۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
23. SURE · 118 AYET

Mü’minûn Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

قَدْ أَفْلَحَ ٱلْمُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kad eflehal mu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Müminler saadete ermişlerdir.

ٱلَّذِينَ هُمْ فِى صَلَاتِهِمْ خَـٰشِعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine hum fi salatihim haşiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar namazda huşu içindedirler.

وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنِ ٱللَّغْوِ مُعْرِضُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine hum anil lağvi mu'ridun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَوٰةِ فَـٰعِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine hum liz zekati failun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar zekatlarını verirler.

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَـٰفِظُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine hum li furucihim hafizun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Doğrusu bunlar yerilemezler.

Kaynakta 5–6. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla ala ezvacihim ev ma meleket eymanuhum fe innehum ğayru melumin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Doğrusu bunlar yerilemezler.

Kaynakta 5–6. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe menibteğa verae zalike fe ulaike humul adun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu sınırları aşmak isteyenler, işte bunlar aşırı gidenlerdir.

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine hum li emanatihim ve ahdihim raun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.

وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَوَٰتِهِمْ يُحَافِظُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine hum ala salavatihim yuhafızun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Namazlarına riayet ederler.

أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْوَٰرِثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ulaike humul varisun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte onlar, temelli kalacakları Firdevs cennetine varis olanlardır.

Kaynakta 10–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine yerisunel firdevs hum fiha halidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte onlar, temelli kalacakları Firdevs cennetine varis olanlardır.

Kaynakta 10–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ مِن سُلَـٰلَةٍ مِّن طِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad halaknal insane min sulaletin min tin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık.

ثُمَّ جَعَلْنَـٰهُ نُطْفَةً فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe cealnahu nutfeten fi kararin mekin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik.

ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَـٰمًا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَـٰمَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَـٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَـٰلِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe halaknen nutfete alakaten fe halaknel alakate mudğaten fe halaknel mudğate ızamen fe kesevnel izame lahmen summe enşe'nahu halkan ahar fe tebarekallahu ahsenul halikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Biçim verenlerin en güzeli olan Allah ne uludur!

ثُمَّ إِنَّكُم بَعْدَ ذَٰلِكَ لَمَيِّتُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe innekum ba'de zalike le meyyitun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sizler, bütün bunlardan sonra ölürsünüz.

ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ تُبْعَثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe innekum yevmel kıyameti tub'asun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz kıyamet günü tekrar diriltilirsiniz.

وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلْخَلْقِ غَـٰفِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad halakna fevkakum seb'a taraika ve ma kunna anil halkı ğafilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, üstünüzde yedi tabaka yarattık. Biz, yarattığımızdan habersiz değiliz.

وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّـٰهُ فِى ٱلْأَرْضِ ۖ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍۭ بِهِۦ لَقَـٰدِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve enzelna mines semai maen bi kaderin fe eskennahu fil ardı ve inna ala zehabin bihi le kadirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökten suyu ölçülü indirdik de, onu yerde durdurduk. Şüphesiz onu gidermeye de kadiriz.

فَأَنشَأْنَا لَكُم بِهِۦ جَنَّـٰتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَـٰبٍ لَّكُمْ فِيهَا فَوَٰكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe enşe'na lekum bihi cennatin min nahilin ve a'nab lekum fiha fevakihu kesiretun ve minha te'kulun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onunla, içinde, yediğiniz birçok meyvalar bulunan hurmalık ve üzüm bağları, Tur-i Sina'da yetişen, yiyenlere, yağ ve katık veren zeytin ağacını var ettik.

Kaynakta 19–20. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِن طُورِ سَيْنَآءَ تَنۢبُتُ بِٱلدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِّلْـَٔاكِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve şecereten tahrucu min turi seynae tenbutu bid duhni ve sıbğın lil akilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onunla, içinde, yediğiniz birçok meyvalar bulunan hurmalık ve üzüm bağları, Tur-i Sina'da yetişen, yiyenlere, yağ ve katık veren zeytin ağacını var ettik.

Kaynakta 19–20. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَـٰمِ لَعِبْرَةً ۖ نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَـٰفِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne lekum fil en'ami le ibreh nuskikum mimma fi butuniha ve lekum fiha menafiu kesiretun ve minha te'kulun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ehli hayvanlarda size ders vardır; onlardan çıkan sütten size içiririz; onlarda daha birçok menfaatiniz vardır. Onlardan yersiniz.

وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve aleyha ve alel fulki tuhmelun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hem onların ve hem de gemilerin üzerinde taşınırsınız.

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَـٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـٰهٍ غَيْرُهُۥٓ ۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad erselna nuhan ila kavmihi fe kale ya kavmi' budullahe ma lekum min ilahin ğayruh e fe la tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki Nuh'u milletine gönderdik; onlara: "Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yoktur; sakınmaz mısınız?" dedi.

فَقَالَ ٱلْمَلَؤُا۟ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ مَا هَـٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُرِيدُ أَن يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَنزَلَ مَلَـٰٓئِكَةً مَّا سَمِعْنَا بِهَـٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kalel meleullezine keferu min kavmihi ma haza illa beşerun mıslukum yuridu en yetefaddale aleykum ve lev şaallahu le enzele melaikeh ma semi'na bi haza fi abainel evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Milletinin inkarcı ileri gelenleri: "Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin" dediler.

Kaynakta 24–25. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌۢ بِهِۦ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا۟ بِهِۦ حَتَّىٰ حِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n huve illa raculun bihi cinnetun fe terabbasu bihi hatta hin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Milletinin inkarcı ileri gelenleri: "Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin" dediler.

Kaynakta 24–25. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbinsurni bima kezzebun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nuh: "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et" dedi.

فَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ أَنِ ٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ ۙ فَٱسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ مِنْهُمْ ۖ وَلَا تُخَـٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ ۖ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe evhayna ileyhi enısnaıl fulke bi a'yunina ve vahyina fe iza cae emruna ve faret tennuru fesluk fiha min kullin zevceynisneyni ve ehleke illa men sebeka aleyhil kavlu minhum ve la tuhatıbni fillezine zalemu innehum muğrakun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: "Nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap; buyruğumuz gelip tandırdan sular kaynayınca her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu alıp gemiye bindir. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır."

فَإِذَا ٱسْتَوَيْتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى ٱلْفُلْكِ فَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى نَجَّىٰنَا مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe izesteveyte ente ve men meake alel fulki fe kulil hamdu lillahillezi neccana minel kavmiz zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey Nuh! Sen ve beraberindekiler gemiye yerleşince: "Bizi zalim milletten kurtaran Allah'a hamdolsun" de.

وَقُل رَّبِّ أَنزِلْنِى مُنزَلًا مُّبَارَكًا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْمُنزِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kul rabbi enzilni munzelen mubareken ve ente hayrul munzilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin" de.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayatin ve in kunna le mubtelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bunlarda dersler vardır. Biz şüphesiz insanları denemekteyiz.

ثُمَّ أَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قَرْنًا ءَاخَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe enşe'na min ba'dihim karnen aharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunların ardından başka nesiller varettik.

فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـٰهٍ غَيْرُهُۥٓ ۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe erselna fihim resulen minhum eni'budullahe ma lekum min ilahin ğayruh e fe la tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara aralarından: "Allah"a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur, sakınmaz mısınız?" diyen bir elçi gönderdik.

وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَتْرَفْنَـٰهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا مَا هَـٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalel meleu min kavmihillezine keferu ve kezzebu bi likail ahıreti ve etrafnahum fil hayatid dunya ma haza illa beşerun mislukum ye'kulu mimma te'kulune minhu yeşrebu mimma teşrabun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onun, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan milletinin ileri gelenleri ki Biz onlara bu dünya hayatında nimet vermiştik şöyle dediler: "Bu, yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen sizin gibi bir insandan başka birşey değildir."

وَلَئِنْ أَطَعْتُم بَشَرًا مِّثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَّخَـٰسِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lein eta'tum beşeren mislekum innekum izen le hasirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz hüsrana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur."

أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنتُمْ تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَنَّكُم مُّخْرَجُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e yaıdukum ennekum iza mittum ve kuntum turaben ve izamen ennekum muhracun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Öldüğünüz, toprak ve kemik yığını olduğunuz zaman tekrar dirilmenizle sizi tehdit mi ediyor?"

۞ هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

heyhate heyhate lima tuadun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Oysa tehdit edildiğiniz şey ne kadar, hem de ne kadar uzak!"

إِنْ هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n hiye illa hayatuned dunya nemutu ve nahya ve ma nahnu bi meb'usin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Hayat ancak bu dünyadakidir. Ölürüz ve yaşarız (kimimiz ölür kimimiz doğar); tekrar diriltilmeyiz."

إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُۥ بِمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n huve illa raculuniftera alallahi keziben ve ma nahnu lehu bi mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bu, sadece Allah'a karşı yalan uyduranın biridir. Biz ona inanmayız."

قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbinsurni bima kezzebun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O peygamber: "Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşılık bana yardım et" dedi.

قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَّيُصْبِحُنَّ نَـٰدِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale amma kalilin le yusbihunne nadimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah da: "Az sonra pişman olacaklar" buyurdu.

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ بِٱلْحَقِّ فَجَعَلْنَـٰهُمْ غُثَآءً ۚ فَبُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ehazethumus sayhatu bil hakkı fe cealnahum ğusaen fe bu'den lil kavmiz zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gerçekten, onları bir çığlık yakaladı ve onları süprüntü yığını haline getirdik. Haksızlık eden millet, rahmetden ırak olsun!

ثُمَّ أَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قُرُونًا ءَاخَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe enşe'na min ba'dihim kurunen aharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ardlarından başka nesiller varettik.

مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma tesbiku min ummetin eceleha ve ma yeste'hırun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hiçbir ümmet, kendi süresini ne çabuklaştırabilir ve ne de geciktirebilir.

ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَا ۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةً رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُ ۚ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُم بَعْضًا وَجَعَلْنَـٰهُمْ أَحَادِيثَ ۚ فَبُعْدًا لِّقَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe erselna rusulena tetra kullema cae ummeten resuluha kezzebuhu fe etba'na ba'dahum ba'dan ve cealnahum ehadis fe bu'den li kavmin la yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra birbiri peşinden peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete peygamberi geldikçe onu yalancı saydılar. Onları birbiri peşinden yok edip hepsini birer efsane yaptık. İnanmayan millet, rahmetden ırak olsun!

ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَـٰرُونَ بِـَٔايَـٰتِنَا وَسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe erselna musa ve ehahu harune bi ayatina ve sultanin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra Musa ve kardeşi Harun'u, Firavun ve erkanına mucizelerimiz ve apaçık delille gönderdik. Büyüklük tasladılar. Zaten mağrur bir topluluktular.

Kaynakta 45–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا عَالِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇la fir'avne ve meleihi festekberu ve kanu kavmen alin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra Musa ve kardeşi Harun'u, Firavun ve erkanına mucizelerimiz ve apaçık delille gönderdik. Büyüklük tasladılar. Zaten mağrur bir topluluktular.

Kaynakta 45–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَقَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَـٰبِدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kalu e nu'minu li beşereyni mislina ve kavmuhuma lena abidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu yüzden: "Milletleri bize kul iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız?" deyip onları yalancı saydılar. Bu yüzden yok edildiler.

Kaynakta 47–48. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْلَكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kezzebuhuma fe kanu minel muhlekin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu yüzden: "Milletleri bize kul iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız?" deyip onları yalancı saydılar. Bu yüzden yok edildiler.

Kaynakta 47–48. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad ateyna musel kitabe leallehum yehtedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki Musa'ya, doğru yola girsinler diye Kitap verdik.

وَجَعَلْنَا ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةً وَءَاوَيْنَـٰهُمَآ إِلَىٰ رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cealnebne meryeme ve ummehu ayeten ve aveynahuma ila rabvetin zati kararin ve main

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Meryem oğlunu da, annesini de mucize kıldık. Her ikisini de, pınarı bulunan, oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik.

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُوا۟ مِنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ وَٱعْمَلُوا۟ صَـٰلِحًا ۖ إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ya eyyuher rusulu kulu minet tayyibati va'melu saliha inni bima ta'melune alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey Peygamberler! Temiz şeylerden yiyin, yararlı iş işleyin; doğrusu Ben, yaptığınızı bilirim.

وَإِنَّ هَـٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَأَنَا۠ رَبُّكُمْ فَٱتَّقُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne hazihi ummetukum ummeten vahıdeten ve ene rabbukum fettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz bu Müslümanlık, bir tek din olarak sizin dininizdir ve Ben de Rabbinizim; öyleyse Benden sakının.

فَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ زُبُرًا ۖ كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe tekattau emrehum beynehum zubura kullu hızbin bima ledeyhim ferihun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama insanlar din konusunda aralarında bölük bölük oldular. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.

فَذَرْهُمْ فِى غَمْرَتِهِمْ حَتَّىٰ حِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe zerhum fi ğamratihim hatta hin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onları bir süreye kadar sapıklıklarıyla başbaşa bırak.

أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُم بِهِۦ مِن مَّالٍ وَبَنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e yahsebune ennema numidduhum bihi min malin ve benin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.

Kaynakta 55–56. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

نُسَارِعُ لَهُمْ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ ۚ بَل لَّا يَشْعُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

nusariu lehum fil hayrat bel la yeş'urun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.

Kaynakta 55–56. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنْ خَشْيَةِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnellezine hum min haşyeti rabbihim muşfikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.

Kaynakta 57–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine hum bi ayati rabbihim yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.

Kaynakta 57–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱلَّذِينَ هُم بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine hum bi rabbihim la yuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.

Kaynakta 57–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱلَّذِينَ يُؤْتُونَ مَآ ءَاتَوا۟ وَّقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَىٰ رَبِّهِمْ رَٰجِعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine yu'tune ma atev ve kulubuhum veciletun ennehum ila rabbihim raciun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.

Kaynakta 57–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أُو۟لَـٰٓئِكَ يُسَـٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَهُمْ لَهَا سَـٰبِقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ulaike yusariune fil hayrati ve hum leha sabikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.

Kaynakta 57–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۖ وَلَدَيْنَا كِتَـٰبٌ يَنطِقُ بِٱلْحَقِّ ۚ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la nukellifu nefsen illa vus'aha ve ledeyna kitabun yantıku bil hakkı ve hum la yuzlemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz herkese ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.

بَلْ قُلُوبُهُمْ فِى غَمْرَةٍ مِّنْ هَـٰذَا وَلَهُمْ أَعْمَـٰلٌ مِّن دُونِ ذَٰلِكَ هُمْ لَهَا عَـٰمِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel kulubuhum fi ğamratin min haza ve lehum a'malun min duni zalike hum leha amilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama, kafirlerin kalbleri bundan habersizdir. Bundan başka da onların yapageldikleri işler de vardır.

حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِم بِٱلْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hatta iza ehazna mutrafihim bil azabi iza hum yec'erun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonunda şımarık varlıklılarını azabla yakaladığımız zaman feryat ederler.

لَا تَجْـَٔرُوا۟ ٱلْيَوْمَ ۖ إِنَّكُم مِّنَّا لَا تُنصَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la tec'erul yevme innekum minna la tunsarun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara şöyle deriz: "Bugün feryat etmeyin, doğrusu katımızdan bir yardım görmezsiniz."

قَدْ كَانَتْ ءَايَـٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَكُنتُمْ عَلَىٰٓ أَعْقَـٰبِكُمْ تَنكِصُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kad kanet ayati tutla aleykum fe kuntum ala a'kabikum tenkisun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ayetlerim size okunduğunda büyüklük taslayıp, gece ağzınıza geleni söyleyerek ardınıza dönüyordunuz."

Kaynakta 66–67. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مُسْتَكْبِرِينَ بِهِۦ سَـٰمِرًا تَهْجُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

mustekbirine bihi samiran tehcurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ayetlerim size okunduğunda büyüklük taslayıp, gece ağzınıza geleni söyleyerek ardınıza dönüyordunuz."

Kaynakta 66–67. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا۟ ٱلْقَوْلَ أَمْ جَآءَهُم مَّا لَمْ يَأْتِ ءَابَآءَهُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe lem yeddebberul kavle em caehum ma lem ye'ti abaehumul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleneni hiç düşünmezler mi? Yoksa onlara, ilk atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا۟ رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُۥ مُنكِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

em lem ya'rifu resulehum fe hum lehu munkirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Veya peygamberlerini tanımadılar da; bu yüzden mi onu inkar ediyorlar?

أَمْ يَقُولُونَ بِهِۦ جِنَّةٌۢ ۚ بَلْ جَآءَهُم بِٱلْحَقِّ وَأَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَـٰرِهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

em yekulune bihi cinneh bel caehum bil hakkı ve ekseruhum lil hakkı karihun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ya da: "Onda delilik var" diyorlar öyle mi? Hayır; onlara gerçeği getirmiştir, ama çoğu ondan hoşlanmamaktadır.

وَلَوِ ٱتَّبَعَ ٱلْحَقُّ أَهْوَآءَهُمْ لَفَسَدَتِ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ ۚ بَلْ أَتَيْنَـٰهُم بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَن ذِكْرِهِم مُّعْرِضُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve levittebeal hakku ehvaehum le fesedetis semavatu vel ardu ve men fi hinn bel eteynahum bi zikrihim fe hum an zikrihim mu'ridun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer gerçek onların heveslerine uysaydı, gökler, yer ve onlarda bulananlar bozulup giderdi. Onlara, kendilerine öğüt veren bir şey getirdik; onlar ise öğütlerinden yüz çevirirler.

أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌ ۖ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

em tes'eluhum harcen fe haracu rabbike hayrun ve huve hayrur razikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin ecri daha iyidir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

وَإِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inneke le ted'uhum ila sıratın mustakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.

Kaynakta 73–74. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ عَنِ ٱلصِّرَٰطِ لَنَـٰكِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innellezine la yu'minune bil ahıreti anis sıratı le nakibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.

Kaynakta 73–74. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

۞ وَلَوْ رَحِمْنَـٰهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّ لَّلَجُّوا۟ فِى طُغْيَـٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev rahımnahum ve keşefna ma bihim min durrin le leccu fi tuğyanihim ya'mehun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek bile, azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.

وَلَقَدْ أَخَذْنَـٰهُم بِٱلْعَذَابِ فَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad ehaznahum bil azabi fe mestekanu li rabbihim ve ma yetedarreun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, Biz onları azabla yakalamıştık, yine de Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı.

حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hatta iza fetahna aleyhim baben za azabin şedidin iza hum fihi mublisun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler.

وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۚ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi enşee lekumus sem'a vel ebsara vel ef'ideh kalilen ma teşkurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve kalbler vareden O'dur. Pek az şükrediyorsunuz.

وَهُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi zereekum fil ardı ve ileyhi tuhşerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız.

وَهُوَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَلَهُ ٱخْتِلَـٰفُ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ ۚ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi yuhyi ve yumitu ve lehuhtilaful leyli ven nehar e fe la ta'kılun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dirilten de, öldüren de O'dur. Gece ile gündüzün birbiri ardından gitmesi de O'nun emrine bağlıdır. Düşünmez misiniz?

بَلْ قَالُوا۟ مِثْلَ مَا قَالَ ٱلْأَوَّلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel kalu misle ma kalel evvelun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; yine de öncekilerin dediklerini derler.

قَالُوٓا۟ أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu e iza mitna ve kunna turaben ve izamen e inna le meb'usun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Öncekiler: "Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir" demişlerdi.

Kaynakta 82–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا هَـٰذَا مِن قَبْلُ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّآ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lekad vuıdna nahnu ve abauna haza min kablu in haza illa esatirul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Öncekiler: "Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir" demişlerdi.

Kaynakta 82–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قُل لِّمَنِ ٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul li menil ardu ve men fiha in kuntum ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Biliyorsanız söyleyin, yer ve onda bulunanlar kimindir?"

سَيَقُولُونَ لِلَّهِ ۚ قُلْ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

seyekulune lillah kul e fe la tezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Allah'ındır" diyecekler, "Öyleyse ders almaz mısınız?" de.

قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ ٱلسَّبْعِ وَرَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْعَظِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul men rabbus semavatis seb'ı ve rabbul arşil azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Yedi göğün de Rabbi, yüce arşın da Rabbi kimdir?" de.

سَيَقُولُونَ لِلَّهِ ۚ قُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

seyekulune lillah kul e fe la tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Allah'tır" diyecekler! "Öyleyse O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.

قُلْ مَنۢ بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ يُجِيرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul men bi yedihi melekutu kulli şey'in ve huve yuciru ve la yucaru aleyhi in kuntum ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Biliyorsanız söyleyin her şeyin hükümranlığı elinde olan, barındıran fakat himayeye muhtaç olmayan kimdir?"

سَيَقُولُونَ لِلَّهِ ۚ قُلْ فَأَنَّىٰ تُسْحَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

seyekulune lillah kul fe enna tusharun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Allah'tır" diyecekler; "Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz" de.

بَلْ أَتَيْنَـٰهُم بِٱلْحَقِّ وَإِنَّهُمْ لَكَـٰذِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel eteynahum bil hakkı ve innehum le kazibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; Biz onlara gerçeği getirdik ama, onlar yalancıdırlar.

مَا ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ مِن وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُۥ مِنْ إِلَـٰهٍ ۚ إِذًا لَّذَهَبَ كُلُّ إِلَـٰهٍۭ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ ۚ سُبْحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

mettehazallahu min veledin ve ma kane meahu min ilahin izen le zehebe kullu ilahin bima halaka ve le ala ba'duhum ala ba'd subhanallahi amma yasıfun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah çocuk edinmemiştir; O'nun yanında hiçbir tanrı yoktur, olsaydı, her tanrı kendi yarattığı ile beraber gider ve birbirinden üstün olmağa çalışırlardı. Allah onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.

عَـٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ فَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

alimil ğaybi veş şehadeti fe teala amma yuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, görülmeyeni de, görüleni de bilir. Koştukları ortaklardan yücedir.

قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّى مَا يُوعَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul rabbi imma turiyenni ma yuadun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen, o zaman beni zalim milletin içinde bulundurma Yarabbi."

Kaynakta 93–94. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِى فِى ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbi fe la tec'alni fil kavmiz zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen, o zaman beni zalim milletin içinde bulundurma Yarabbi."

Kaynakta 93–94. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّا عَلَىٰٓ أَن نُّرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَـٰدِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inna ala en nuriyeke ma neıduhum le kadirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz onlara vadettiğimizi sana elbette gösterebiliriz.

ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ٱلسَّيِّئَةَ ۚ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇dfa' billeti hiye ahsenus seyyieh nahnu a'lemu bi ma yasıfun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz.

وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَٰتِ ٱلشَّيَـٰطِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kul rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım."

وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve euzu bike rabbi en yahdurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbim! Yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım."

حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَهُمُ ٱلْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ٱرْجِعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hatta iza cae ehadehumul mevtu kale rabbirciun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan birine ölüm gelince: "Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim" der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır.

Kaynakta 99–100. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَعَلِّىٓ أَعْمَلُ صَـٰلِحًا فِيمَا تَرَكْتُ ۚ كَلَّآ ۚ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَا ۖ وَمِن وَرَآئِهِم بَرْزَخٌ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lealli a'melu salihan fima terektu kella inneha kelimetun huve kailuha ve min veraihim berzahun ila yevmi yub'asun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan birine ölüm gelince: "Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim" der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır.

Kaynakta 99–100. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَلَآ أَنسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَآءَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe iza nufiha fis suri fe la ensabe beynehum yevme izin ve la yetesaelun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sura üflendiği zaman, o gün, aralarındaki soy yakınlığı fayda vermez ve birbirlerine de birşey soramazlar.

فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe men sekulet mevazinuhu fe ulaike humul muflihun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa ermiş olanlardır.

وَمَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فِى جَهَنَّمَ خَـٰلِدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve men haffet mevazinuhu fe ulaikellezine hasiru enfusehum fi cehenneme halidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Tartıları hafif gelenler, işte onlar, kendilerine yazık edendir, cehennemde temellidirler.

تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمْ فِيهَا كَـٰلِحُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

telfehu vucuhehumun naru ve hum fiha kalihun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır.

أَلَمْ تَكُنْ ءَايَـٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem tekun ayati tutla aleykum fe kuntum biha tukezzibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Ayetlerim size okunurken onları yalanlıyordunuz değil mi?" der.

قَالُوا۟ رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَآلِّينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu rabbena ğalebet aleyna şıkvetuna ve kunna kavmen dallin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi bedbahtlığımız yenmişti; sapık bir millet olmuştuk."

رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْهَا فَإِنْ عُدْنَا فَإِنَّا ظَـٰلِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbena ahricna minha fe in udna fe inna zalimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbimiz! Bizi buradan çıkar, tekrar günaha dönersek, doğrusu zulmetmiş oluruz."

قَالَ ٱخْسَـُٔوا۟ فِيهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalahseu fiha ve la tukellimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.

Kaynakta 108–111. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّهُۥ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْ عِبَادِى يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnehu kane ferikun min ibadi yekulune rabbena amenna fağfir lena verhamna ve ente hayrur rahımin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.

Kaynakta 108–111. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتَّىٰٓ أَنسَوْكُمْ ذِكْرِى وَكُنتُم مِّنْهُمْ تَضْحَكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettehaztumuhum sıhriyyen hatta ensevkum zikri ve kuntum minhum tadhakun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.

Kaynakta 108–111. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنِّى جَزَيْتُهُمُ ٱلْيَوْمَ بِمَا صَبَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni cezeytuhumul yevme bima saberu ennehum humul faizun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.

Kaynakta 108–111. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَـٰلَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ عَدَدَ سِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale kem lebistum fil ardı adede sinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah onlara yine: "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız" der.

قَالُوا۟ لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَسْـَٔلِ ٱلْعَآدِّينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu lebisna yevmen ev ba'da yevmin fes'elil addin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bir gün veya daha az bir süre kaldık, sayanlara sor" derler.

قَـٰلَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا ۖ لَّوْ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale in lebistum illa kalilen lev ennekum kuntum ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah' "Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" der.

Kaynakta 114–115. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَـٰكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe hasibtum ennema halaknakum abesen ve ennekum ileyna la turceun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah' "Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" der.

Kaynakta 114–115. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَتَعَـٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ ۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْكَرِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe tealallahul melikul hakk la ilahe illa hu rabbul arşil kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. O'ndan başka tanrı yoktur. O, yüce arşın Rabbidir.

وَمَن يَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرْهَـٰنَ لَهُۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْكَـٰفِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve men yed'u maallahi ilahen ahare la burhane lehu bihi fe innema hısabuhu inde rabbih innehu la yuflihul kafirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'la beraber, varlığına hiçbir delili olmadığı halde başka tanrıya tapanın hesabını Rabbi görecektir. İnkarcılar elbette kurtulamazlar.

وَقُل رَّبِّ ٱغْفِرْ وَٱرْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kul rabbiğfir verham ve ente hayrur rahımin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın."

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler