۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
50. SURE · 45 AYET

Kâf Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

قٓ ۚ وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْمَجِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kaf vel kur'anil mecid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kaf. Şanlı Kuran'a and olsun.

بَلْ عَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ فَقَالَ ٱلْكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا شَىْءٌ عَجِيبٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel acibu en caehum munzirun minhum fe kalel kafirune haza şey'un acibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler.

Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ۖ ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e iza mitna ve kunna turaba zalike rec'un baidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler.

Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنقُصُ ٱلْأَرْضُ مِنْهُمْ ۖ وَعِندَنَا كِتَـٰبٌ حَفِيظٌۢ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kad alimna ma tenkusul ardu minhum ve indena kitabun hafizun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan kimlerin ölüp toprağa karıştığını biliyoruz. Katımızda her şeyi unutulmaktan koruyan bir kitap vardır.

بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ فَهُمْ فِىٓ أَمْرٍ مَّرِيجٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bel kezzebu bil hakkı lemma caehum fe hum fi emrin mericin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.

أَفَلَمْ يَنظُرُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَـٰهَا وَزَيَّنَّـٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe lem yanzuru iles semai fevkahum keyfe beneynaha ve zeyyennaha ve ma leha min furucin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişizdir bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yoktur.

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَـٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vel arda medednaha ve elkayna fiha revasiye ve enbetna fiha min kulli zevcin behicin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.

Kaynakta 7–8. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tebsıraten ve zikra li kulli abdin munibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.

Kaynakta 7–8. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَنَزَّلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً مُّبَـٰرَكًا فَأَنۢبَتْنَا بِهِۦ جَنَّـٰتٍ وَحَبَّ ٱلْحَصِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve nezzelna mines semai maen mubareken fe enbetna bihi cennatin ve habbel hasidi

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kaynakta 9–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱلنَّخْلَ بَاسِقَـٰتٍ لَّهَا طَلْعٌ نَّضِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ven nahle basikatin leha tal'un nadidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kaynakta 9–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

رِّزْقًا لِّلْعِبَادِ ۖ وَأَحْيَيْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا ۚ كَذَٰلِكَ ٱلْخُرُوجُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rızkan lil ibadi ve ahyeyna bihi beldeten meyta kezalikel hurucu

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kaynakta 9–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَأَصْحَـٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezzebet kablehum kavmu nuhın ve ashabur ressi ve semudu

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَإِخْوَٰنُ لُوطٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve adun ve fir'avnu ve ihvanu lutın

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأَصْحَـٰبُ ٱلْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍ ۚ كُلٌّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ashabul eyketi ve kavmu tubbain kullun kezzeber rusule fe hakka vaidi

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَعَيِينَا بِٱلْخَلْقِ ٱلْأَوَّلِ ۚ بَلْ هُمْ فِى لَبْسٍ مِّنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe ayina bil halkıl evvel bel hum fi lebsin min halkın cedid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz ilk yaratışta yorulduk mu? Hayır; onlar yeniden yaratılmaktan şüphe etmektedirler.

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِۦ نَفْسُهُۥ ۖ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad halaknel insane ve na'lemu ma tuvesvisu bihi nefsuh ve nahnu akrebu ileyhi min hablil veridi

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.

إِذْ يَتَلَقَّى ٱلْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z yetelakkal mutelakkiyani anil yemini ve aniş şimali kaidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.

Kaynakta 17–18. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma yelfızu min kavlin illa ledeyhi rakibun atidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.

Kaynakta 17–18. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَجَآءَتْ سَكْرَةُ ٱلْمَوْتِ بِٱلْحَقِّ ۖ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve caet sekretul mevti bil hakk zalike ma kunte minhu tehidu

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir, ey insan, işte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir.

وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve nufiha fis sur zalike yevmul vaidi

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sura üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür.

وَجَآءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّعَهَا سَآئِقٌ وَشَهِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve caet kullu nefsin meaha saikun ve şehidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Her can, kendisiyle beraber bir sürücü ve şahit bulunduğu halde gelir.

لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَـٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lekad kunte fi ğafletin min haza fe keşefna anke ğıtaeke fe besarukel yevme hadidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ona: "And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir" denir.

وَقَالَ قَرِينُهُۥ هَـٰذَا مَا لَدَىَّ عَتِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kale karinuhu haza ma ledeyye atid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yanındaki melek: "İşte bu yanımdaki hazırdır" der.

أَلْقِيَا فِى جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

elkıya fi cehenneme kulle keffarin anidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kaynakta 24–26. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُّرِيبٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

mennaın lil hayri mu'tedin muribin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kaynakta 24–26. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِى جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلشَّدِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezi ceale meallahi ilahen ahara fe elkıyahu fil azabiş şedidi

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kaynakta 24–26. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

۞ قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطْغَيْتُهُۥ وَلَـٰكِن كَانَ فِى ضَلَـٰلٍۭ بَعِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale karinuhu rabbena ma etğaytuhu ve lakin kane fi dalalin baidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yanındaki şeytan: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı" der.

قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا۟ لَدَىَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale la tahtesımu ledeyye ve kad kaddemtu ileykum bil vaidi

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.

Kaynakta 28–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ وَمَآ أَنَا۠ بِظَلَّـٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma yubeddelul kavlu ledeyye ve ma ene bi zallamin lil abid

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.

Kaynakta 28–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme nekulu li cehenneme helimtele'ti ve tekulu hel min mezidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz, o: "Daha var mı?" der.

وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve uzlifetil cennetu lil muttekine ğayre baidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır, zaten uzakta değildir.

هَـٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

haza ma tuadune li kulli evvabin hafiz

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kaynakta 32–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَـٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

men haşiyer rahmane bil ğaybi ve cae bi kalbin munibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kaynakta 32–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَـٰمٍ ۖ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُلُودِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

udhuluha bi selam zalike yevmul hulud

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kaynakta 32–34. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lehum ma yeşaune fiha ve ledeyna mezidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada dilediklerini bulurlar. Katımızda fazlası da vardır.

وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًا فَنَقَّبُوا۟ فِى ٱلْبِلَـٰدِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kem ehlekna kablehum min karnin hum eşeddu minhum batşen fe nakkabu fil bilad hel min mahisin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı?

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le zikra li men kane lehu kalbun ev elkas sem'a ve huve şehidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad halaknes semavati vel arda ve ma beynehuma fi sitteti eyyamin ve ma messena min luğub

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.

فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fasbir ala ma yekulune ve sebbih bi hamdi rabbike kable tuluış şemsi ve kablel ğurub

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söylediklerine sabret; Rabbini, güneşin doğmasından önce ve batışından önce överek tesbih et.

وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَـٰرَ ٱلسُّجُودِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve minel leyli fe sebbihhu ve edbares sucudi

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.

وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vestemi' yevme yunadil munadi min mekanin karib

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme yesmeunes sayhate bil hakk zalike yevmul huruci

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.

إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna nahnu nuhyi ve numitu ve ileynel masiru

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Biz diriltiriz, Biz öldürürüz, dönüş Bize'dir.

يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ۚ ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme teşakkakul ardu anhum siraa zalike haşrun aleyna yesirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün, yer yarılır, onlar çabucak ayrılır; bu, Bize göre kolay bir toplamadır.

نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ ۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ ۖ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

nahnu a'lemu bi ma yekulune ve ma ente aleyhim bi cebbarin fe zekkir bil kur'ani men yehafu vaidi

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler