Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUse ele sailun bi azabin vakı'n
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لِّلْكَـٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUlil kafirine leyse lehu dafi'
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ
TÜRKÇE OKUNUŞUminallahi zil mearic
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
تَعْرُجُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUta'rucul melaiketu ver ruhu ileyhi fi yevmin kane mikdaruhu hamsine elfe seneh
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.
فَٱصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUfasbir sabren cemila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Güzel güzel sabret;
إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehum yerevnehu baida
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu inkarcılar azabı uzak görüyorlar.
وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve nerahu kariba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ama biz onu yakın görmekteyiz.
يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ
TÜRKÇE OKUNUŞUyevme tekunus semau kel muhl
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Gök, o gün, erimiş maden gibi olur.
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve tekunul cibalu kel ıhn
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dağlar da atılmış pamuğa döner.
وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve la yes'elu hamimun hamima
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz.
يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ
TÜRKÇE OKUNUŞUyubassarunehum yeveddul mucrimu lev yeftedi min azabi yevmi izin bi benih
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Kaynakta 11–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve sahıbetihi ve ahih
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Kaynakta 11–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve fasiletihilleti tu'vih
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Kaynakta 11–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve men fil ardı cemi'an summe yuncih
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Kaynakta 11–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
كَلَّآ ۖ إِنَّهَا لَظَىٰ
TÜRKÇE OKUNUŞUkella inneha leza
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Kaynakta 15–18. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ
TÜRKÇE OKUNUŞUnezzaaten liş şeva
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Kaynakta 15–18. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ
TÜRKÇE OKUNUŞUted'u men edbera ve tevella
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Kaynakta 15–18. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ
TÜRKÇE OKUNUŞUve cemea fe ev'a
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Kaynakta 15–18. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
۞ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnel insane hulika helua
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsan gerçekten pek huysuz yaratılmıştır:
إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇za messehuş şerru cezua
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Başına bir fenalık gelince feryat eder,
وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza messehul hayru menua
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bir iyiliğe uğrarsa onu herkesten meneder;
إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇llel musallin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Kaynakta 22–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUellezine hum ala salatihim daimun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Kaynakta 22–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUvellezine fi emvalihim hakkun ma'lum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Kaynakta 22–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ
TÜRKÇE OKUNUŞUlis saili vel mahrum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Kaynakta 22–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUvellezine yusaddikune bi yevmid din
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Kaynakta 22–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUvellezine hum min azabi rabbihim muşfikun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Kaynakta 22–27. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne azabe rabbihim ğayru me'mun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu Rablerinin azabından kimse güvende değildir.
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَـٰفِظُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUvellezine hum li furucihim hafizun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.
Kaynakta 29–30. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla ala ezvacihim ev ma meleket eymanuhum fe innehum ğayru melumin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.
Kaynakta 29–30. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe menibteğa verae zalike fe ulaike humul adun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir.
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUvellezine hum li emanatihim ve ahdihim raun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,
وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَـٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUvellezine hum bi şehadatihim kaimun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şahidliklerini gereği gibi yapanlar,
وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUvellezine hum ala salatihim yuhafizun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Namazlarına riayet edenler,
أُو۟لَـٰٓئِكَ فِى جَنَّـٰتٍ مُّكْرَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUulaike fi cennatin mukremun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte onlar, cennetlerde ikram olunacak kimselerdir.
فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe ma lillezine keferu kıbeleke muhtıin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar?
Kaynakta 36–37. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUanil yemini ve aniş şimali ızin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar?
Kaynakta 36–37. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUe yatmeu kullumriin minhum en yudhale cennete naim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlardan herbiri nimet bahçesine konulacağını mı umuyor?
كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَـٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkella inna halaknahum mimma ya'lemun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır.
فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَـٰرِقِ وَٱلْمَغَـٰرِبِ إِنَّا لَقَـٰدِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe la uksimu bi rabbil meşarikı vel meğaribi inna le kadirun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.
Kaynakta 40–41. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUala en nubeddile hayren minhum ve ma nahnu bi mesbukin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.
Kaynakta 40–41. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَـٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe zerhum yehudu ve yel'abu hatta yulaku yevme humullezi yuadun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar.
يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUyevme yahrucune minel ecdasi siraan ke ennehum ila nusubin yufidun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.
Kaynakta 43–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
خَـٰشِعَةً أَبْصَـٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUhaşi'aten ebsaruhum terhekuhum zilleh zalikel yevmullezi kanu yuadun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.
Kaynakta 43–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.