۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
69. SURE · 52 AYET

Hâkka Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

ٱلْحَآقَّةُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

el hakkah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gerçekleşecek olan!

مَا ٱلْحَآقَّةُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

mel hakkah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nedir o gerçekleşecek olan gün?

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma edrake mel hakkah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gerçekleşecek olanın ne olduğunu sana ne bildirir?

كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezzebet semudu ve adun bil kariah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar.

فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe emma semudu fe uhliku bit tağıyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu yüzden Semud milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi.

وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve emma adun fe uhliku bi rihın sarsarin atiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ad milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi.

سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَـٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

sehhareha aleyhim seb'a leyalin ve semaniyete eyyamin husumen fe terel kavme fiha sar'a ke ennehum a'cazu nahlin haviyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün, estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.

فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe hel tera lehum min bakıyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan arda kalmış bir şey görür müsün?

وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَـٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cae fir'avnu ve men kablehu vel mu'tefikatu bil hatıeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş kasabalarda oturanlar da suç işlemişlerdi.

فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe asav resule rabbihim fe ehazehum ahzeten rabiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbinin peygamberine baş kaldırmışlardı. Bunun üzerine Rableri onları şiddeti arttıkça artan bir şekilde yakaladı.

إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَـٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna lemma tağal mau hamelnakum fil cariyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

Kaynakta 11–12. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

li nec'aleha lekum tezkireten ve teıyeha uzunun vaıyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

Kaynakta 11–12. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe iza nufiha fis suri nefhatun vahıdeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

Kaynakta 13–15. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve humiletil ardu vel cibalu fe dukketa dekketen vahıdeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

Kaynakta 13–15. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe yevme izin vekaatil vakıah

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

Kaynakta 13–15. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ven şakkatis semau fe hiye yevme izin vahiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gök yarılır; o gün düzeni bozulur.

وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَـٰنِيَةٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vel meleku ala ercaiha ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevme izin semaniyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir.

يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme izin tu'radune la tahfa minkum hafiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün siz huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz.

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَـٰبِيَهْ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe emma men utiye kitabehu bi yeminihi fe yekulu haumukreu kitabiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.

Kaynakta 19–20. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَـٰقٍ حِسَابِيَهْ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni zanentu enniy mülakın hısabiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.

Kaynakta 19–20. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe huve fi işetin radıyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Kaynakta 21–23. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fi cennetin aliyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Kaynakta 21–23. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kutufuha daniyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Kaynakta 21–23. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kulu veşrebu henien bima esleftum fil eyyamil haliyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz."

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَـٰبِيَهْ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve emma men utiye kitabehu bi şimalihi fe yekulu ya leyteni lem ute kitabiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Kaynakta 25–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lem edri ma hısabiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Kaynakta 25–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يَـٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ya leyteha kanetil kadiyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Kaynakta 25–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma ağna anni maliyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Kaynakta 25–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

هَلَكَ عَنِّى سُلْطَـٰنِيَهْ

TÜRKÇE OKUNUŞU

heleke anni sultaniyeh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Kaynakta 25–29. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

خُذُوهُ فَغُلُّوهُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

huzuhu fe ğulluh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İlgililere şöyle buyurulur: "O'nu alın, bağlayın."

ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summel cahime salluh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sonra cehenneme yaslayın"

ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe fi silsiletin zer'uha seb'une ziraan feslukuh

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun";

إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnehu kane la yu'minu billahil azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Çünkü, o, yüce Allah'a inanmazdı."

وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la yahuddu ala taamil miskin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi."

فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَـٰهُنَا حَمِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe leyse lehul yevme hahuna hamim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur."

وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la taamun illa min ğıslin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

Kaynakta 36–37. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَـٰطِـُٔونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la ye'kuluhu illel hatiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

Kaynakta 36–37. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe la uksımu bima tubsırun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Kaynakta 38–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَا لَا تُبْصِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma la tubsırun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Kaynakta 38–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnehu le kavlu resulun kerimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Kaynakta 38–40. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma huve bi kavli şairin kalilin ma tu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz!

وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la bi kavli kahin kalilen ma tezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kahin sözü de değildir; ne az düşünüyorsunuz!

تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tenzilun min rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kuran, Alemlerin Rabbinden indirilmedir.

وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev tekavvele aleyna ba'dal ekavil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

Kaynakta 44–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

le ehazna minhu bil yemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

Kaynakta 44–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe le kata'na minhul vetin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

Kaynakta 44–46. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَـٰجِزِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ma minkum min ehadin anhu hacizin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.

وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu le tezkiretun lil muttekin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Kuran Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inna le na'lemu enne minkum mukezzibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.

وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu le hasretun alel kafirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Kuran, inkarcılar için bir üzüntüdür.

وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu le hakk'ul yakin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, şüphesiz kesin gerçektir.

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe sebbıh bismi rabbikel azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Öyleyse çok büyük olan Rabbinin adını tesbih et.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler