Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
نٓ ۚ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUnun vel kalemi ve ma yesturun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
Kaynakta 1–2. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUma ente bi ni'meti rabbike bi mecnun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
Kaynakta 1–2. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inne leke le ecren ğayre memnun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inneke le ala hulukın azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe se tubsıru ve yubsırun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kaynakta 5–6. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ
TÜRKÇE OKUNUŞUbi eyyikumul meftun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kaynakta 5–6. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne rabbeke huve a'lemu bi men dalle an sebilihi ve huve a'lemu bil muhtedin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.
فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe la tutııl mukezzibin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;
وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUveddu lev tudhinu fe yudhinun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.
وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve la tutı' kulle hallafin mehin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kaynakta 10–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
هَمَّازٍ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUhemmazin meşşain bi nemim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kaynakta 10–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUmennaın lil hayri mu'tedin esim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kaynakta 10–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUutullin ba'de zalike zenim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kaynakta 10–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUen kane za malin ve benin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Kaynakta 10–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇za tutla aleyhi ayatuna kale esatirul evvelin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: "Öncekilerin masalları" der.
سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ
TÜRKÇE OKUNUŞUse nesimuhu alel hurtum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.
إِنَّا بَلَوْنَـٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَـٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna belevnahum ke ma belevna ashabel cenneh iz aksemule yasri munneha musbihin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Kaynakta 17–18. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَلَا يَسْتَثْنُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve la yestesnun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Kaynakta 17–18. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe tafe aleyha taifun min rabbike ve hum naimun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Kaynakta 19–20. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe asbahat kes sarim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Kaynakta 19–20. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe tenadev musbihin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Kaynakta 21–22. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَـٰرِمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUenığdu ala harsikum in kuntum sarımin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Kaynakta 21–22. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَـٰفَتُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfentaleku ve hum yetehafetun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Kaynakta 23–24. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUen la yedhulennehel yevme aleykum miskin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Kaynakta 23–24. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍ قَـٰدِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ğadev ala hardin kadirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.
فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe lemma reevha kalu inna le dallun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Kaynakta 26–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUbel nahnu mahrumun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Kaynakta 26–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkale evsatuhum e lem ekul lekum levla tusebbihun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.
قَالُوا۟ سُبْحَـٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَـٰلِمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkalu subhane rabbina inna kunna zalimin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.
فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَـٰوَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe akbele ba'duhum ala ba'dın yetelavemun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Birbirlerini yermeye başladılar.
قَالُوا۟ يَـٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَـٰغِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkalu ya veylena inna kunna tağin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."
عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUasa rabbuna en yubdilena hayren minha inna ila rabbina rağıbun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."
كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ ۖ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkezalikel azab ve le azabul ahıreti ekber lev kanu ya'lemun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne lil muttekine ınde rabbihim cennatin naim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.
أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe necalul muslimine kel mucrimin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?
مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUma lekum keyfe tahkumun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
أَمْ لَكُمْ كِتَـٰبٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUem lekum kitabun fihi tedrusun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?
إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne lekum fihi lema tehayyerun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
أَمْ لَكُمْ أَيْمَـٰنٌ عَلَيْنَا بَـٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۙ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUem lekum eymanun aleyna baliğatun ila yevmil kıyameti inne lekum lema tahkumun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?
سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUsel hum eyyuhum bi zalike zeim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?"
أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَـٰدِقِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUem lehum şurekau fel ye'tu bi şurekaihim in kanu sadikin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.
يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUyevme yukşefu an sakın ve yud'avne iles sucudi fe la yestetiun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
Kaynakta 42–43. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
خَـٰشِعَةً أَبْصَـٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۖ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَـٰلِمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUhaşiaten ebsaruhum terhekuhum zilleh ve kad kanu yud'avne iles sucudi ve hum salimun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
Kaynakta 42–43. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ ۖ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe zerni ve men yukezzibu bi hazel hadis se nestedricuhum min haysu la ya'lemun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
وَأُمْلِى لَهُمْ ۚ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve umli lehum inne keydi metin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.
أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUem tes'eluhum ecren fe hum min mağremin muskalun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.
أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUem inde humul ğaybu fehum yektubun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?
فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUfasbir li hukmi rabbike ve la tekun ke sahıbil hut iz nada ve huve mekzum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.
لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUlevla en tedarekehu ni'metun min rabbihi le nubize bil arai ve huve mezmum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.
فَٱجْتَبَـٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfectebahu rabbuhu fe cealehu mines salihin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
Kaynakta 50–51. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَـٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve in yekadullezine keferu le yuzlikuneke bi ebsarihim lemma semiuz zikra ve yekulune innehu le mecnun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
Kaynakta 50–51. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَـٰلَمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma huve illa zikrun lil alemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.