۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
15. SURE · 99 AYET

Hicr Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

الٓر ۚ تِلْكَ ءَايَـٰتُ ٱلْكِتَـٰبِ وَقُرْءَانٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

elif lam ra tilke ayatul kitabi ve kur'anin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rubema yeveddullezine keferu lev kanu muslimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

zerhum ye'kulu ve yetemetteu ve yulhihimul emelu fe sevfe ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma ehlekna min karyetin illa ve leha kitabun ma'lum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma tesbiku min ummetin eceleha ve ma yeste'hırun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.

وَقَالُوا۟ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalu ya eyyuhellezi nuzzile aleyhiz zikru inneke le mecnun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.

Kaynakta 6–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lev ma te'tina bil melaiketi in kunte minas sadıkin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.

Kaynakta 6–7. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًا مُّنظَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma nunezzilul melaikete illa bil hakkı ve ma kanu izen munzarin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَـٰفِظُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna nahnu nezzelnez zikre ve inna lehu le hafizun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad erselna min kablike fi şiyaıl evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma ye'tihim min resulin illa kanu bihi yestehziun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.

كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezalike neslukuhu fi kulubil mucrimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

Kaynakta 12–13. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ ۖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la yu'minune bihi ve kad halet sunnetul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

Kaynakta 12–13. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev fetahna aleyhim baben mines semai fe zallu fihi ya'rucun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.

Kaynakta 14–15. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَـٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

le kalu innema sukkiret ebsaruna bel nahnu kavmun meshurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.

Kaynakta 14–15. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّـٰهَا لِلنَّـٰظِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad cealna fis semai burucen ve zeyyennaha lin nazırin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.

وَحَفِظْنَـٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَـٰنٍ رَّجِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve hafıznaha min kulli şeytanin recim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.

إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla menisterakas sem'a fe etbeahu şihabun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَـٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْزُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vel arda medednaha ve elkayna fiha revasiye ve enbetna fiha min kulli şey'in mevzun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.

وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَـٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cealna lekum fiha meayişe ve men lestum lehu bi razıkin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُومٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in min şey'in illa indena hazainuhu ve ma nunezziluhu illa bi kaderin ma'lum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.

وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَـٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَسْقَيْنَـٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَـٰزِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve erselner riyaha levakıha fe enzelna mines semai maen fe eskaynakumuh ve ma entum lehu bi hazinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.

وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inna le nahnu nuhyi ve numitu ve nahnul varisun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.

وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad alimnel mustakdimine minkum ve le kad alimnel muste'hırin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ ۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke huve yahşuruhum innehu hakimun alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ مِن صَلْصَـٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad halaknel insane min salsalin min hamein mesnun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.

وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَـٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vel canne halaknahu min kablu min naris semum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Cinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّى خَـٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَـٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iz kale rabbuke lil melaiketi inni halikun beşeren min salsalin min hamein mesnun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.

Kaynakta 28–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَـٰجِدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe iza sevveytuhu ve nefahtu fihi min ruhi fekau lehu sacidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.

Kaynakta 28–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَسَجَدَ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe secedel melaiketu kulluhum ecmaun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.

Kaynakta 30–31. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla iblis eba en yekune meas sacidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.

Kaynakta 30–31. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ يَـٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale ya iblisu ma leke ella tekune meas sacidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?" dedi.

قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَـٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsalin min hamein mesnun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale fahruc minha fe inneke recim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.

Kaynakta 34–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne aleykel la'nete ila yevmid din

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.

Kaynakta 34–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbi fe enzırni ila yevmi yub'asun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale fe inneke minel munzarin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.

Kaynakta 37–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇la yevmil vaktil ma'lum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.

Kaynakta 37–38. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbi bi ma ağveyteni le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le uğviyennehum ecmein

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.

Kaynakta 39–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla ıbadeke minhumul muhlasin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.

Kaynakta 39–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ هَـٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale haza sıratun aleyye mustekim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."

Kaynakta 41–42. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَـٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne ıbadi leyse leke aleyhim sultanun illa menittebeake minel ğavin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."

Kaynakta 41–42. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne cehenneme le mev'ıduhum ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."

لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

leha seb'atu ebvab likulli babin minhum cuz'un maksum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnel muttekine fi cennatin ve uyun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَـٰمٍ ءَامِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

udhuluha bi selamin aminin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Oraya güven içinde, esenlikle girin" denilir.

وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve neza'na ma fi sudurihim min ğıllin ıhvanen ala sururin mutekabilin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.

لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la yemessuhum fiha nasabun ve ma hum minha bi muhrecin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

۞ نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

nebbi' ibadi enni enel ğafurur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.

Kaynakta 49–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve enne azabi huvel azabul elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.

Kaynakta 49–50. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve nebbi'hum an dayfi ibrahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara İbrahim'in konuklarını da anlat:

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَـٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z dehalu aleyhi fe kalu selama kale inna minkum vecilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

Kaynakta 52–53. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَـٰمٍ عَلِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu la tevcel inna nubeşşiruke bi ğulamin alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

Kaynakta 52–53. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale e beşşertumuni ala en messeniyel kiberu fe bime tubeşşirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:

قَالُوا۟ بَشَّرْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَـٰنِطِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu beşşernake bil hakkı fe la tekun minel kanıtin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.

قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale ve men yaknetu min rahmeti rabbihi illad dallun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"

Kaynakta 56–57. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale fe ma hatbukum eyyuhel murselun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"

Kaynakta 56–57. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu inna ursilna ila kavmin mucrimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Kaynakta 58–60. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla ale lut inna le muneccuhum ecma'in

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Kaynakta 58–60. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ ۙ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَـٰبِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇llemre'etehu kadderna inneha le minel ğabirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

Kaynakta 58–60. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma cae ale lutınil murselun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Kaynakta 61–62. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale innekum kavmun munkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Kaynakta 61–62. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَـٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu bel ci'nake bi ma kanu fihi yemterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Kaynakta 63–65. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأَتَيْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve eteynake bil hakkı ve inna le sadikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Kaynakta 63–65. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَـٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli vettebı' edbarehum ve la yeltefit minkum ehadun vamdu haysu tu'merun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

Kaynakta 63–65. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kadayna ileyhi zalikel emre enne dabire haulai maktuun musbihin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.

وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cae ehlul medineti yestebşirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şehir halkı, sevinerek geldiler.

قَالَ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale inne haulai dayfi fe la tefdahun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.

Kaynakta 68–69. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vettekullahe ve la tuhzun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.

Kaynakta 68–69. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu e ve lem nenheke anil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler.

قَالَ هَـٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَـٰعِلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale haulai benati in kuntum failin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Lut: "Alacaksanız, işte benim kızlarım" dedi.

لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

le amruke innehum le fi sekretihim ya'mehun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ehazethumus sayhatu muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.

فَجَعَلْنَا عَـٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe cealna aliyeha safileha ve emterna aleyhim hıcareten min siccil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayatin lil mutevessimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inneha le bi sebilin mukim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayeten lil mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunda inananlar için ibret vardır.

وَإِن كَانَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in kane ashabul eyketi le zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fentekamna minhum ve innehuma le bi imamin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.

وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad kezzebe ashabul hıcril murselin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.

وَءَاتَيْنَـٰهُمْ ءَايَـٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ateynahum ayatina fe kanu anha mu'rıdin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.

وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kanu yanhıtune minel cibali buyuten aminin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ehazethumus sayhatu musbıhin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.

فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ma ağna anhum ma kanu yeksibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ ۖ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma halaknes semavati vel arda ve ma beynehuma illa bil hakk ve innes saate le atiyetun fasfehıs safhal cemil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّـٰقُ ٱلْعَلِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne rabbeke huvel hallakul alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَـٰكَ سَبْعًا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad ateynake seb'an minel mesani vel kur'anel azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la temuddenne ayneyke ila ma metta'na bihi ezvacen minhum ve la tahzen aleyhim vahfıd cenahake lil mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.

وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kul inni enen nezirul mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."

كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ke ma enzelna alel muktesimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Kaynakta 90–93. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine cealul kur'ane ıdin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Kaynakta 90–93. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ve rabbike le nes'elennehum ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Kaynakta 90–93. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

amma kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Kaynakta 90–93. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fasda' bi ma tu'meru ve a'rıd anil muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.

إِنَّا كَفَيْنَـٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna kefeynakel mustehziin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.

Kaynakta 95–96. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine yec'alune meallahi ilahen ahar fe sevfe ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.

Kaynakta 95–96. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad na'lemu enneke yadiku sadruke bi ma yekulun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّـٰجِدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sacidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

Kaynakta 98–99. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

va'bud rabbeke hatta ye'tiyekel yakin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

Kaynakta 98–99. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler