۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
31. SURE · 34 AYET

Lokmân Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

الٓمٓ

TÜRKÇE OKUNUŞU

elif lam mim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Elif, Lam, Mim.

تِلْكَ ءَايَـٰتُ ٱلْكِتَـٰبِ ٱلْحَكِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tilke ayatul kitabil hakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunlar, iyi davranan kimseler için rahmet ve doğru yol rehberi olan hikmetli Kitap'ın ayetleridir.

Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

هُدًى وَرَحْمَةً لِّلْمُحْسِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

huden ve rahmeten lil muhsinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunlar, iyi davranan kimseler için rahmet ve doğru yol rehberi olan hikmetli Kitap'ın ayetleridir.

Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine yukimunes salate ve yu'tunez zekate ve hum bil ahıreti hum yukinun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O kimseler namazı kılarlar, zekatı verirler; ahirete de yakinen inanırlar.

أُو۟لَـٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ulaike ala huden min rabbihim ve ulaike humul muflihun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte onlar Rablerinin yolunda olanlardır, işte onlar saadete erenlerdir.

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشْتَرِى لَهْوَ ٱلْحَدِيثِ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًا ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve minen nasi men yeşteri lehvel hadisi li yudılle an sebilillahi bi ğayri ilmin ve yettehızeha huzuva ulaike lehum azabun muhin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanlar arasında, bir bilgisi olmadığı halde Allah yolundan saptırmak için gerçeği boş sözlerle değişenler ve Allah yolunu alaya alanlar vardır. İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا وَلَّىٰ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا كَأَنَّ فِىٓ أُذُنَيْهِ وَقْرًا ۖ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza tutla aleyhi ayatuna vella mustekbiren ke en lem yesma'ha ke enne fi uzuneyhi vakra fe beşşirhu bi azabin elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ayetlerimiz sapık kimseye okunduğu zaman sanki kulaklarında ağırlık var da işitmiyormuş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte ona can yakıcı azabı müjde et.

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمْ جَنَّـٰتُ ٱلنَّعِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnellezine amenu ve amilus salihati lehum cennatun na'im

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnanıp yararlı iş işleyenler için, Allah'ın vadi gereğince temelli kalacakları nimet cennetleri vardır. O; güçlüdür, hakim'dir.

Kaynakta 8–9. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۖ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

halidine fiha va'dallahi hakka ve huvel azizul hakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnanıp yararlı iş işleyenler için, Allah'ın vadi gereğince temelli kalacakları nimet cennetleri vardır. O; güçlüdür, hakim'dir.

Kaynakta 8–9. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ۖ وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ ۚ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

halakas semavati bi ğayri amedin terevneha ve elka fil ardı revasiye en temide bikum ve besse fiha min kulli dabbeh ve enzelna mines semai maen fe enbetna fiha min kulli zevcin kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah gökleri gördüğünüz gibi direksiz yaratmış, sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar koymuş; orada her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip orada her hoş çiftten yetiştirmişizdir.

هَـٰذَا خَلْقُ ٱللَّهِ فَأَرُونِى مَاذَا خَلَقَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ ۚ بَلِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

haza halkullahi fe eruni maza halakallezine min dunih beliz zalimune fi dalalin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte bu Allah'ın yaratışıdır. Ondan başkasının ne yarattığını Bana gösterin. Hayır; gösteremezler, zalimler apaçık sapıklık içindedir.

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا لُقْمَـٰنَ ٱلْحِكْمَةَ أَنِ ٱشْكُرْ لِلَّهِ ۚ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ حَمِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad ateyna lukmanel hikmete enişkur lillah ve men yeşkur fe innema yeşkuru li nefsih ve men kefere fe innellahe ğaniyyun hamid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, Lokman'a, Allah'a şükretmesi için hikmet verdik. Şükreden kimse ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden ise, bilsin ki, Allah her şeyden müstağnidir, övülmeğe layık olandır.

وَإِذْ قَالَ لُقْمَـٰنُ لِٱبْنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَـٰبُنَىَّ لَا تُشْرِكْ بِٱللَّهِ ۖ إِنَّ ٱلشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iz kale lukmanu libnihi ve huve yaızuhu ya buneyye la tuşrik billah inneş şirke le zulmun azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Lokman, oğluna öğüt vererek: "Ey oğulcuğum! Allah'a eş koşma, doğrusu eş koşmak büyük zulümdür" demişti.

وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُۥ وَهْنًا عَلَىٰ وَهْنٍ وَفِصَـٰلُهُۥ فِى عَامَيْنِ أَنِ ٱشْكُرْ لِى وَلِوَٰلِدَيْكَ إِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve vassaynel insane bi valideyh hamelethu ummuhu vehnen ala vehnin ve fisaluhu fi ameyni enişkurli ve li valideyk ileyyel masir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Annesi onu, güçsüzlükten güçsüzlüğe uğrayarak karnında taşımıştı. Çocuğun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. Bana ve ana babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş Bana'dır.

وَإِن جَـٰهَدَاكَ عَلَىٰٓ أَن تُشْرِكَ بِى مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا ۖ وَصَاحِبْهُمَا فِى ٱلدُّنْيَا مَعْرُوفًا ۖ وَٱتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَىَّ ۚ ثُمَّ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in cahedake ala en tuşrike bi ma leyse leke bihi ilmun fe la tutı'huma ve sahibhuma fid dunya ma'rufen vettebi' sebile men enabe ileyy summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi ma kuntum ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey insanoğlu! Ana baba, seni, körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme; dünya işlerinde onlarla güzel geçin; Bana yönelen kimsenin yoluna uy; sonunda dönüşünüz Bana'dır. O zaman, yaptıklarınızı size bildiririm.

يَـٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ya buneyye inneha in teku miskale habbetin min hardalin fe tekun fi sahretin ev fis semavati ev fil ardı ye'ti bihallah innellahe latifun habir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Lokman: "Ey oğulcuğum! İşlediğin şey, bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu getirip meydana kor. Doğrusu Allah Latif'tir, haberdardır".

يَـٰبُنَىَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأْمُرْ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱنْهَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَ ۖ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ya buneyye ekımıs salate ve'mur bil ma'rufi venhe anil munkeri vasbir ala ma esabek inne zalike min azmil umur

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ey oğulcuğum! Namazı kıl, uygun olanı buyurup fenalığı önle, başına gelene sabret; doğrusu bunlar, azmedilmeğe değer işlerdir."

وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tusa'ir haddeke lin nasi ve la temşi fil ardı meraha innellahe la yuhıbbu kulle muhtalin fehur

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez."

وَٱقْصِدْ فِى مَشْيِكَ وَٱغْضُضْ مِن صَوْتِكَ ۚ إِنَّ أَنكَرَ ٱلْأَصْوَٰتِ لَصَوْتُ ٱلْحَمِيرِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vaksid fi meşyike vağdud min savtik inne enkerel asvati le savtul hamir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Yürüyüşünde tabii ol; sesini kıs. Seslerin en çirkini şüphesiz merkeblerin sesidir."

أَلَمْ تَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُۥ ظَـٰهِرَةً وَبَاطِنَةً ۗ وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَـٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَـٰبٍ مُّنِيرٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ee lem terev ennellahe sehhare lekum ma fis semavati ve ma fil ardı ve esbeğa aleykum niamehu zahireten ve batıneh ve minen nasi men yucadilu fillahi bi ğayri ilmin ve la huden ve la kitabin munir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın göklerde olanları da, yerde olanları da buyruğunuz altına verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmez misiniz? İnsanlardan, Allah hakkında hiçbir bilgisi olmadan, doğruluk rehberi ve aydınlatıcı bir Kitap bulunmadan tartışanlar vardır.

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ ۚ أَوَلَوْ كَانَ ٱلشَّيْطَـٰنُ يَدْعُوهُمْ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza kile lehumuttebiu ma enzelallahu kalu bel nettebiu ma vecedna aleyhi abaena e ve lev kaneş şeytanu yed'uhum ila azabis sair

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun" denince: "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız" derler. Ya şeytan, babalarını alevli ateşin azabına çağırmışsa?

۞ وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ ۗ وَإِلَى ٱللَّهِ عَـٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve men yuslim vechehu ilallahi ve huve muhsinun fe kadistemseke bil urvetil vuska ve ilallahi akibetul umur

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İyilik yaparak kendini Allah'a veren kimse, şüphesiz en sağlam kulpa sarılmış olur. İşlerin sonucu Allah'a aittir.

وَمَن كَفَرَ فَلَا يَحْزُنكَ كُفْرُهُۥٓ ۚ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve men kefere fe la yahzunke kufruh ileyna merciuhum fe nunebbiuhum bi ma amil innallahe alimun bi zatis sudur

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnkar edenin inkarcılığı seni üzmesin; onların dönüşü Bize'dir; o zaman, yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah, kalblerde olanı şüphesiz bilir.

نُمَتِّعُهُمْ قَلِيلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ إِلَىٰ عَذَابٍ غَلِيظٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

numettiuhum kalilen summe nadtarruhum ila azabin ğaliz

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onları az bir süre geçindiririz, sonra da ağır bir azaba sürükleriz.

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ ۚ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le in seeltehum men halakas semavati vel arda le yekulunnellah kulil hamdulillah bel ekseruhum la ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan, "Allah'tır" derler. De ki: "Hamd Allah'a mahsustur", ama çoğu bilmezler.

لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lillahi ma fis semavati vel ard innallahe huvel ğaniyyul hamid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Şüphesiz Allah müstağnidir, övülmeğe layıktır.

وَلَوْ أَنَّمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن شَجَرَةٍ أَقْلَـٰمٌ وَٱلْبَحْرُ يَمُدُّهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦ سَبْعَةُ أَبْحُرٍ مَّا نَفِدَتْ كَلِمَـٰتُ ٱللَّهِ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev enne ma fil ardı min şeceretin aklamun vel bahru yemudduhu min ba'dihi seb'atu ebhurin ma nefidet kelimatullah innellahe azizun hakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa ve yedi misli deniz de yedekte bulunup yazılsa yine de Allah'ın sözleri bitmezdi. Doğrusu Allah güçlüdür, hakim'dir.

مَّا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ إِلَّا كَنَفْسٍ وَٰحِدَةٍ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma halkukum ve la ba'sukum illa ke nefsin vahıdeh innallahe semiun basir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey insanlar! Sizin yaratılmanız ve tekrar dirilmeniz tek bir nefsin yaratılması ve tekrar diriltilmesi gibidir. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem tere ennallahe yulicul leyle fin nehari ve yulicun nehare fil leyli ve sehhareş şemse vel kamere kullun yecri ila ecelin musemmen ve ennallahe bi ma ta'melune habir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın geceyi gündüze ve gündüzü geceye kattığını, her biri belirli bir süreye kadar hareket edecek olan güneşi ve ayı buyruk altında tuttuğunu; Allah'ın, yaptıklarınızdan haberdar olduğunu bilmez misin?

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلْبَـٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

zalike bi ennellahe huvel hakku ve enne ma yed'une min dunihil batılu ve ennallahe huvel aliyyul kebir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, Allah'ın hak olmasından ve O'ndan başka taptıkları şeylerin batıl olmasındandır. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِنِعْمَتِ ٱللَّهِ لِيُرِيَكُم مِّنْ ءَايَـٰتِهِۦٓ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem tere ennel fulke tecri fil bahri bi ni'metillahi li yuriyekum min ayatih inne fi zalike le ayatin li kulli sabbarin şekur

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gemilerin denizde Allah'ın lütfuyla yürüdüğünü görmez misin? Allah böylece size varlığının delillerini gösterir. Bunlarda, pek sabırlı ve çok şükreden kimselerin hepsine dersler vardır.

وَإِذَا غَشِيَهُم مَّوْجٌ كَٱلظُّلَلِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ فَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌ ۚ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَـٰتِنَآ إِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza ğaşiyehum mevcun kez zuleli deavullahe muhlisine lehud din fe lemma neccahum ilel berri fe minhum muktesıd ve ma yechadu bi ayatina illa kullu hattarin kefur

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dağlar gibi dalgalar insanları kuşattığı zaman, dini tamamen Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; onları karaya çıkararak kurtardığında, içlerinden bir kısmı doğru yolda kalır. Zaten ayetlerimizi bilerek ancak hain nankörler inkar eder.

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱخْشَوْا۟ يَوْمًا لَّا يَجْزِى وَالِدٌ عَن وَلَدِهِۦ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَن وَالِدِهِۦ شَيْـًٔا ۚ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ ۖ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ya eyyuhen nasutteku rabbekum vahşev yevmen la yeczi validun an veledihi ve la mevludun huve cazin an validihi şey'a inne va'dallahi hakkun fe la teğurrennekumul hayatud dunya ve la yağurrennekum billahil ğarur

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Babanın oğlu, oğulun da babası için bir şey ödeyemeyeceği günden korkun. Allah'ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Allah'ın affına güvendirerek şeytan sizi ayartmasın.

إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ ٱلْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْأَرْحَامِ ۖ وَمَا تَدْرِى نَفْسٌ مَّاذَا تَكْسِبُ غَدًا ۖ وَمَا تَدْرِى نَفْسٌۢ بِأَىِّ أَرْضٍ تَمُوتُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌۢ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnallahe indehu ilmus saah ve yunezzilul ğays ve ya'lemu ma fil erham ve ma tedri nefsun maza teksibu ğada ve ma tedri nefsun bi eyyi ardın temut innallahe alimun habir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kıyamet saatini bilmek ancak Allah'a mahsustur. Yağmuru O indirir, rahimlerde bulunanı O bilir, kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Allah şüphesiz bilendir, her şeyden haberdardır.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler