Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇za ve kaatil vakıah
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUleyse li vak'atiha kazibeh
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUhafidatun rafiah
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇za ruccetil ardu recca
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.
Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا
TÜRKÇE OKUNUŞUve bussetil cibalu bessa
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.
Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا
TÜRKÇE OKUNUŞUfe kanet hebaen mun bessa
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.
Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًا ثَلَـٰثَةً
TÜRKÇE OKUNUŞUve kuntum ezvacen selaseh
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.
Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe ashabul meymeneti ma ashabul meymeneti
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ashabul meş'emeti ma ashabul meş'emeti
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!
وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUves sabikunes sabikun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.
أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUulaikel mukarrebun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.
Kaynakta 11–12. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfi cennatin naim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.
Kaynakta 11–12. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUsulletun minel evvelin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kalilun minel ahirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUala sururin mevdunetin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.
Kaynakta 15–16. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَـٰبِلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUmuttekiine aleyha mutekabilin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.
Kaynakta 15–16. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUyetufu aleyhim vildanun muhalledun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUbi ekvabin ve ebarika ve ke'sin min main
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUla yusaddeune anha ve la yunzifun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve fakihetin mimma yetehayyerun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lahmi tayrin mimma yeştehun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَحُورٌ عِينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve hurun inun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.
Kaynakta 22–24. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ
TÜRKÇE OKUNUŞUke emsalil lu'luil meknun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.
Kaynakta 22–24. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUcezaen bi ma kanu ya'melun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.
Kaynakta 22–24. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا
TÜRKÇE OKUNUŞUla yesmeune fiha lağven ve la te'sima
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sadece selama karşılık selam sözü işitirler.
إِلَّا قِيلًا سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla kilen selamen selama
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ashabul yemini ma ashabul yemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfi sidrin mahdud
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve talhın mendud
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve zıllin memdud
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve main meskub
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve fakihetin kesirah
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUla maktuatin ve la memnuah
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve furuşin merfuah
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءً
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna enşe'na hunne inşaa
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Kaynakta 35–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا
TÜRKÇE OKUNUŞUfe cealna hunne ebkaran
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Kaynakta 35–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عُرُبًا أَتْرَابًا
TÜRKÇE OKUNUŞUuruben etraba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Kaynakta 35–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUli ashabil yemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Kaynakta 35–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUsulletun minel evvelin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Kaynakta 39–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve sulletun minel ahırin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Kaynakta 39–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ashabuş şimali ma ashabuş şimal
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!
فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfi semumin ve hamim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Kaynakta 42–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve zıllin min yahmum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Kaynakta 42–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUla baridin ve la kerim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Kaynakta 42–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehum kanu kable zalike mutrefin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
Kaynakta 45–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kanu yusirrune alel hınsil azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
Kaynakta 45–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kanu yekulune e iza mitna ve kunna turaben ve iza men e inna le meb'usun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe ve abaunel evvelun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?"
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkul innel evveline vel ahirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
Kaynakta 49–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUle mecmuune ila mikati yevmin ma'lum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
Kaynakta 49–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUsumme innekum eyyuhed dallunel mukezzibun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar!
لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUle akilune min şecerin min zakkumin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.
فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe ma liune minhel butun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Karınlarınızı onunla dolduracaksınız;
فَشَـٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe şaribune aleyhi minel hamim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onun üzerine kaynar su içeceksiniz;
فَشَـٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe şaribune şurbel him
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz;
هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUhaza nuzuluhum yevmed din
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.
نَحْنُ خَلَقْنَـٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUnahnu halaknakum fe lev la tusaddikun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz?
أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe reeytum ma tumnun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?
Kaynakta 58–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَـٰلِقُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe entum tahlukunehu em nahnul halikun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?
Kaynakta 58–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUnahnu kadderna beynekumul mevte ve ma nahnu bi mes- bukin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.
Kaynakta 60–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَـٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fi ma la ta'lemun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.
Kaynakta 60–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad alimtumunneş etel ula fe lev la tezekkerun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz?
أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe reeytum ma tahrusun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?
Kaynakta 63–64. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe entum tezre unehu em nahnuz zariun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?
Kaynakta 63–64. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَـٰهُ حُطَـٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUlev neşau le cealnahu hutamen fe zaltum tefekkehun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".
Kaynakta 65–67. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّا لَمُغْرَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna le muğremun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".
Kaynakta 65–67. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUbel nahnu mahrumun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".
Kaynakta 65–67. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe reeytumul maellezi teşrebun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?
Kaynakta 68–69. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe entum enzeltumuhu minel muzni em nahnul munzilun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?
Kaynakta 68–69. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَـٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUlev neşau cealnahu ucacen fe levla teşkurun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe reeytumun narelleti turun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?
Kaynakta 71–72. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe entum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?
Kaynakta 71–72. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
نَحْنُ جَعَلْنَـٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَـٰعًا لِّلْمُقْوِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUnahnu cealnaha tezkireten ve metaan lil mukvin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe sebbih bismi rabbikel azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.
۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe la uksimu bi mevakiin nucum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!
Kaynakta 75–76. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve innehu le kasemun lev ta'lemune azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!
Kaynakta 75–76. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehu le kur'anun kerim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Kaynakta 77–80. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فِى كِتَـٰبٍ مَّكْنُونٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfi kitabin meknun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Kaynakta 77–80. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUla yemessuhu illel mutahherun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Kaynakta 77–80. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUtenzilun min rabbil alemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Kaynakta 77–80. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَفَبِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe bi hazel hadisi entum mudhinun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Siz bu sözü mü hor görüyorsunuz?
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve tec'alune rızkakum ennekum tukezzibun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rızkınıza şükredeceğiniz yere onu vereni mi yalanlıyorsunuz?
فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe lev la iza beleğatil hulkume
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Kaynakta 83–85. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve entum hine izin tenzurun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Kaynakta 83–85. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve nahnu akrabu ileyhi minkum ve lakin la tubsirun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Kaynakta 83–85. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe lev la in kuntum ğayre medinin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!
Kaynakta 86–87. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUterciuneha in kuntum sadikin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!
Kaynakta 86–87. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe emma in kane minel mukarrebine
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.
Kaynakta 88–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe revhun ve reyhanun ve cennetu naim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.
Kaynakta 88–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve emma in kane min ashabil yemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Eğer defteri sağdan verilenlerden ise,
فَسَلَـٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe selamun leke min ashabil yemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Ey sağcılardan olan kişi, sana selam olsun!" denir.
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve emma in kane minel mukezzibined dallin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Eğer, sapık yalancılardan ise,
فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe nuzulun min hamim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ona kaynar sudan konukluk sunulur.
وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve tasliyetu cahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Cehenneme sokulur.
إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne haza le huve hakkul yakin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu kesin gerçek budur.
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe sebbih bismi rabbikel azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.