۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
44. SURE · 59 AYET

Duhân Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

حمٓ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ha mim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ha, Mim.

وَٱلْكِتَـٰبِ ٱلْمُبِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vel kitabil mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Apaçık olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız.

Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّآ أَنزَلْنَـٰهُ فِى لَيْلَةٍ مُّبَـٰرَكَةٍ ۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna enzelnahu fi leyletin mubareketin inna kunna munzirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Apaçık olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız.

Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fiha yufreku kullu emrin hakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَمْرًا مِّنْ عِندِنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

emren min indina inna kunna mursilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rahmeten min rabbik innehu huves semiul alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbis semavati vel ardı ve ma beynehuma in kuntum mukinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Kaynakta 4–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ ۖ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la ilahe illa huve yuhyi ve yumit rabbukumve rabbu abaikumul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O'ndan başka tanrı yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbidir.

بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ يَلْعَبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel hum fi şekkin yel'abun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama inkarcılar, dirilmekten şüphededirler, bunu eğlenceye alırlar.

فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fertekib yevme te'tis semau bi duhanin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.

Kaynakta 10–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يَغْشَى ٱلنَّاسَ ۖ هَـٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yağşan nas haza azabun elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.

Kaynakta 10–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbenekşif annel azabe inna mu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanlar: "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız" derler.

أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

enna lehumuz zikra ve kad caehum resulun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.

Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe tevellev anhu ve kalu muallemun mecnun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.

Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا ۚ إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna kaşiful azabi kalilen innekum aidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz sizden azabı az bir süre için kaldıracağız, siz yine de eski inkarcılığınıza döneceksiniz.

يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme nebtışul batşetel kubra inna muntekimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onları çarptıkça çarpacağımız gün öcümüzü şüphesiz alırız.

۞ وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌ كَرِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad fetenna kablehum kavme fir'avne ve caehum resulun kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, onlardan önce, Firavun milletini denemiştik. Onlara gelen değerli bir peygamber demişti ki:

أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

en eddu ileyye ibadallah inni lekum resulun emin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ey Allah'ın kulları! Bana gelin, doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."

وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve en la ta'lu alallah inniatikum bi sultanin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Allah'a karşı üstün gelmeye kalkışmayın; doğrusu ben size apaçık bir delil getirdim."

وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inni uztu bi rabbi ve rabbikumen tercumuni

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Beni taşlamanızdan ötürü, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in lem tu'minu li fa'teziluni

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bana inanmazsanız, başımdan çekilin."

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe dea rabbehu enne haulai kavmun mucrimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunlar, suçlu bir millet olduğu için, Rabbine yardım etmesi için yalvardı.

فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe esri bi ibadi leylen innekum muttebeun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah da şöyle buyurdu: "Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip olunacaksınız."

وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vetrukil bahre rehva innehum cundun muğrekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur."

كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kem tereku min cennatin ve uyun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

Kaynakta 25–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve zuruin ve makamin kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

Kaynakta 25–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَنَعْمَةٍ كَانُوا۟ فِيهَا فَـٰكِهِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve na'metin kanu fiha fakihin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

Kaynakta 25–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَـٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezalik ve evresnaha kavmen aharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu böyledir; onları başka bir millete miras bıraktık.

فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ma beket aleyhimus semau vel ardu ve ma kanu munzarin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad necceyna beni israile minel azabil muhin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.

Kaynakta 30–31. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مِن فِرْعَوْنَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

min fir'avn innehu kane aliyen minel musrifin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.

Kaynakta 30–31. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَـٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekadihternahum ala ilmin alel alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, onların durumunu bilerek dünyaların üzerinde seçkin kıldık.

وَءَاتَيْنَـٰهُم مِّنَ ٱلْـَٔايَـٰتِ مَا فِيهِ بَلَـٰٓؤٌا۟ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ateynahum minel ayati ma fihi belaun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara, her birinde açıkça bir imtihan bulunan, mucizeler verdik.

إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne haulai le yekulun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

Kaynakta 34–36. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n hiye illa mevtetunel ulave ma nahnu bi munşerin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

Kaynakta 34–36. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe'tu bi abaina in kuntum sadikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

Kaynakta 34–36. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَـٰهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e hum hayrun em kavmu tubbein vellezine min kablihim ehleknahum innehum kanu mucrimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunlar mı daha üstün yoksa Tubba milleti ve onlardan öncekiler mi? Onları yok etmişizdir, çünkü onlar suçlu idiler.

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَـٰعِبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma halaknes semavati vel arda ve ma beynehuma laibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık.

مَا خَلَقْنَـٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma halaknahuma illa bil hakkı ve lakinne ekserehum la ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz onları, ancak ve ancak gerektiği gibi yarattık, ama insanların çoğu bilmezler.

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَـٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne yevmel faslı mikatuhum ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu hüküm günü hepsinin bir arada bulunacağı gündür.

يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme la yuğni mevlen an mevlen şey'en ve la hum yunsarun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, yardım da görmezler.

إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla men rahimallah innehu huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yalnız, Allah'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. O, şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne şeceretez zakkum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Kaynakta 43–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

taamul esim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Kaynakta 43–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kel muhl yağli fil butun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Kaynakta 43–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ke ğalyil hamim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Kaynakta 43–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

huzuhu fa'tiluhu ila sevail cahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Kaynakta 47–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe subbu fevka re'sihi min azabil hamim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Kaynakta 47–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

zuk inneke entel azizul kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Kaynakta 47–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّ هَـٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne haza ma kuntum bihi temterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Kaynakta 47–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnel muttekine fi makamin emin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

Kaynakta 51–52. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fi cennatin ve uyun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

Kaynakta 51–52. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yelbesune min sundusin ve istebrakın mutekabilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezalik ve zevvecnahum bi hurin in

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.

يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَـٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yed'une fiha bi kulli fakihetin aminin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada, güven içinde olarak her yemişi isteyebilirler.

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ ۖ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la yezukune fihel mevte illel mevtetel ula ve vekahum azabel cahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.

Kaynakta 56–57. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fadlen min rabbik zalike huvel fevzul azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.

Kaynakta 56–57. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe innema yessernahu bi lisanike leallehum yetezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.

Kaynakta 58–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fertekib innehum murtekıbun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.

Kaynakta 58–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler