۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
14. SURE · 52 AYET

İbrâhim Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

الٓر ۚ كِتَـٰبٌ أَنزَلْنَـٰهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ ٱلنَّاسَ مِنَ ٱلظُّلُمَـٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

elif lam ra kitabun enzelnahu ileyke li tuhricen nase minez zulumati ilen nuri bi izni rabbihim ila sıratıl azizil hamid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Elif, Lam, Ra; Bu, Allah'ın izniyle, insanları karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve övülmeğe layık, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah'ın yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz Kitaptır. Uğrayacakları çetin azabdan dolayı vay kafirlerin haline!

Kaynakta 1–2. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱللَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ وَوَيْلٌ لِّلْكَـٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ شَدِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

allahillezi lehu ma fis semavati ve ma fil ard ve veylun lil kafirine min azabin şedid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Elif, Lam, Ra; Bu, Allah'ın izniyle, insanları karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve övülmeğe layık, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah'ın yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz Kitaptır. Uğrayacakları çetin azabdan dolayı vay kafirlerin haline!

Kaynakta 1–2. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ فِى ضَلَـٰلٍۭ بَعِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine yestehıbbunel hayated dunya alel ahıreti ve yasuddune an sebilillahi ve yebğuneha iveca ulaike fi dalalin baid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yolundan alıkoyup onun eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.

وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ ۖ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma erselna min resulin illa bi lisani kavmihi li yubeyyine lehum fe yudillullahu men yeşau ve yehdi men yeşa' ve huvel azizul hakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine apaçık anlatabilsin diye, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik. Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola eriştirir; güçlü olan, Hakim olan O'dur.

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَـٰتِنَآ أَنْ أَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَـٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرْهُم بِأَيَّىٰمِ ٱللَّهِ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad erselna musa bi ayatina en ahric kavmeke minez zulumati ilen nuri ve zekkirhum bi eyyamillah inne fi zalike le ayatin li kulli sabbarin şekur

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki Musa'yı ayetlerimizle, "Milletini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat" diye göndermiştik. Bunlarda, çokça sabreden ve şükreden herkes için dersler vardır.

وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ أَنجَىٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ ۚ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iz kale musa li kavmihizkuru ni'metallahi aleykum iz encakum min ali fir'avne yesumunekum suel azabi ve yuzebbihune ebnaekum ve yestahyune nisaekum ve fi zalikum belaun min rabbikum azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa, milletine dedi ki: "Allah'ın size olan nimetlerini anın; size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtardı; bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır."

وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ ۖ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِى لَشَدِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iz te'ezzene rabbukum le in şekertum le ezidennekum ve le in kefertum inne azabi le şedid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbiniz: "Şükrederseniz and olsun ki, size karşılığını artıracağım; nankörlük ederseniz bilin ki azabım pek çetindir" diye bildirmişti.

وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِن تَكْفُرُوٓا۟ أَنتُمْ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا فَإِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ حَمِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kale musa in tekfuru entum ve men fil ardı cemi'an fe innallahe le ğaniyyun hamid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "Siz ve yeryüzünde olanlar, hepiniz nankörlük etseniz, Allah yine de müstağni ve övülmeğe layık olandır" demişti.

أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا۟ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ ۛ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِمْ ۛ لَا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا ٱللَّهُ ۚ جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ فَرَدُّوٓا۟ أَيْدِيَهُمْ فِىٓ أَفْوَٰهِهِمْ وَقَالُوٓا۟ إِنَّا كَفَرْنَا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِى شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَنَآ إِلَيْهِ مُرِيبٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem ye'tikum nebeullezine min kablikum kavmi nuhın ve adin ve semud vellezine min ba'dihim la ya'lemuhum illallah caethum rusuluhum bil beyyinati fe reddu eydiyehum fi efvahihim ve kalu inna keferna bi ma ursiltum bihi ve inna le fi şekkin mimma ted'unena ileyhi murib

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sizden önce gecen Nuh, Ad, Semud milletlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri ki onları Allah'tan başkası bilmez size ulaşmadı mı? Onlara peygamberleri belgelerle geldiler, fakat ellerini ağızlarına götürüp: "Biz sizinle gönderilene inanmıyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de şüphe ve endişe içindeyiz" dediler.

۞ قَالَتْ رُسُلُهُمْ أَفِى ٱللَّهِ شَكٌّ فَاطِرِ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ۚ قَالُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتُونَا بِسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalet rusuluhum e fillahi şekkun fatırıs semavati vel ard yed'ukum li yağfire lekum min zunubikum ve yuahhırekum ila ecelin musemma kalu in entum illa beşerun misluna turidune en tesudduna amma kane ya'budu abauna fe'tuna bi sultanin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların peygamberleri: "Gökleri ve yeri yaratan, günahlarınızı bağışlamaya çağıran ve bir süreye kadar sizi erteleyen Allah'tan mı şüphe ediyorsunuz?" dediler. Onlar da: "Siz de sadece bizim gibi birer insansınız; bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirmelisiniz" dediler.

قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ إِن نَّحْنُ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ يَمُنُّ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ ۖ وَمَا كَانَ لَنَآ أَن نَّأْتِيَكُم بِسُلْطَـٰنٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalet lehum rusuluhum in nahnu illa beşerun mislukum ve lakinnallahe yemunnu ala men yeşau min ibadih ve ma kane lena en ne'tiyekum bi sultanin illa bi iznillah ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Biz ancak sizin gibi birer insanız ama, Allah, kullarından dilediğine iyilikte bulunur. Allah'ın izni olmadıkça biz size delil getiremeyiz. İnananlar sadece Allah'a güvensin."

وَمَا لَنَآ أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى ٱللَّهِ وَقَدْ هَدَىٰنَا سُبُلَنَا ۚ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلَىٰ مَآ ءَاذَيْتُمُونَا ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma lena ella netevekkele alallahi ve kad hedana subulena ve le nasbirenne ala ma azeytumuna ve alallahi fel yetevekkelil mutevekkilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bize yollarımızı gösteren Allah'a niçin güvenmeyelim? Bize ettiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Güvenenler ancak Allah'a güvensinler."

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا ۖ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalellezine keferu li rusulihim le nuhricennekum min ardına ev le teudunne fi milletina fe evha ileyhim rabbuhum le nuhlikennez zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnkar edenler, peygamberlerine: "Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız" dediler. Rableri peygamberlere: "Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir." diye vahyetti.

Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِهِمْ ۚ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَامِى وَخَافَ وَعِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le nuskinennekumul arda min ba'dihim zalike li men hafe makami ve hafe vaid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnkar edenler, peygamberlerine: "Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız" dediler. Rableri peygamberlere: "Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir." diye vahyetti.

Kaynakta 13–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱسْتَفْتَحُوا۟ وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vesteftehu ve habe kullu cebbarin anid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Peygamberler yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

مِّن وَرَآئِهِۦ جَهَنَّمُ وَيُسْقَىٰ مِن مَّآءٍ صَدِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

min veraihi cehennemu ve yuska min main sadid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ardında cehennem vardır; orada kendisine irinli su içirilecektir.

يَتَجَرَّعُهُۥ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُۥ وَيَأْتِيهِ ٱلْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ ۖ وَمِن وَرَآئِهِۦ عَذَابٌ غَلِيظٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yetecerreuhu ve la yekadu yusiğuhu ve ye'tihil mevtu min kulli mekanin ve ma huve bi meyyit ve min veraihi azabun ğaliz

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.

مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ ۖ أَعْمَـٰلُهُمْ كَرَمَادٍ ٱشْتَدَّتْ بِهِ ٱلرِّيحُ فِى يَوْمٍ عَاصِفٍ ۖ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا۟ عَلَىٰ شَىْءٍ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَـٰلُ ٱلْبَعِيدُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

meselullezine keferu bi rabbihim a'maluhum ke remadinişteddet bihir rihu fi yevmin asıf la yakdirune mimma kesebu ala şey' zalike huved dalalul baid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rablerini inkar edenlerin işleri, fırtınalı bir günde, rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer; yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu uzak sapıklıktır.

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۚ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَدِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem tere ennallahe halakas semavati vel arda bil hakk in yeşa' yuzhibkum ve ye'ti bi halkın cedid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökleri ve yeri gerçekten Allah'ın yarattığını bilmiyor musun? Dilerse sizi yok edip yeni bir topluluk var eder.

وَمَا ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ بِعَزِيزٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma zalike alallahi bi aziz

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, Allah için güç değildir.

وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ جَمِيعًا فَقَالَ ٱلضُّعَفَـٰٓؤُا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنتُم مُّغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ ۚ قَالُوا۟ لَوْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَهَدَيْنَـٰكُمْ ۖ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَجَزِعْنَآ أَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِن مَّحِيصٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve berezu lillahi cemian fe kaled duafau lillezinestekberu inna kunna lekum tebean fe hel entum muğnune anna min azabillahi min şey' kalu lev hedanallahu le hedeynakum sevaun aleyna ecezi'na em saberna ma lena min mahis

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkarlar; güçsüzler, büyüklük taslayanlara: "Doğrusu biz size uymuştuk, Allah'ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?" derler. Cevap olarak: "Allah bizi doğru yola eriştirseydi biz de sizi eriştirirdik. Artık sızlansak da sabretsek de birdir, çünkü kaçacak yerimiz yoktur" derler.

وَقَالَ ٱلشَّيْطَـٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ ۖ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَـٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى ۖ فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم ۖ مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ ۖ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ ۗ إِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kaleş şeytanu lemma kudıyel emru innallahe veadekum va'del hakkı ve veadtukum fe ahleftukum ve ma kane liye aleykum min sultanin illa en deavtukum festecebtum li fe la telumuni ve lumu enfusekum ma ene bi musrihikum ve ma entum bi musrıhıyy inni kefertu bi ma eşrektumuni min kabl innaz zalimine lehum azabun elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İş olup bitince, şeytan: "Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti. Ben de size söz verdim ama, sonra caydım; esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yoktu; sadece çağırdım, siz de geldiniz. O halde, beni değil kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Beni Allah'a ortak koşmanızı daha önce kabul etmemiştim; doğrusu zalimlere can yakan bir azap vardır" der.

وَأُدْخِلَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ ۖ تَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَـٰمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve udhilellezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha bi izni rabbihim tehıyyetuhum fiha selam

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnanan ve yararlı işleri yapanlar, içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri: "Selam!"dır.

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِى ٱلسَّمَآءِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem tere keyfe daraballahu meselen kelimeten tayyibeten ke şeceretin tayyibetin asluha sabitun ve fer'uha fis sema

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın, hoş bir sözü; kökü sağlam, dalları göğe doğru olan, Rabbinin izniyle her zaman meyve veren hoş bir ağaca benzeterek nasıl misal verdiğini görmüyor musun? İnsanlar ibret alsın diye Allah onlara misal gösteriyor.

Kaynakta 24–25. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

تُؤْتِىٓ أُكُلَهَا كُلَّ حِينٍۭ بِإِذْنِ رَبِّهَا ۗ وَيَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tu'ti ukuleha kulle hinin bi izni rabbiha ve yadrıbullahul emsale lin nasi leallehum yetezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın, hoş bir sözü; kökü sağlam, dalları göğe doğru olan, Rabbinin izniyle her zaman meyve veren hoş bir ağaca benzeterek nasıl misal verdiğini görmüyor musun? İnsanlar ibret alsın diye Allah onlara misal gösteriyor.

Kaynakta 24–25. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَبِيثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَبِيثَةٍ ٱجْتُثَّتْ مِن فَوْقِ ٱلْأَرْضِ مَا لَهَا مِن قَرَارٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve meselu kelimetin habisetin ke şeceretin habisetinictusset min fevkıl ardı ma leha min karar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Çirkin bir söz de, yerden koparılmış, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer.

يُثَبِّتُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْقَوْلِ ٱلثَّابِتِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ وَيُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلظَّـٰلِمِينَ ۚ وَيَفْعَلُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yusebbitullahullezine amenu bil kavlis sabiti fil hayatid dunya ve fil ahıreh ve yudıllullahuz zalimine ve yef'alullahu ma yeşa'

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır. Allah dilediğini yapar.

۞ أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ بَدَّلُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ كُفْرًا وَأَحَلُّوا۟ قَوْمَهُمْ دَارَ ٱلْبَوَارِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem tere ilellezine beddelu ni'metallahi kufren ve ehallu kavmehum darel bevar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın verdiği nimeti nankörlükle karşılayanları ve milletlerini helak olacakları yere, yaslanacakları cehenneme götürenleri görmüyor musun?

Kaynakta 28–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا ۖ وَبِئْسَ ٱلْقَرَارُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

cehennem yaslevneha ve bi'sel karar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın verdiği nimeti nankörlükle karşılayanları ve milletlerini helak olacakları yere, yaslanacakları cehenneme götürenleri görmüyor musun?

Kaynakta 28–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِهِۦ ۗ قُلْ تَمَتَّعُوا۟ فَإِنَّ مَصِيرَكُمْ إِلَى ٱلنَّارِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cealu lillahi endaden li yudıllu an sebilih kul temetteu fe inne masirekum ilen nar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın yolundan sapıtmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: "Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır."

قُل لِّعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَـٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خِلَـٰلٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul li ibadiyellezine amenu yukimus salate ve yunfiku mimma razaknahum sirren ve alaniyeten min kabli en ye'tiye yevmun la bey'un fihi ve la hilal

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnanan kullarıma söyle, namazı kılsınlar; alışveriş ve dostluğun olmayacağı günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli sarfetsinler.

ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزْقًا لَّكُمْ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلْفُلْكَ لِتَجْرِىَ فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلْأَنْهَـٰرَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

allahullezi halakas semavati vel arda ve enzele mines semai maen fe ahrece bihi mines semerati rızkan lekum ve sehhare lekumul fulke li tecriye fil bahri bi emrih ve sehhare lekumul enhar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.

Kaynakta 32–33. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ دَآئِبَيْنِ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve sehhare lekumuş şemse vel kamere daibeyn ve sehhare lekumul leyle ven nehar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.

Kaynakta 32–33. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ ۚ وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ ۗ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve atakum min kulli ma se'eltumuh ve in teuddu ni'metallahi la tuhsuhainnel insane le zalumun keffar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ رَبِّ ٱجْعَلْ هَـٰذَا ٱلْبَلَدَ ءَامِنًا وَٱجْنُبْنِى وَبَنِىَّ أَن نَّعْبُدَ ٱلْأَصْنَامَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iz kale ibrahimu rabbic'al hazel belede aminen vecnubni ve beniyye en na'budel asnam

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."

رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ ۖ فَمَن تَبِعَنِى فَإِنَّهُۥ مِنِّى ۖ وَمَنْ عَصَانِى فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbi innehunne adlelne kesiren minen nas fe men tebiani fe innehu minni ve men asani fe inneke ğafurun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbim! O putlar çok insanları saptırdı; bana uyan bendendir, bana karşı gelen kimseyi Sana bırakırım; Sen bağışlarsın, merhamet edersin."

رَّبَّنَآ إِنِّىٓ أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِى بِوَادٍ غَيْرِ ذِى زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ ٱلْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجْعَلْ أَفْـِٔدَةً مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهْوِىٓ إِلَيْهِمْ وَٱرْزُقْهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbena inni eskentu min zurriyyeti bi vadin ğayri zi zer'ın inde beytilkel muharremi rabbena li yukimus salate fec'al ef'ideten minen nasi tehvi ileyhim verzukhum mines semerati leallehum yeşkurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan kimini, namaz kılabilmeleri için Senin kutsal evinin yanında, ziraata elverişsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! İnsanların gönüllerini onlara meylettir, şükretmeleri için onları ürünlerle rızıklandır."

رَبَّنَآ إِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفِى وَمَا نُعْلِنُ ۗ وَمَا يَخْفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbena inneke ta'lemu ma nuhfi ve ma nu'lin ve ma yahfa alallahi min şey'infil ardı ve la fis sema

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbimiz! Doğrusu Sen gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz."

ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى وَهَبَ لِى عَلَى ٱلْكِبَرِ إِسْمَـٰعِيلَ وَإِسْحَـٰقَ ۚ إِنَّ رَبِّى لَسَمِيعُ ٱلدُّعَآءِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

elhamdulillahillezi vehebe li alel kiberi ismaile ve ishak inne rabbi le semiud dua

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Kocamışken, bana İsmail ve İshak'ı veren Allah'a hamdolsun. Doğrusu Rabbim duaları işitendir."

رَبِّ ٱجْعَلْنِى مُقِيمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّيَّتِى ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَآءِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbic'alni mukimas salati ve min zurriyyeti rabbena ve tekabbel dua

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbim! Beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur."

رَبَّنَا ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ ٱلْحِسَابُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbenağfirli ve li valideyye ve lil mu'minine yevme yekumul hisab

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, anamı babamı ve inananları bağışla."

وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ غَـٰفِلًا عَمَّا يَعْمَلُ ٱلظَّـٰلِمُونَ ۚ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ ٱلْأَبْصَـٰرُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tahsebennallahe ğafilen amma ya'meluz zalimun innema yuahhıruhum li yevmin teşhasu fihil ebsar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sakın Allah'ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma; gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne kadar onları ertelemektedir.

مُهْطِعِينَ مُقْنِعِى رُءُوسِهِمْ لَا يَرْتَدُّ إِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْ ۖ وَأَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَآءٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

muhtıine muknii ruusihim la yerteddu ileyhim tarfuhum ve ef'idetuhum heva'

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün başları kalkmış, gözleri kendilerine dönemeyecek şekilde sabit kalmış, gönülleri bomboş halde koşup duracaklardır.

وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ ۗ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve enzirin nase yevme ye'tihimul azabu fe yekulullezine zalemu rabbena ahhırna ila ecelin karibin nucib da'veteke ve nettebiır rusul e ve lem tekunu aksemtum min kablu ma lekum min zeval

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: "Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım" derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.

Kaynakta 44–45. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَسَكَنتُمْ فِى مَسَـٰكِنِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ ٱلْأَمْثَالَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve sekentum fi mesakinillezine zalemu enfusehum ve tebeyyene lekum keyfe fealna bihimve darabna lekumul emsal

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: "Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım" derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.

Kaynakta 44–45. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَقَدْ مَكَرُوا۟ مَكْرَهُمْ وَعِندَ ٱللَّهِ مَكْرُهُمْ وَإِن كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ ٱلْجِبَالُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kad mekeru mekrehum ve indallahi mekruhum ve in kane mekruhum li tezule minhul cibal

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz onlar düzenlerini kurdular; oysa dağları yerinden oynatacak olsa bile, bu düzenleri hep Allah'ın elindeydi.

فَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ مُخْلِفَ وَعْدِهِۦ رُسُلَهُۥٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe la tahsebennallahe muhlife va'dihi rusuleh innallahe azizun zuntikam

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yerin başka bir yerle, göklerin de başka göklerle değiştirildiği, her şeye üstün gelen tek Allah'ın huzuruna çıktıkları günde, sakın Allah'ın peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma; doğrusu Allah güçlüdür, öç alandır.

Kaynakta 47–48. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يَوْمَ تُبَدَّلُ ٱلْأَرْضُ غَيْرَ ٱلْأَرْضِ وَٱلسَّمَـٰوَٰتُ ۖ وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ ٱلْوَٰحِدِ ٱلْقَهَّارِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme tubeddelul ardu ğayrel ardı ves semavatu ve berezu lillahil vahıdil kahhar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yerin başka bir yerle, göklerin de başka göklerle değiştirildiği, her şeye üstün gelen tek Allah'ın huzuruna çıktıkları günde, sakın Allah'ın peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma; doğrusu Allah güçlüdür, öç alandır.

Kaynakta 47–48. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَتَرَى ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ مُّقَرَّنِينَ فِى ٱلْأَصْفَادِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve terel mucrimine yevme izin mukarrenine fil asfad

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün.

سَرَابِيلُهُم مِّن قَطِرَانٍ وَتَغْشَىٰ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

serabiluhum min katıranin ve tağşa vucuhehumun nar

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gömlekleri katrandan olacak, yüzlerini ateş bürüyecektir.

لِيَجْزِىَ ٱللَّهُ كُلَّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

li yecziyallahu kulle nefsin ma kesebet innallahe seriul hısab

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, Allah herkese yaptığının karşılığını vereceği için böyledir. Doğrusu Allah hesabı çabuk görür.

هَـٰذَا بَلَـٰغٌ لِّلنَّاسِ وَلِيُنذَرُوا۟ بِهِۦ وَلِيَعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا هُوَ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌ وَلِيَذَّكَّرَ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَـٰبِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

haza belağun lin nasi ve li yunzeru bihi ve li ya'lemu ennema huve ilahun vahidun ve li yezzekkere ulul elbab

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu Kuran, onunla uyarılsınlar ve tek bir Tanrı bulunduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara tebliğ edilmiştir.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler