنَآ إِلَيْهِمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ ٱلْمَوْتَىٰ وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَىْءٍ قُبُلًا مَّا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوٓا۟ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ يَجْهَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev ennena nezzelna ileyhimul melaikete ve kellemehumulmevta ve haşerna aleyhim kulle şey'in kubulen ma kanu li yu'minu illa en yeşaallahu ve lakinne ekserehum yechelun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardı; fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.

وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا شَيَـٰطِينَ ٱلْإِنسِ وَٱلْجِنِّ يُوحِى بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ زُخْرُفَ ٱلْقَوْلِ غُرُورًا ۚ وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ ۖ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike cealna li kulli nebiyyin aduvven şeyatinel insi vel cinni yuhi ba'duhum ila ba'dın zuhrufel kavli ğurura ve lev şae rabbuke ma fealuhu fe zerhum ve ma yefterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanlarını her peygambere düşman yaptık. Bu şeytanlar ahirete inanmayanların kalblerinin o sözlere yönelmesi, ondan hoşnut olması ve kendilerinin işledikleri suçları işlemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak;

Kaynakta 112–113. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلِتَصْغَىٰٓ إِلَيْهِ أَفْـِٔدَةُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا۟ مَا هُم مُّقْتَرِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve li tesğa ileyhi ef'idetullezine la yu'minune bil ahıreti ve li yerdavhu ve li yakterifu ma hum mukterifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanlarını her peygambere düşman yaptık. Bu şeytanlar ahirete inanmayanların kalblerinin o sözlere yönelmesi, ondan hoşnut olması ve kendilerinin işledikleri suçları işlemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak;

Kaynakta 112–113. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْتَغِى حَكَمًا وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ إِلَيْكُمُ ٱلْكِتَـٰبَ مُفَصَّلًا ۚ وَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَـٰهُمُ ٱلْكِتَـٰبَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُۥ مُنَزَّلٌ مِّن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ ۖ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُمْتَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe ğayrallahi ebteği hakemen ve huvellezi enzele ileykumul kitabe mufassala vellezine ateynahumul kitabe ya'lemune ennehu munezzelun min rabbike bil hakkı fe la tekunenne minel mumterin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Allah size Kitap'ı açık açık indirmişken O'ndan başka bir hakem mi isteyeyim?" Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun gerçekten Rableri katından indirilmiş olduğunu bilirler. Öyleyse, sen şüpheye düşenlerden olma!

وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًا ۚ لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَـٰتِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve temmet kelimetu rabbike sıdkan ve adla la mubeddile li kelimatih ve huves semiul alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbinin sözü, doğruluk ve adaletle tamamlandı. O'nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, işitir ve bilir.

وَإِن تُطِعْ أَكْثَرَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in tutı' eksere men fil ardı yudılluke an sebilillah in yettebiune illez zanne ve in hum illa yahrusun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yeryüzündekilerin çoğunluğuna itaat edersen seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar.

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦ ۖ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne rabbeke huve a'lemu men yadıllu an sebilih ve huve a'lemu bil muhtedin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Rabbin, yolundan kimin saptığını daha iyi bilir. Doğru yolda olanları da en iyi O bilir.

فَكُلُوا۟ مِمَّا ذُكِرَ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ إِن كُنتُم بِـَٔايَـٰتِهِۦ مُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kulu mimma zukiresmullahi aleyhi in kuntum bi ayatihi mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın ayetlerine inanıyorsanız, üzerine Allah'ın adı anılmış olan şeyden yiyin.

وَمَا لَكُمْ أَلَّا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا ذُكِرَ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ إِلَّا مَا ٱضْطُرِرْتُمْ إِلَيْهِ ۗ وَإِنَّ كَثِيرًا لَّيُضِلُّونَ بِأَهْوَآئِهِم بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُعْتَدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma lekum ella te'kulu mimma zukiresmullahi aleyhi ve kad fassale lekum ma harreme aleykum illa madturirtum ileyh ve inne kesiren le yudıllune bi ehvaihim bi ğayri ilm inne rabbeke huve a'lemu bil mu'tedin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Size ne oluyor ki, Allah size darda kalmanızın dışında, haram olanları genişçe anlatmışken adının üzerine anıldığı şeyden yemiyorsunuz? Doğrusu çoğunluk, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden sapıtıyorlar. Aşırı gidenleri en iyi bilen Rabbindir.

وَذَرُوا۟ ظَـٰهِرَ ٱلْإِثْمِ وَبَاطِنَهُۥٓ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْسِبُونَ ٱلْإِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا۟ يَقْتَرِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve zeru zahirel ismi ve batıneh innellezine yeksibunel isme seyuczevne bima kanu yakterifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar, kazandıklarına karşılık şüphesiz ceza göreceklerdir.

وَلَا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَإِنَّهُۥ لَفِسْقٌ ۗ وَإِنَّ ٱلشَّيَـٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِهِمْ لِيُجَـٰدِلُوكُمْ ۖ وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la te'kulu mimma lem yuzkerismullahi aleyhi ve innehu le fısk ve inneş şeyatine le yuhune ila evliyaihim li yucadilukum ve in eta'tumuhum innekum le muşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Üzerine Allah'ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin, bunu yapmak Allah'ın yolundan çıkmaktır. Doğrusu şeytanlar sizinle tartışmaları için dostlarına fısıldarlar, eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz müşrik olursunuz.

أَوَمَن كَانَ مَيْتًا فَأَحْيَيْنَـٰهُ وَجَعَلْنَا لَهُۥ نُورًا يَمْشِى بِهِۦ فِى ٱلنَّاسِ كَمَن مَّثَلُهُۥ فِى ٱلظُّلُمَـٰتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِّنْهَا ۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَـٰفِرِينَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e ve men kane meyten fe ahyeynahu ve cealna lehu nuren yemşi bihi fin nasi ke men meseluhu fiz zulumati leyse bi haricin minha kezalike zuyyine lil kafirine ma kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölü iken kalbini diriltip, insanlar arasında yürürken önünü aydınlatacak bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, karanlıklarda kalıp çıkamayan kimsenin durumu gibi midir? Kafirlere de, işledikleri güzel gösterilmiştir.

وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍ أَكَـٰبِرَ مُجْرِمِيهَا لِيَمْكُرُوا۟ فِيهَا ۖ وَمَا يَمْكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike cealna fi kulli karyetin ekabire mucrimiha li yemkuru fiha ve ma yemkurune illa bi enfusihim ve ma yeş'urun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun gibi, her kasabanın bir takım ileri gelenlerini orada hile yapan suçlular kıldık. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.

وَإِذَا جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ قَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ حَتَّىٰ نُؤْتَىٰ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ رُسُلُ ٱللَّهِ ۘ ٱللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۥ ۗ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَمْكُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza caethum ayetun kalu len nu'mine hatta nu'ta misle ma utiye rusulullah allahu a'lemu haysu yec'alu risaleteh seyusibullezine ecremu sağarun indallahi ve azabun şedidun bima kanu yemkurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah'ın peygamberlerine verilen bize de verilmedikçe inanmayız" derler. Allah, peygamberliğini vereceği kimseyi daha iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve hilelerinden ötürü de şiddetli bir azab erişecektir.

فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَـٰمِ ۖ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُۥ يَجْعَلْ صَدْرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِى ٱلسَّمَآءِ ۚ كَذَٰلِكَ يَجْعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe men yuridillahu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islam ve men yurid en yudıllehu yec'al sadrehu dayyikan haracen ke ennema yassa'adu fis semai kezalike yec'alullahur ricse alallezine la yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyet'e açar, kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah böylece, inanmayanları küfür bataklığında bırakır.

وَهَـٰذَا صِرَٰطُ رَبِّكَ مُسْتَقِيمًا ۗ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve haza sıratu rabbike mustekim kad fassalnal ayati li kavmin yezzekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbinin, dosdoğru yolu işte budur. İbret alan kimselere ayetleri uzun uzadıya açıkladık.

۞ لَهُمْ دَارُ ٱلسَّلَـٰمِ عِندَ رَبِّهِمْ ۖ وَهُوَ وَلِيُّهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lehum darus selami inde rabbihim ve huve veliyyuhum bima kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rablerinin katında selamet yurdu onlarındır. O, işlediklerinden ötürü onların dostudur.

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا يَـٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ قَدِ ٱسْتَكْثَرْتُم مِّنَ ٱلْإِنسِ ۖ وَقَالَ أَوْلِيَآؤُهُم مِّنَ ٱلْإِنسِ رَبَّنَا ٱسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَآ أَجَلَنَا ٱلَّذِىٓ أَجَّلْتَ لَنَا ۚ قَالَ ٱلنَّارُ مَثْوَىٰكُمْ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۗ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve yevme yahşuruhum cemia ya ma'şerel cinni kadisteksertum minel ins ve kale evliyauhum minel insi rabbenestemtea ba'duna biba'dın ve belağna ecelenellezi eccelte lena kalen naru mesvakum halidine fiha illa ma şaallahu inne rabbeke hakimun alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah hepsini toplayacağı gün, "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der, insanlardan onlara uymuş olanlar, "Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık" derler. "Cehennem, Allah'ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır" der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.

وَكَذَٰلِكَ نُوَلِّى بَعْضَ ٱلظَّـٰلِمِينَ بَعْضًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike nuvelli ba'daz zalimine ba'dan bima kanu yeksibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Zalimlerin bir kısmını, kazandıklarından ötürü diğer bir kısmına böylece musallat ederiz.

يَـٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ ءَايَـٰتِى وَيُنذِرُونَكُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَـٰذَا ۚ قَالُوا۟ شَهِدْنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَا ۖ وَغَرَّتْهُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَشَهِدُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَـٰفِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ya ma'şerel cinni vel insi e lem ye'tikum rusulun minkum yakussune aleykum ayati ve yunzirunekum likae yevmikum haza kalu şehidna ala enfusina ve ğarrethumul hayatud dunya ve şehidu ala enfusihim ennehum kanu kafirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" "Kendi hakkımızda şahidiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.

ذَٰلِكَ أَن لَّمْ يَكُن رَّبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا غَـٰفِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

zalike en lem yekun rabbuke muhlikel kura bi zulmin ve ehluha ğafilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, haberleri yokken kasabalar halkını Allah'ın haksız yere yok etmeyeceğinden dolayıdır.

وَلِكُلٍّ دَرَجَـٰتٌ مِّمَّا عَمِلُوا۟ ۚ وَمَا رَبُّكَ بِغَـٰفِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve li kullin derecatun mimma amilu ve ma rabbukebi ğafilin amma ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşlediklerine karşılık her birinin dereceleri vardır. Rabbin onların işlediklerinden habersiz değildir.

وَرَبُّكَ ٱلْغَنِىُّ ذُو ٱلرَّحْمَةِ ۚ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنۢ بَعْدِكُم مَّا يَشَآءُ كَمَآ أَنشَأَكُم مِّن ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ ءَاخَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve rabbukel ğaniyyu zur rahmeh in yeşe' yuzhibkum ve yestahlif min ba'dikum ma yeşau kema enşeekum min zurriyyeti kavmin aharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin müstağni ve rahmet sahibidir. Dilerse, sizi başka bir milletin soyundan getirdiği gibi, sizi yok eder, dilediğini yerinize getirir.

إِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَـَٔاتٍ ۖ وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne ma tuadune le atin ve ma entum bi mu'cizin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O'nu aciz kılamazsınız.

قُلْ يَـٰقَوْمِ ٱعْمَلُوا۟ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمْ إِنِّى عَامِلٌ ۖ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن تَكُونُ لَهُۥ عَـٰقِبَةُ ٱلدَّارِ ۗ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul ya kavmi'melu ala ma kanetikum inni amil fe sevfe ta'lemune men tekunu lehu akıbetud dar innehu la yuflihuz zalimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki, "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım. Sonucun kimin için hayırlı olacağını bileceksiniz. Zulmedenler şüphesiz kurtulamazlar."

وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ مِمَّا ذَرَأَ مِنَ ٱلْحَرْثِ وَٱلْأَنْعَـٰمِ نَصِيبًا فَقَالُوا۟ هَـٰذَا لِلَّهِ بِزَعْمِهِمْ وَهَـٰذَا لِشُرَكَآئِنَا ۖ فَمَا كَانَ لِشُرَكَآئِهِمْ فَلَا يَصِلُ إِلَى ٱللَّهِ ۖ وَمَا كَانَ لِلَّهِ فَهُوَ يَصِلُ إِلَىٰ شُرَكَآئِهِمْ ۗ سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cealu lillahi mimma zeree minel harsi vel en'ami nasibenfe kalu haza lillahi bi za'mihim ve haza li şurekaina fe ma kane li şurekaihim fe la yasılu ilallahi ve ma kane lillahi fe huve yasilu ila şurekaihim sae ma yahkumun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendi zanlarına göre, "Bu Allah'ındır, bu da putlarımızındır" diyerek, Allah'ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden pay ayırdılar. Putları için ayırdıkları Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları putlarına verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardı!

وَكَذَٰلِكَ زَيَّنَ لِكَثِيرٍ مِّنَ ٱلْمُشْرِكِينَ قَتْلَ أَوْلَـٰدِهِمْ شُرَكَآؤُهُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُوا۟ عَلَيْهِمْ دِينَهُمْ ۖ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا فَعَلُوهُ ۖ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike zeyyene li kesirin minel muşrikine katle evladihim şurekauhum li yurduhum ve li yelbisu aleyhim dinehum ve lev şaellahu ma fealuhu fe zerhum ve ma yefterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Böylece, putlara hizmet edenler, puta tapanların çoğunu helake sürüklemek, dinlerini karma karışık etmek için çocuklarını öldürmelerini onlara iyi göstermişlerdir. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Sen onları ve iftiralarını bir tarafa bırak.

وَقَالُوا۟ هَـٰذِهِۦٓ أَنْعَـٰمٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌ لَّا يَطْعَمُهَآ إِلَّا مَن نَّشَآءُ بِزَعْمِهِمْ وَأَنْعَـٰمٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَأَنْعَـٰمٌ لَّا يَذْكُرُونَ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهَا ٱفْتِرَآءً عَلَيْهِ ۚ سَيَجْزِيهِم بِمَا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu hazihi en'amun ve harsun hicrun la yat'amuha illa men neşau bi za'mihim ve en'amun hurrimet zuhuruha ve en'amun la yezkurunesmallahi aleyhaftiraen aleyh se yeczihim bima kanu yefterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bu hayvanlar ve ekinleri dilediğimizden başkasının yemesi yasaktır; bir kısım hayvanların sırtlarına yük vurmak da haramdır" iddiasında bulunarak ve bir kısım hayvanları keserken de Allah'ın adını anmamak suretiyle O'na iftira ederler. Allah, yaptıkları iftiralara karşı onları cezalandıracaktır.

وَقَالُوا۟ مَا فِى بُطُونِ هَـٰذِهِ ٱلْأَنْعَـٰمِ خَالِصَةٌ لِّذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِنَا ۖ وَإِن يَكُن مَّيْتَةً فَهُمْ فِيهِ شُرَكَآءُ ۚ سَيَجْزِيهِمْ وَصْفَهُمْ ۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu ma fi butuni hazihil en'ami halisatun li zukurina ve muharremun ala ezvacina ve in yekun meyteten fe hum fihi şurekau se yeczihim vasfehum innehu hakimun alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup, eşlerimize yasaktır. Ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar" dediler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir, çünkü O hakimdir, bilendir.

قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ قَتَلُوٓا۟ أَوْلَـٰدَهُمْ سَفَهًۢا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا۟ مَا رَزَقَهُمُ ٱللَّهُ ٱفْتِرَآءً عَلَى ٱللَّهِ ۚ قَدْ ضَلُّوا۟ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kad hasirellezine katelu evladehum sefehan bi ğayri ilmin ve harremu ma rezekahumullahuftiraen alallah kad dallu ve ma kanu muhtedin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri Allah'a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuşlardır; onlar sapıtmışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi.

۞ وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ جَنَّـٰتٍ مَّعْرُوشَـٰتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَـٰتٍ وَٱلنَّخْلَ وَٱلزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُۥ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُتَشَـٰبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَـٰبِهٍ ۚ كُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثْمَرَ وَءَاتُوا۟ حَقَّهُۥ يَوْمَ حَصَادِهِۦ ۖ وَلَا تُسْرِفُوٓا۟ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْرِفِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi enşee cennatin ma'ruşatin ve ğayre ma'ruşatin ven nahle vez zer'a muhtelifen ukuluhu vez zeytune ver rummane muteşabihen ve ğayre muteşabih kulu min semerihi iza esmere ve atu hakkahu yevme hasadihi ve la tusrifu innehu la yuhibbul musrifin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.

وَمِنَ ٱلْأَنْعَـٰمِ حَمُولَةً وَفَرْشًا ۚ كُلُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَـٰنِ ۚ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve minel en'ami hamuleten ve ferşa kulu mimma rezekakumullahu ve la tettebiu hutuvatiş şeytaninnehu lekum aduvvun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayvanları da yük ve kesim için yaratan Allah'tır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytana ayak uydurmayın, o size apaçık bir düşmandır.

ثَمَـٰنِيَةَ أَزْوَٰجٍ ۖ مِّنَ ٱلضَّأْنِ ٱثْنَيْنِ وَمِنَ ٱلْمَعْزِ ٱثْنَيْنِ ۗ قُلْ ءَآلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمَّا ٱشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ ٱلْأُنثَيَيْنِ ۖ نَبِّـُٔونِى بِعِلْمٍ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

semaniyete ezvac minad da'nisneyni ve minel ma'zisneyn kul az zekereyni harreme emil unseyeyni emmeştemelet aleyhi erhamul unseyeyn nebbiuni bi ilmin in kuntum sadıkin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sekiz çift: Koyundan iki ve keçiden iki; de ki: "İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kılmıştır? Doğru sözlü iseniz bana bilgiye dayanarak cevap verin."

وَمِنَ ٱلْإِبِلِ ٱثْنَيْنِ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ ٱثْنَيْنِ ۗ قُلْ ءَآلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمَّا ٱشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ ٱلْأُنثَيَيْنِ ۖ أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ وَصَّىٰكُمُ ٱللَّهُ بِهَـٰذَا ۚ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا لِّيُضِلَّ ٱلنَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve minel ibilisneyni ve minel bakarisneyn kul az zekereyni harreme emil unseyeyni emmeştemelet aleyhi erhamul unseyeyn em kuntum şuhedae iz vassakumullahu bi haza fe men azlemu mimmeniftera alallahi keziben li yudillen nase bi ğayri ilm innallahe la yehdil kavmez zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Deveden iki, sığırdan iki yaratmıştır; de ki: "İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kılmıştır? Yoksa Allah size bunları buyururken orada mı idiniz?" İnsanları, bilmediklerinden sapıtmak için Allah'a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah, zalim milleti doğru yola eriştirmez.

قُل لَّآ أَجِدُ فِى مَآ أُوحِىَ إِلَىَّ مُحَرَّمًا عَلَىٰ طَاعِمٍ يَطْعَمُهُۥٓ إِلَّآ أَن يَكُونَ مَيْتَةً أَوْ دَمًا مَّسْفُوحًا أَوْ لَحْمَ خِنزِيرٍ فَإِنَّهُۥ رِجْسٌ أَوْ فِسْقًا أُهِلَّ لِغَيْرِ ٱللَّهِ بِهِۦ ۚ فَمَنِ ٱضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَإِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul la ecidu fi ma uhiye ileyye muharremen ala taimin yat'amuhu illa en yekune meyteten ev demen mesfuhan ev lahme hinzirin fe innehu ricsun ev fıskan uhille li ğayrillahi bih fe menidturra ğayre bağın ve la adin fe inne rabbeke ğafurun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Bana vahyolunanda, leş, akıtılmış kan, domuz eti ki pistir ve günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilen hayvandan başkasını yemenin haram olduğuna dair bir emir bulamıyorum; fakat darda kalan, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan da yiyebilir." Doğrusu Rabbin bağışlar ve merhamet eder.

وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا كُلَّ ذِى ظُفُرٍ ۖ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ وَٱلْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَآ إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَآ أَوِ ٱلْحَوَايَآ أَوْ مَا ٱخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ۚ ذَٰلِكَ جَزَيْنَـٰهُم بِبَغْيِهِمْ ۖ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve alellezine hadu harremna kulle zi zufur ve minel bakari vel ğanemi harremna aleyhim şuhumehuma illa ma hamelet zuhuruhuma evil havaya ev mahteleta bi azm zalike cezeynahum bi bağyihim ve inna le sadikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Onlara sığır ve davarın sırt, bağırsak ve kemik yağları hariç, iç yağlarını da haram kıldık. Aşırı gitmelerinden ötürü onları bu şekilde cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru sözlüyüzdür.

فَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل رَّبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَٰسِعَةٍ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُۥ عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe in kezzebuke fe kul rabbukum zu rahmetin vasi'ah ve la yureddu be'suhu anil kavmil mucrimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Seni yalanlarlarsa, "Rabbinizin rahmeti geniştir; O'nun azabı suçlu milletten geri çevrilemez" de.

سَيَقُولُ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشْرَكْنَا وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن شَىْءٍ ۚ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ حَتَّىٰ ذَاقُوا۟ بَأْسَنَا ۗ قُلْ هَلْ عِندَكُم مِّنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَآ ۖ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَخْرُصُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

seyekulullezine eşreku lev şaallahu ma eşrekna ve la abauna ve la harremna min şey' kezalike kezzebellezine min kablihim hatta zaku be'sena kul hel indekum min ilmin fe tuhricuhu lena in tettebiune illez zanne ve in entumilla tahrusun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Puta tapanlar, "Allah dileseydi babalarımız ve biz puta tapmaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık" diyecekler; onlardan öncekiler de, Bizim şiddetli azabımızı tadana kadar böyle demişlerdi. Onlara "Bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve sadece tahminde bulunuyorsunuz" de.

قُلْ فَلِلَّهِ ٱلْحُجَّةُ ٱلْبَـٰلِغَةُ ۖ فَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul fe lillahil huccetul baliğah fe lev şae le hedakum ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Üstün delil Allah'ın delilidir. O dileseydi hepinizi doğru yola eriştirirdi" de.

قُلْ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَـٰذَا ۖ فَإِن شَهِدُوا۟ فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ ۚ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul helumme şuhedaekumullezine yeşhedune ennallahe harreme haza fe in şehidu fe la teşhed meahum ve la tettebi' ehvaellezine kezzebu bi ayatina vellezine la yu'minune bil ahireti ve hum bi rabbihim ya'dilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Allah'ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin". Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.

۞ قُلْ تَعَالَوْا۟ أَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ ۖ أَلَّا تُشْرِكُوا۟ بِهِۦ شَيْـًٔا ۖ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَـٰنًا ۖ وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَـٰدَكُم مِّنْ إِمْلَـٰقٍ ۖ نَّحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَإِيَّاهُمْ ۖ وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ ۖ وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul tealev etlu ma harreme rabbukum aleykum ella tuşriku bihi şey'a ve bil valideyni ihsana ve la taktulu evladekum min imlak nahnu nerzukukum ve iyyahum ve la takrebul fevahışe ma zahere minha ve ma batan ve la taktulun nefselleti harremallahu illa bil hakk zalikum vassakum bihi leallekum ta'kılun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Gelin size Rabbinizin haram kıldığı şeyleri söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anaya babaya iyilik yapın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin ve onların rızkını veren Biziz, gizli ve açık kötülüklere yaklaşmayın, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmaktadır."

وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ ۖ وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ ۖ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۖ وَإِذَا قُلْتُمْ فَٱعْدِلُوا۟ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ ۖ وَبِعَهْدِ ٱللَّهِ أَوْفُوا۟ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la takrebu malel yetimi illa billeti hiye ahsenu hatta yebluğa eşuddeh ve evful keyle vel mizane bil kıst la nukellifu nefsen illa vus'aha ve iza kultum fa'dilu ve lev kane za kurba ve bi ahdillahi evfu zalikum vassakum bihi leallekum tezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.

وَأَنَّ هَـٰذَا صِرَٰطِى مُسْتَقِيمًا فَٱتَّبِعُوهُ ۖ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ ٱلسُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَن سَبِيلِهِۦ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve enne haza sırati mustekimen fettebiuh ve la tettebius subule fe teferreka bikum an sebilih zalikum vassakum bihi leallekum tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, dosdoğru olan yoluma uyun. Sizi Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uymayın. Allah size bunları sakınasınız diye buyurmaktadır.

ثُمَّ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe ateyna musel kitabe tamamen alellezi ahsene ve tafsilen li kulli şey'in ve huden ve rahmeten leallehum bi likai rabbihim yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra, iyilik işleyenlere nimeti tamamlamak, her şeyi uzun uzadıya açıklamak, doğruyu göstermek ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitap'ı verdik. Rablerine kavuşacaklarına belki artık inanırlar.

وَهَـٰذَا كِتَـٰبٌ أَنزَلْنَـٰهُ مُبَارَكٌ فَٱتَّبِعُوهُ وَٱتَّقُوا۟ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve haza kitabun enzelnahu mubarekun fettebiuhu vetteku leallekum turhamun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap'dır, ona uyun. "Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok" demekten veya "Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk" demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.

Kaynakta 155–157. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَن تَقُولُوٓا۟ إِنَّمَآ أُنزِلَ ٱلْكِتَـٰبُ عَلَىٰ طَآئِفَتَيْنِ مِن قَبْلِنَا وَإِن كُنَّا عَن دِرَاسَتِهِمْ لَغَـٰفِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

en tekulu innema unzilel kitabu ala taifeteyni min kablina ve in kunna an dirasetihim le ğafilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap'dır, ona uyun. "Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok" demekten veya "Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk" demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.

Kaynakta 155–157. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَـٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ ۚ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ ۚ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا ۗ سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَـٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ev tekulu lev enna unzile aleynel kitabu le kunna ehda minhum fe kad caekum beyyinetun min rabbikum ve huden ve rahmeh fe men azlemu mimmen kezzebe bi ayatillahi ve sadefe anha se neczillezine yasdifune an ayatina suel azabi bima kanu yasdifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap'dır, ona uyun. "Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok" demekten veya "Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk" demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.

Kaynakta 155–157. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِىَ بَعْضُ ءَايَـٰتِ رَبِّكَ ۗ يَوْمَ يَأْتِى بَعْضُ ءَايَـٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَـٰنُهَا لَمْ تَكُنْ ءَامَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِىٓ إِيمَـٰنِهَا خَيْرًا ۗ قُلِ ٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hel yanzurune illa en te'tiyehumul melaiketu ev ye'tiye rabbuke ev ye'tiye ba'du ayati rabbik yevme ye'ti ba'du ayati rabbike la yenfeu nefsen imanuha lem tekun amenet min kablu ev kesebet fi imaniha hayra kul intezıru inna muntezırun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: "Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz" de.

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا لَّسْتَ مِنْهُمْ فِى شَىْءٍ ۚ إِنَّمَآ أَمْرُهُمْ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnellezine ferreku dinehum ve kanu şiyean leste minhum fi şey' innema emruhum ilallahi summe yunebbiuhum bima kanu yef'alun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir.

مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشْرُ أَمْثَالِهَا ۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَىٰٓ إِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

men cae bil haseneti fe lehu aşru emsaliha ve men cae bis seyyieti fe la yucza illa misleha ve hum la yuzlemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz.

قُلْ إِنَّنِى هَدَىٰنِى رَبِّىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا ۚ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul inneni hedani rabbi ila sıratın mustekim dinen kıyamen millete ibrahime hanifa ve ma kane minel muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, gerçek dine, doğruya yönelen ve puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine iletmiştir" de.

قُلْ إِنَّ صَلَاتِى وَنُسُكِى وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِى لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul inne salati ve nusuki ve mahyaye ve memati lillahi rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi Allah içindir.

لَا شَرِيكَ لَهُۥ ۖ وَبِذَٰلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْمُسْلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la şerike leh ve bi zalike umirtu ve ene evvelul muslimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O'nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim."

قُلْ أَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْغِى رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍ ۚ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلَّا عَلَيْهَا ۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul e ğayrallahi ebği rabben ve huve rabbu kulli şey' ve la teksibu kullu nefsin illa aleyh ve la teziru vaziretun vizre uhra summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum fihi tahtelifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Allah her şeyin Rabbi iken O'ndan başka bir rab mi arayayım? Herkesin kazandığı kendisinedir, kimse başkasının yükünü taşımaz; sonunda dönüşünüz Rabbinizedir, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size bildirecektir."

وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَكُمْ خَلَـٰٓئِفَ ٱلْأَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَـٰتٍ لِّيَبْلُوَكُمْ فِى مَآ ءَاتَىٰكُمْ ۗ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ ٱلْعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌۢ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi cealekum halaifelardı ve refea ba'dakum fevka ba'dın derecatin li yebluvekum fi ma atakum inne rabbeke seriul ikabi ve innehu le ğafurun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün yapan O'dur. Doğrusu Rabbinin cezalandırması süratlidir. Şüphesiz O bağışlar, merhamet eder.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler