۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
56. SURE · 96 AYET

Vâkıa Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇za ve kaatil vakıah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

leyse li vak'atiha kazibeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hafidatun rafiah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇za ruccetil ardu recca

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve bussetil cibalu bessa

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kanet hebaen mun bessa

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًا ثَلَـٰثَةً

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kuntum ezvacen selaseh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ashabul meymeneti ma ashabul meymeneti

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!

وَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ashabul meş'emeti ma ashabul meş'emeti

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!

وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ves sabikunes sabikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.

أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ulaikel mukarrebun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.

Kaynakta 11–12. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fi cennatin naim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.

Kaynakta 11–12. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

sulletun minel evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalilun minel ahirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ala sururin mevdunetin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.

Kaynakta 15–16. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَـٰبِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

muttekiine aleyha mutekabilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.

Kaynakta 15–16. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yetufu aleyhim vildanun muhalledun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bi ekvabin ve ebarika ve ke'sin min main

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la yusaddeune anha ve la yunzifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve fakihetin mimma yetehayyerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lahmi tayrin mimma yeştehun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Kaynakta 17–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَحُورٌ عِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve hurun inun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.

Kaynakta 22–24. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ke emsalil lu'luil meknun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.

Kaynakta 22–24. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

cezaen bi ma kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.

Kaynakta 22–24. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

TÜRKÇE OKUNUŞU

la yesmeune fiha lağven ve la te'sima

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sadece selama karşılık selam sözü işitirler.

إِلَّا قِيلًا سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla kilen selamen selama

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!

وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ashabul yemini ma ashabul yemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fi sidrin mahdud

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve talhın mendud

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve zıllin memdud

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve main meskub

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve fakihetin kesirah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la maktuatin ve la memnuah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve furuşin merfuah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

Kaynakta 27–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءً

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna enşe'na hunne inşaa

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Kaynakta 35–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe cealna hunne ebkaran

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Kaynakta 35–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

عُرُبًا أَتْرَابًا

TÜRKÇE OKUNUŞU

uruben etraba

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Kaynakta 35–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

li ashabil yemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Kaynakta 35–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

sulletun minel evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

Kaynakta 39–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve sulletun minel ahırin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

Kaynakta 39–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ashabuş şimali ma ashabuş şimal

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!

فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fi semumin ve hamim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.

Kaynakta 42–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve zıllin min yahmum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.

Kaynakta 42–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la baridin ve la kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.

Kaynakta 42–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnehum kanu kable zalike mutrefin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.

Kaynakta 45–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kanu yusirrune alel hınsil azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.

Kaynakta 45–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kanu yekulune e iza mitna ve kunna turaben ve iza men e inna le meb'usun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e ve abaunel evvelun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?"

قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul innel evveline vel ahirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."

Kaynakta 49–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

le mecmuune ila mikati yevmin ma'lum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."

Kaynakta 49–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe innekum eyyuhed dallunel mukezzibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar!

لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

le akilune min şecerin min zakkumin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.

فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ma liune minhel butun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Karınlarınızı onunla dolduracaksınız;

فَشَـٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe şaribune aleyhi minel hamim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onun üzerine kaynar su içeceksiniz;

فَشَـٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe şaribune şurbel him

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz;

هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

haza nuzuluhum yevmed din

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.

نَحْنُ خَلَقْنَـٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

nahnu halaknakum fe lev la tusaddikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz?

أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe reeytum ma tumnun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?

Kaynakta 58–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَـٰلِقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e entum tahlukunehu em nahnul halikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?

Kaynakta 58–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

nahnu kadderna beynekumul mevte ve ma nahnu bi mes- bukin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.

Kaynakta 60–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَـٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fi ma la ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.

Kaynakta 60–61. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad alimtumunneş etel ula fe lev la tezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz?

أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe reeytum ma tahrusun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?

Kaynakta 63–64. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e entum tezre unehu em nahnuz zariun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz?

Kaynakta 63–64. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَـٰهُ حُطَـٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lev neşau le cealnahu hutamen fe zaltum tefekkehun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".

Kaynakta 65–67. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna le muğremun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".

Kaynakta 65–67. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel nahnu mahrumun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık".

Kaynakta 65–67. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe reeytumul maellezi teşrebun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?

Kaynakta 68–69. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e entum enzeltumuhu minel muzni em nahnul munzilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?

Kaynakta 68–69. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَـٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lev neşau cealnahu ucacen fe levla teşkurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe reeytumun narelleti turun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?

Kaynakta 71–72. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e entum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?

Kaynakta 71–72. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

نَحْنُ جَعَلْنَـٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَـٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

nahnu cealnaha tezkireten ve metaan lil mukvin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe sebbih bismi rabbikel azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.

۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe la uksimu bi mevakiin nucum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!

Kaynakta 75–76. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu le kasemun lev ta'lemune azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!

Kaynakta 75–76. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnehu le kur'anun kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.

Kaynakta 77–80. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فِى كِتَـٰبٍ مَّكْنُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fi kitabin meknun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.

Kaynakta 77–80. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la yemessuhu illel mutahherun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.

Kaynakta 77–80. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tenzilun min rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.

Kaynakta 77–80. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَبِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe bi hazel hadisi entum mudhinun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Siz bu sözü mü hor görüyorsunuz?

وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tec'alune rızkakum ennekum tukezzibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rızkınıza şükredeceğiniz yere onu vereni mi yalanlıyorsunuz?

فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lev la iza beleğatil hulkume

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.

Kaynakta 83–85. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve entum hine izin tenzurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.

Kaynakta 83–85. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve nahnu akrabu ileyhi minkum ve lakin la tubsirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.

Kaynakta 83–85. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lev la in kuntum ğayre medinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!

Kaynakta 86–87. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

terciuneha in kuntum sadikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!

Kaynakta 86–87. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe emma in kane minel mukarrebine

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.

Kaynakta 88–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe revhun ve reyhanun ve cennetu naim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur.

Kaynakta 88–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve emma in kane min ashabil yemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer defteri sağdan verilenlerden ise,

فَسَلَـٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe selamun leke min ashabil yemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ey sağcılardan olan kişi, sana selam olsun!" denir.

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve emma in kane minel mukezzibined dallin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer, sapık yalancılardan ise,

فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe nuzulun min hamim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ona kaynar sudan konukluk sunulur.

وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tasliyetu cahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Cehenneme sokulur.

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne haza le huve hakkul yakin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu kesin gerçek budur.

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe sebbih bismi rabbikel azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler