۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
43. SURE · 89 AYET

Zuhruf Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

حمٓ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ha mim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ha, Mim,

وَٱلْكِتَـٰبِ ٱلْمُبِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vel kitabil mubini

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Apaçık Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'ı Arapça okunan bir Kitap kılmışızdır.

Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّا جَعَلْنَـٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna cealnahu kur'anen arabiyyen leallekum ta'kılun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Apaçık Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'ı Arapça okunan bir Kitap kılmışızdır.

Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّهُۥ فِىٓ أُمِّ ٱلْكِتَـٰبِ لَدَيْنَا لَعَلِىٌّ حَكِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu fi ummil kitabi ledeyna le aliyyun hakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz o, Bizim katımızda Ana Kitap'ta mevcut, yüce ve hikmet dolu bir Kitap'dır.

أَفَنَضْرِبُ عَنكُمُ ٱلذِّكْرَ صَفْحًا أَن كُنتُمْ قَوْمًا مُّسْرِفِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe nadribu ankumuz zikre safhan en kuntum kavmen musrifin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ey inkarcılar! Aşırı giden kimselersiniz diye sizi Kuran'la uyarmaktan vaz mı geçelim?

وَكَمْ أَرْسَلْنَا مِن نَّبِىٍّ فِى ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kem erselna min nebiyin fil evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Öncekilere nice peygamberler göndermişizdir.

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن نَّبِىٍّ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma yetihim min nebiyin illa kanu bihi yestehziun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alırlardı.

فَأَهْلَكْنَآ أَشَدَّ مِنْهُم بَطْشًا وَمَضَىٰ مَثَلُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ehlekna eşedde minhum batşen ve meda meselul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun için Biz de, bunlardan daha kuvvetli olanları yok etmişizdir. Öncekilere dair nice misaller geçmiştir.

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ ٱلْعَزِيزُ ٱلْعَلِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le in seeltehum men halakas semavati vel arda le yekulunne halakahunnel azizul alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, "Onları güçlü olan, her şeyi bilen yaratmıştır" derler.

ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَجَعَلَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezi cealekumul arda mehden ve cealelekum fiha subulen leallekum tehtedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, size yeri beşik kılmış ve orada, doğru gidesiniz diye yollar var etmiştir.

وَٱلَّذِى نَزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍ فَأَنشَرْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا ۚ كَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezi nezzele mines semai maenbi kader fe enşerna bihi beldetenmeyten kezalike tuhrecun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, suyu gökten bir ölçüye göre indirir. Biz onunla ölü memleketi diriltiriz. İşte siz de böyle diriltileceksiniz.

وَٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْأَزْوَٰجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْفُلْكِ وَٱلْأَنْعَـٰمِ مَا تَرْكَبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezi halakal ezvace kullehave ceale lekum minel fulki vel enami ma terkebun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Her sınıf varlığı yaratan O'dur. Gemiler ve hayvanlardan binesiniz diye size binekler var etmiştir. Bütün bunlar; üzerlerine oturunca Rabbinizin nimetini anarak: "Bunları buyruğumuza veren ne yücedir; zaten bizim takatimiz bunlara yetmezdi; şüphesiz Rabbimize döneceğiz" demeniz içindir.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لِتَسْتَوُۥا۟ عَلَىٰ ظُهُورِهِۦ ثُمَّ تَذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ رَبِّكُمْ إِذَا ٱسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا۟ سُبْحَـٰنَ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَنَا هَـٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُۥ مُقْرِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

li testevu ala zuhurihi summe tezkuru ni'mete rabbikum izesteveytum aleyhi ve tekulu subhanellezi sehhare lena haza ve ma kunna lehu mukrinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Her sınıf varlığı yaratan O'dur. Gemiler ve hayvanlardan binesiniz diye size binekler var etmiştir. Bütün bunlar; üzerlerine oturunca Rabbinizin nimetini anarak: "Bunları buyruğumuza veren ne yücedir; zaten bizim takatimiz bunlara yetmezdi; şüphesiz Rabbimize döneceğiz" demeniz içindir.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا لَمُنقَلِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inna ila rabbina le munkalibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Her sınıf varlığı yaratan O'dur. Gemiler ve hayvanlardan binesiniz diye size binekler var etmiştir. Bütün bunlar; üzerlerine oturunca Rabbinizin nimetini anarak: "Bunları buyruğumuza veren ne yücedir; zaten bizim takatimiz bunlara yetmezdi; şüphesiz Rabbimize döneceğiz" demeniz içindir.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَجَعَلُوا۟ لَهُۥ مِنْ عِبَادِهِۦ جُزْءًا ۚ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَكَفُورٌ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cealu lehu min ibadihi cuz'a innel insane le kefurun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama inkarcılar O'na çocuk isnat ettiler. İnsan gerçekten apaçık nankördür.

أَمِ ٱتَّخَذَ مِمَّا يَخْلُقُ بَنَاتٍ وَأَصْفَىٰكُم بِٱلْبَنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

emittehaze mimma yahluku benatin ve asfakum bil benin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Demek O yarattıkları arasından kızları kendisine alıp da oğulları size verdi öyle mi?

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمَـٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجْهُهُۥ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza buşşire ehaduhum bi ma darabe lir rahmani meselen zalle vechuhu musvedden ve huve kezim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama Rahman olan Allah'a isnat ettiği kız evlat kendilerinden birine müjdelenince, o kimsenin içi gayzla dolarak yüzü simsiyah kesilir.

أَوَمَن يُنَشَّؤُا۟ فِى ٱلْحِلْيَةِ وَهُوَ فِى ٱلْخِصَامِ غَيْرُ مُبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e ve men yuneşşeu fil hılyeti ve huve fil hısami ğayru mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Demek, süs içinde yetiştirilecek de çekişmeyi beceremeyecek olanı Allah'a değil mi?

وَجَعَلُوا۟ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ ٱلَّذِينَ هُمْ عِبَـٰدُ ٱلرَّحْمَـٰنِ إِنَـٰثًا ۚ أَشَهِدُوا۟ خَلْقَهُمْ ۚ سَتُكْتَبُ شَهَـٰدَتُهُمْ وَيُسْـَٔلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cealul melaiketellezine hum ibadur rahmani inasa e şehidu halkahum setuktebu şehadetuhum ve yus'elun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar, Rahman olan Allah'ın kulları melekleri de dişi saydılar. Yaratılışlarını mı görmüşler? Onların bu şahidlikleri yazılacak ve sorguya çekileceklerdir.

وَقَالُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱلرَّحْمَـٰنُ مَا عَبَدْنَـٰهُم ۗ مَّا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu lev şaer rahmanu ma abednahum ma lehum bi zalike min ilmin in hum illa yahrusun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz bunlara kulluk etmezdik" derler. Buna dair bir bilgileri yoktur; onlar sadece vehimde bulunuyorlar.

أَمْ ءَاتَيْنَـٰهُمْ كِتَـٰبًا مِّن قَبْلِهِۦ فَهُم بِهِۦ مُسْتَمْسِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

em ateynahum kitaben min kablihi fe hum bihi mustemsikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yoksa onlara daha önce bir kitap verdik de ona mı bağlanıyorlar?

بَلْ قَالُوٓا۟ إِنَّا وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٍ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَـٰرِهِم مُّهْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel kalu inna vecedna abaena ala ummetin ve inna ala asarihim muhtedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; "Doğrusu Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerinden gitmekteyiz" derler.

وَكَذَٰلِكَ مَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى قَرْيَةٍ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَآ إِنَّا وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٍ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَـٰرِهِم مُّقْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kezalike ma erselna min kablike fi karyetin min nezirin illa kale mutrefuha inna vecedna abaena ala ummetin ve inna ala asarihim muktedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Senden önce, herhangi bir şehre gönderdiğimiz uyarıcıya, şımarık varlıklıları sadece: "Doğrusu babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerini izlemekteyiz" dediler.

۞ قَـٰلَ أَوَلَوْ جِئْتُكُم بِأَهْدَىٰ مِمَّا وَجَدتُّمْ عَلَيْهِ ءَابَآءَكُمْ ۖ قَالُوٓا۟ إِنَّا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ كَـٰفِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale e ve lev ci'tukum bi ehda mimma vecedtum aleyhi abaekum kalu inna bi ma ursıltum bihi kafirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gönderilen uyarıcı: "Eğer size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş isem de mi bana uymazsınız?" dedi. Onlar: "Doğrusu sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ ۖ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fentekamna minhum fanzur keyfe kane akıbetul mukezzibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine Biz de onlardan öç aldık. Yalancıların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦٓ إِنَّنِى بَرَآءٌ مِّمَّا تَعْبُدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iz kale ibrahimu li ebihi ve kavmihi inneni beraun mimma ta'budun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim, babasına ve milletine demişti ki: "Beni yaratan hariç, sizin taptığınız şeylerden uzağım. Beni doğru yola eriştirecek olan şüphesiz O'dur."

Kaynakta 26–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّا ٱلَّذِى فَطَرَنِى فَإِنَّهُۥ سَيَهْدِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇llellezi fatarani fe innehu se yehdin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim, babasına ve milletine demişti ki: "Beni yaratan hariç, sizin taptığınız şeylerden uzağım. Beni doğru yola eriştirecek olan şüphesiz O'dur."

Kaynakta 26–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَجَعَلَهَا كَلِمَةًۢ بَاقِيَةً فِى عَقِبِهِۦ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cealeha kelimeten bakıyeten fi akıbihi leallehum yerciun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim ardından geleceklere bu sözü, devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı. Artık belki doğru yola dönerler.

بَلْ مَتَّعْتُ هَـٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ وَرَسُولٌ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel metta'tu haulai ve abaehum hatta caehumul hakku ve resulun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; Ben bunları ve babalarını gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.

وَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ قَالُوا۟ هَـٰذَا سِحْرٌ وَإِنَّا بِهِۦ كَـٰفِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lemma cae humul hakku kalu haza sihrun ve inna bihi kafirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gerçek kendilerine geldiği zaman: "Bu bir büyüdür. Doğrusu biz onu inkar ediyoruz" dediler.

وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانُ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنَ ٱلْقَرْيَتَيْنِ عَظِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu lev la nuzzile hazel kur'anu ala raculin minel karyeteyni azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bu Kuran, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilmeli değil miydi?" dediler.

أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَ ۚ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُم مَّعِيشَتَهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۚ وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَـٰتٍ لِّيَتَّخِذَ بَعْضُهُم بَعْضًا سُخْرِيًّا ۗ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e hum yaksimune rahmete rabbik nahnu kasemna beynehum maişetehum fil hayatid dunyave refa'na ba'dahum fevka ba'dın derecatin li yettehıze ba'duhum ba'dan suhriyya ve rahmetu rabbike hayrun mimma yecmaun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbinin rahmetini onlar mı taksim edip paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında Biz taksim ettik; birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün kıldık; Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha iyidir.

وَلَوْلَآ أَن يَكُونَ ٱلنَّاسُ أُمَّةً وَٰحِدَةً لَّجَعَلْنَا لِمَن يَكْفُرُ بِٱلرَّحْمَـٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِّن فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev la en yekunen nasu ummeten vahıdeten le cealna limen yekfuru bir rahmani li buyutihim sukufen min fıddatin ve mearice aleyha yazherune

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer bütün insanlar tek ümmet olma durumuna gelmeyecek olsaydı, Rahman olan Allah'ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını, üzerinde yükseldikleri merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine yaslanacakları kerevetleri gümüşten yapar ve altın bezeklerle işlerdik. Bunların hepsi ancak dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret, Rabbinin katında O'na karşı gelmekten sakınanlaradır.

Kaynakta 33–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلِبُيُوتِهِمْ أَبْوَٰبًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِـُٔونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve li buyutihim ebvaben ve sururen aleyha yettekiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer bütün insanlar tek ümmet olma durumuna gelmeyecek olsaydı, Rahman olan Allah'ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını, üzerinde yükseldikleri merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine yaslanacakları kerevetleri gümüşten yapar ve altın bezeklerle işlerdik. Bunların hepsi ancak dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret, Rabbinin katında O'na karşı gelmekten sakınanlaradır.

Kaynakta 33–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَزُخْرُفًا ۚ وَإِن كُلُّ ذَٰلِكَ لَمَّا مَتَـٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۚ وَٱلْـَٔاخِرَةُ عِندَ رَبِّكَ لِلْمُتَّقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve zuhrufa ve in kullu zalike lemma metaul hayatid dunya vel ahiretu inde rabbike lil muttekin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer bütün insanlar tek ümmet olma durumuna gelmeyecek olsaydı, Rahman olan Allah'ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını, üzerinde yükseldikleri merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine yaslanacakları kerevetleri gümüşten yapar ve altın bezeklerle işlerdik. Bunların hepsi ancak dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret, Rabbinin katında O'na karşı gelmekten sakınanlaradır.

Kaynakta 33–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَن يَعْشُ عَن ذِكْرِ ٱلرَّحْمَـٰنِ نُقَيِّضْ لَهُۥ شَيْطَـٰنًا فَهُوَ لَهُۥ قَرِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve men ya'şu an zikrir rahmani nukayyıd lehu şeytanen fe huve lehu karin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rahman olan Allah'ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz.

وَإِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehum le yasuddunehum anis sebili ve yahsebune ennehum muhtedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz onlar bunları yoldan alıkorlar, bunlar da doğru yola eriştiklerini sanırlar.

حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَنَا قَالَ يَـٰلَيْتَ بَيْنِى وَبَيْنَكَ بُعْدَ ٱلْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ ٱلْقَرِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hatta iza caena kale ya leyte beyni ve beyneke bu'del meşrikayni fe bi'sel karin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonunda Bize gelince arkadaşına: "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı, sen ne kötü arkadaş imişsin!" der. Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azabda ortaksınız.

Kaynakta 38–39. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَن يَنفَعَكُمُ ٱلْيَوْمَ إِذ ظَّلَمْتُمْ أَنَّكُمْ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve len yenfeakumul yevme iz zalemtum ennekum fil azabi muşterikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonunda Bize gelince arkadaşına: "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı, sen ne kötü arkadaş imişsin!" der. Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azabda ortaksınız.

Kaynakta 38–39. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَأَنتَ تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ أَوْ تَهْدِى ٱلْعُمْىَ وَمَن كَانَ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe ente tusmius summe ev tehdil umye ve men kane fi dalalin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sağırlara sen mi duyuracaksın? Yoksa körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi eriştireceksin?

فَإِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَإِنَّا مِنْهُم مُّنتَقِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe imma nezhebenne bike fe inna minhum muntekımun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Seni onlardan uzaklaştırsak bile doğrusu Biz kendilerinden öç alırız; yahut onlara vadettiğimizi sana gösteririz. Çünkü onlara karşı gücü yetenleriz.

Kaynakta 41–42. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَوْ نُرِيَنَّكَ ٱلَّذِى وَعَدْنَـٰهُمْ فَإِنَّا عَلَيْهِم مُّقْتَدِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ev nuriyennekellezi vaadnahum fe inna aleyhim muktedirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Seni onlardan uzaklaştırsak bile doğrusu Biz kendilerinden öç alırız; yahut onlara vadettiğimizi sana gösteririz. Çünkü onlara karşı gücü yetenleriz.

Kaynakta 41–42. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱسْتَمْسِكْ بِٱلَّذِىٓ أُوحِىَ إِلَيْكَ ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

festemsik billezi uhıye ileyk inneke ala sıratın mustekim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sana vahyolunana sarıl, sen, şüphesiz doğru yol üzerindesin.

وَإِنَّهُۥ لَذِكْرٌ لَّكَ وَلِقَوْمِكَ ۖ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu le zikrun leke ve li kavmik ve sevfe tus'elun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bu Kuran sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorumlu tutulacaksınız.

وَسْـَٔلْ مَنْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رُّسُلِنَآ أَجَعَلْنَا مِن دُونِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ءَالِهَةً يُعْبَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ves'el men erselna min kablike min rusulina e cealna min dunir rahmani aliheten yu'bedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor; Biz, Rahman olan Allah'tan başka, kulluk edilecek tanrılar meşru kılmış mıyız?

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَـٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَقَالَ إِنِّى رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad erselna musa bi ayatina ila fir'avne ve melaihi fe kale inni resulu rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki Biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve erkanına göndermiştik, "Şüphesiz ben, Alemlerin Rabbinin elçisiyim" demişti.

فَلَمَّا جَآءَهُم بِـَٔايَـٰتِنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَضْحَكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma caehum bi ayatina izahum minha yadhakun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara mucizelerimizi getirdiği zaman, bunlara gülüvermişlerdi.

وَمَا نُرِيهِم مِّنْ ءَايَةٍ إِلَّا هِىَ أَكْبَرُ مِنْ أُخْتِهَا ۖ وَأَخَذْنَـٰهُم بِٱلْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma nurihim min ayetin illa hiye ekberu min uhtiha ve ehaznahum bil azabi leallehum yerciun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara gösterdiğimiz her mucize diğerinden daha büyüktü; doğru yola dönmeleri için onları azaba uğrattık.

وَقَالُوا۟ يَـٰٓأَيُّهَ ٱلسَّاحِرُ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَ إِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu ya eyyuhes sahırud'u lena rabbeke bima ahide ındeke innena le muhtedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ey Sihirbaz! Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için yalvar da doğru yola erişelim" dediler.

فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma keşefna an humul azabe iza hum yenkusun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.

وَنَادَىٰ فِرْعَوْنُ فِى قَوْمِهِۦ قَالَ يَـٰقَوْمِ أَلَيْسَ لِى مُلْكُ مِصْرَ وَهَـٰذِهِ ٱلْأَنْهَـٰرُ تَجْرِى مِن تَحْتِىٓ ۖ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve nada fir'avnu fi kavmihi kale ya kavmi e leyse li mulku mısra ve hazihil enharu tecri min tahti e fe la tubsirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun, milletine şöyle seslendi: "Ey milletim! Mısır hükümdarlığı ve memleketimde akan bu ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?"

أَمْ أَنَا۠ خَيْرٌ مِّنْ هَـٰذَا ٱلَّذِى هُوَ مَهِينٌ وَلَا يَكَادُ يُبِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

em ene hayrun min hazellezi huve mehinun ve la yekadu yubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Yahut, ben zavallı ve nerdeyse konuşamayan bu kimseden daha üstün değil miyim?"

فَلَوْلَآ أُلْقِىَ عَلَيْهِ أَسْوِرَةٌ مِّن ذَهَبٍ أَوْ جَآءَ مَعَهُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ مُقْتَرِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lev la ulkıye aleyhi esviretun min zehebin ev cae meahul melaiketu mukterinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ona altın bilezikler verilmeli veya yanında ona yardım edecek melekler gelmeli değil mi?"

فَٱسْتَخَفَّ قَوْمَهُۥ فَأَطَاعُوهُ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَـٰسِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

festehaffe kavmehu fe atauh innehum kanu kavmen fasikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun, milletini küçümsedi ama, onlar kendisine yine de itaat ettiler. Doğrusu onlar yoldan çıkmış bir milletti.

فَلَمَّآ ءَاسَفُونَا ٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَـٰهُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma asefunentekamna minhum fe ağraknahum ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Böylece Bizi öfkelendirince onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.

فَجَعَلْنَـٰهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِّلْـَٔاخِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe cealnahum selefen ve meselen lil ahırin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onları, sonradan gelecek inkarcılara ibret alınacak bir geçmiş kıldık.

۞ وَلَمَّا ضُرِبَ ٱبْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا إِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lemma duribebnu meryeme meselen iza kavmuke minhu yasıddun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Meryem oğlu misal verilince, senin milletin buna gülüp geçiverdi.

وَقَالُوٓا۟ ءَأَـٰلِهَتُنَا خَيْرٌ أَمْ هُوَ ۚ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلَّا جَدَلًۢا ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu e alihetuna hayrun em huve ma darebuhu leke illa cedela bel hum kavmun hasımun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bizim tanrımız mı yoksa o mu daha iyidir?" dediler. Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir. Onlar şüphesiz kavgacı bir millettir.

إِنْ هُوَ إِلَّا عَبْدٌ أَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَـٰهُ مَثَلًا لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n huve illa abdun en'amna aleyhi ve cealnahu meselen li beni israil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Meryemoğlu, ancak kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.

وَلَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَا مِنكُم مَّلَـٰٓئِكَةً فِى ٱلْأَرْضِ يَخْلُفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev neşau le cealna minkum melaiketen fil ardı yahlufun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer dileseydik, size bedel yeryüzünde sizin yerinizi tutacak melekler var ederdik.

وَإِنَّهُۥ لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِ ۚ هَـٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu le ilmun lis saati fe la temterunne biha vettebiuni haza sıratun mustekim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O kıyametin kopacağını bildirir; o saatin geleceğinden şüphe etmeyin, Bana uyun, bu doğru yoldur.

وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ ٱلشَّيْطَـٰنُ ۖ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la yasuddennekumuş şeytan innehu lekum aduvvun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sakın şeytan sizi bu yoldan alıkoymasın; şüphesiz o size apaçık bir düşmandır.

وَلَمَّا جَآءَ عِيسَىٰ بِٱلْبَيِّنَـٰتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُم بِٱلْحِكْمَةِ وَلِأُبَيِّنَ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى تَخْتَلِفُونَ فِيهِ ۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lemma cae isa bil beyyinati kale kad ci'tukum bil hikmeti ve li ubeyyine lekum ba'dellezi tahtelifune fih fettekullahe ve etiuni

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İsa, belgeleri getirdiği zaman demişti ki: "Size hikmetle ve ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak üzere geldim. Allah'a karşı gelmekten sakının, bana itaat edin."

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ ۚ هَـٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnellahe huve rabbi ve rabbukum fa'buduh haza sıratun mustekim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Doğrusu Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir, artık O'na kulluk edin, bu, doğru yoldur."

فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ ۖ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ أَلِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fahtelefel ahzabu min beynihim fe veylun lillezine zalemu min azabi yevmin elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama, aralarında guruplaştılar, ayrılığa düştüler. Kıyamet gününün can yakıcı azabına uğrayacak zalimlerin vay haline!

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hel yenzurune illes saate en te'tiyehum bağteten ve hum la yeş'urun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?

ٱلْأَخِلَّآءُ يَوْمَئِذٍۭ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلْمُتَّقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

el ehillau yevme izin ba'duhum li ba'din aduvvun illel muttekin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar.

يَـٰعِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَآ أَنتُمْ تَحْزَنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ya ibadi la havfun aleykumul yevme ve la entum tahzenun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Ey kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz" der.

ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَكَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine amenu bi ayatina ve kanu muslimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunlar, ayetlerimize inanmış ve kendilerini Bize vermişlerdir.

ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ أَنتُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ تُحْبَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

udhulul cennete entum ve ezvacukum tuhberun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."

يُطَافُ عَلَيْهِم بِصِحَافٍ مِّن ذَهَبٍ وَأَكْوَابٍ ۖ وَفِيهَا مَا تَشْتَهِيهِ ٱلْأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلْأَعْيُنُ ۖ وَأَنتُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yutafu aleyhim bi sıhafin min zehebin ve ekvab ve fiha ma teştehihil enfusu ve telezzul a'yun ve entum fiha halidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar için altın kadeh ve tepsiler dolaştırılır, canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi kalacaksınız.

وَتِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِىٓ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tilkel cennetulleti uristumuha bi ma kuntum ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşlediklerinize karşılık, size miras verilen işte bu cennettir.

لَكُمْ فِيهَا فَـٰكِهَةٌ كَثِيرَةٌ مِّنْهَا تَأْكُلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lekum fiha fakihetun kesiretun minha te'kulun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada sizin için bol yemiş vardır, onlardan yersiniz.

إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى عَذَابِ جَهَنَّمَ خَـٰلِدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnel mucrimine fi azabi cehenneme halidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu suçlular, temelli kalacakları cehennemin azabı içindedirler.

لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la yufetteru anhum ve hum fihi mublisun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Azaba hiç ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar.

وَمَا ظَلَمْنَـٰهُمْ وَلَـٰكِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma zalemnahum ve lakin kanu humuz zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz onlara zulmetmedik, ama onlar zalim kimselerdi.

وَنَادَوْا۟ يَـٰمَـٰلِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَ ۖ قَالَ إِنَّكُم مَّـٰكِثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve nadev ya maliku li yakdi aleyna rabbuk kale innekum makisun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Cehennemde şöyle seslenilir: "Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın." Nöbetçi: "Siz böyle kalacaksınız" der.

لَقَدْ جِئْنَـٰكُم بِٱلْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَـٰرِهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lekad ci'nakum bil hakkı ve lakinne ekserekum lil hakkı karihun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, size gerçeği getirdik; fakat çoğunuz gerçeği sevmiyorsunuz.

أَمْ أَبْرَمُوٓا۟ أَمْرًا فَإِنَّا مُبْرِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

em ebremu emren fe inna mubrimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yoksa bir işe mi karar verdiler? Doğrusu Biz de kararlıyız.

أَمْ يَحْسَبُونَ أَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَىٰهُم ۚ بَلَىٰ وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

em yahsebune enna la nesmeu sırrehum ve necvahum bela ve rusuluna ledeyhim yektubun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yoksa, kendilerinin gizli veya açık konuşmalarını duymayız mı sanırlar? Hayır; öyle değil; yanlarındaki elçilerimiz yazmaktadır.

قُلْ إِن كَانَ لِلرَّحْمَـٰنِ وَلَدٌ فَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْعَـٰبِدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul in kane lir rahmani veledun fe ena evvelul abidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Eğer Rahman olan Allah'ın çocuğu olsa, kulluk edenlerin ilki ben olurdum."

سُبْحَـٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

subhane rabbis semavati vel ardı rabbil arşi amma yasıfun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göklerin ve yerin Rabbi, Arşın Rabbi onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَـٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe zerhum yahudu ve yel'abu hatta yulaku yevme humullezi yu'adun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bırak onları, kendilerine söz verilen güne kavuşana kadar, dalsınlar, oynasınlar.

وَهُوَ ٱلَّذِى فِى ٱلسَّمَآءِ إِلَـٰهٌ وَفِى ٱلْأَرْضِ إِلَـٰهٌ ۚ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi fis semai ilahun ve fil ardı ilah ve huvel hakimul alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökte de Tanrı, yerde de Tanrı O'dur. Hakim olan, her şeyi bilen O'dur.

وَتَبَارَكَ ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tebarekellezi lehu mulkus semavati vel'ardı ve ma beynehuma ve indehu ilmus saah ve ileyhi turceun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı kendisinin olan Allah ne yücedir! Kıyamet saatini bilmek O'na aittir. O'na döneceksiniz.

وَلَا يَمْلِكُ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلشَّفَـٰعَةَ إِلَّا مَن شَهِدَ بِٱلْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la yemlikullezine yed'une min dunihiş şefate illa men şehide bil hakkı ve hum ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ı bırakıp yalvardıkları şeyler, şefaat edemezler. Ancak hakkı bilip ona şahidlik edenler bunun dışındadır.

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَهُمْ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ ۖ فَأَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le in se'eltehum men halakahum le yekulunnallahu fe enna yu'fekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan: "Allah" derler. Öyleyken nasıl da aldatılıp döndürülüyorlar?

وَقِيلِهِۦ يَـٰرَبِّ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ لَّا يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kilihi ya rabbi inne haulai kavmun la yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar hakkında: "Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir millettir" demesi üzerine Allah: "Onlardan geç, esenlik dile; yakında bileceklerdir" buyurdu.

Kaynakta 88–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَـٰمٌ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fasfah anhum ve kul selam fe sevfe ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar hakkında: "Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir millettir" demesi üzerine Allah: "Onlardan geç, esenlik dile; yakında bileceklerdir" buyurdu.

Kaynakta 88–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler