Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇kterebetis saatu ven şakkal kamer
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
Kaynakta 1–2. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِن يَرَوْا۟ ءَايَةً يُعْرِضُوا۟ وَيَقُولُوا۟ سِحْرٌ مُّسْتَمِرٌّ
TÜRKÇE OKUNUŞUve in yerev ayeten yu'ridu ve yekulu sihrun mustemirr
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
Kaynakta 1–2. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَكَذَّبُوا۟ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ ۚ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kezzebu vettebeu ehvaehum ve kullu emrin mustekırr
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.
وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad caehum minel enbai ma fihi muzdecer
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.
حِكْمَةٌۢ بَـٰلِغَةٌ ۖ فَمَا تُغْنِ ٱلنُّذُرُ
TÜRKÇE OKUNUŞUhikmetun baliğatun fe ma tuğnin nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ ۘ يَوْمَ يَدْعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىْءٍ نُّكُرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe tevelle anhum yevme yed'ud dai ila şey'in nukur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Öyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;
خُشَّعًا أَبْصَـٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUhuşşe'an ebsaruhum yahrucune minel ecdasi keennehum ceradun munteşir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
Kaynakta 7–8. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
مُّهْطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِ ۖ يَقُولُ ٱلْكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUmuhtıine iled dai yekulul kafirune haza yevmun asir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
Kaynakta 7–8. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
۞ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا۟ عَبْدَنَا وَقَالُوا۟ مَجْنُونٌ وَٱزْدُجِرَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkezzebet kablehum kavmu nuhın fe kezzebu abdena ve kalu mecnunun vezducir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: "Delidir" demişlerdi, yolu kesilmişti.
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَغْلُوبٌ فَٱنتَصِرْ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe dea rabbehu enni mağlubun fentasır
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O da: "Ben yenildim, bana yardım et" diye Rabbine yalvarmıştı.
فَفَتَحْنَآ أَبْوَٰبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٍ مُّنْهَمِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe fetahna ebvabes semai bi main munhemir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
وَفَجَّرْنَا ٱلْأَرْضَ عُيُونًا فَٱلْتَقَى ٱلْمَآءُ عَلَىٰٓ أَمْرٍ قَدْ قُدِرَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve feccernel arda uyunen feltekalmau ala emrin kad kudir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.
وَحَمَلْنَـٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلْوَٰحٍ وَدُسُرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve hamelnahu ala zati elvahın ve dusur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
تَجْرِى بِأَعْيُنِنَا جَزَآءً لِّمَن كَانَ كُفِرَ
TÜRKÇE OKUNUŞUtecri bi a'yunina cezaen li men kane kufir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَلَقَد تَّرَكْنَـٰهَآ ءَايَةً فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad tereknaha ayeten fe hel min muddekir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe keyfe kane azabi ve nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUkezzebet adun fe keyfe kane azabi ve nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ad milleti peygamberini yalanlamıştı; Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِى يَوْمِ نَحْسٍ مُّسْتَمِرٍّ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna erselna aleyhim rihan sarsaren fi yevmi nahsin mustemirr
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
Kaynakta 19–20. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُّنقَعِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUtenziun nase ke ennehum a'cazu nahlin munkair
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
Kaynakta 19–20. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe keyfe kane azabi ve nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUkezzebet semudu bin nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Semud milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٰحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَـٰلٍ وَسُعُرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe kalu ebeşeren minna vahiden nettebiuhu inna izen lefi dalalin ve suur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
Kaynakta 24–25. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَءُلْقِىَ ٱلذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنۢ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUe ulkıyez zikru aleyhi min beynina bel huve kezzabun eşir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
Kaynakta 24–25. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَّنِ ٱلْكَذَّابُ ٱلْأَشِرُ
TÜRKÇE OKUNUŞUse ya'lemune ğaden menil kezzabul eşir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yarın, kimin pek yalancı ve şımarık olduğunu bileceklerdir.
إِنَّا مُرْسِلُوا۟ ٱلنَّاقَةِ فِتْنَةً لَّهُمْ فَٱرْتَقِبْهُمْ وَٱصْطَبِرْ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna mursilun nakati fitneten lehum fertekıbhum vestabir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu, onları denemek üzere dişi deveyi gönderen Biziz. Salih'e şöyle demiştik: "Onları gözetle ve sabret;
وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ ۖ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve nebbi'hum ennel mae kısmetun beynehum kullu şirbin muhtedar
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle."
فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe nadev sahıbehum fe teata fe akar
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe keyfe kane azabi ve nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna erselna aleyhim sayhaten vahıdeten fe kanu ke heşimil muhtezir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Nitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۭ بِٱلنُّذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUkezzebet kavmu lutın bin nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Lut milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ ۖ نَّجَّيْنَـٰهُم بِسَحَرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna erselna aleyhim hasiben illa ale lut necceynahum bi sehar
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
Kaynakta 34–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
نِّعْمَةً مِّنْ عِندِنَا ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِى مَن شَكَرَ
TÜRKÇE OKUNUŞUni'meten min indina kezalike neczi men şeker
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
Kaynakta 34–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا۟ بِٱلنُّذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad enzerehum batşetena fe temarev bin nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler.
وَلَقَدْ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad raveduhu an dayfihi fe tamesna a'yunehum fe zuku azabi ve nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad sabbehahum bukreten azabun mustekırr
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe zuku azabi ve nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
وَلَقَدْ جَآءَ ءَالَ فِرْعَوْنَ ٱلنُّذُرُ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad cae ale fir'avnen nuzur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, Firavun erkanına uyaranlar geldi.
كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَـٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُّقْتَدِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUkezzebu bi ayatina kulliha fe ehaznahum ahze azizin muktedir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.
أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِّنْ أُو۟لَـٰٓئِكُمْ أَمْ لَكُم بَرَآءَةٌ فِى ٱلزُّبُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUe kuffarukum hayrun min ulaikum em lekum beraetun fiz zubur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür? Yoksa Kitablarda size bir kurtuluş belgesi mi var?
أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌ مُّنتَصِرٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUem yekulune nahnu cemiun muntesir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa: "Biz öç alabilecek bir topluluğuz" mu diyorlar?
سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ
TÜRKÇE OKUNUŞUse yuhzemul cem'u ve yuvelluned dubur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Toplulukları dağıtılacak, yüzgeri edileceklerdir.
بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ
TÜRKÇE OKUNUŞUbelis saatu mev'ıduhum ves sa'atu edha ve emerr
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!
إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَـٰلٍ وَسُعُرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnel mucrimine fi dalalin ve suur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ
TÜRKÇE OKUNUŞUyevme yushabune fin nari ala vucuhihim zuku messe sekar
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.
إِنَّا كُلَّ شَىْءٍ خَلَقْنَـٰهُ بِقَدَرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna kulle şey'in halaknahu bi kader
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.
وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٌ كَلَمْحٍۭ بِٱلْبَصَرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma emruna illa vahıdetun ke lemhın bil basar
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bizim buyruğumuz bir göz kırpması gibi anidir.
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad ehlekna eşyaakum fe hel min muddekir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
وَكُلُّ شَىْءٍ فَعَلُوهُ فِى ٱلزُّبُرِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kullu şey'in fe aluhu fiz zubur
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsanların yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسْتَطَرٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kullu sağirin ve kebirin mustetar
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Küçük ve büyük, hepsi satır satırdır.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَنَهَرٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnel muttekine fi cennatin ve neher
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
Kaynakta 54–55. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فِى مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرٍۭ
TÜRKÇE OKUNUŞUfi mak'adi sıdkın inde melikin muktedir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
Kaynakta 54–55. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.