Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUveylun lil mutaffifin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUellezine izektalu alen nasi yestevfun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza kaluhum ev vezenuhum yuhsirun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Kaynakta 1–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUela yezunnu ulaike ennehum meb'usun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
Kaynakta 4–5. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUli yevmin azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
Kaynakta 4–5. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUyevme yekumun nasu li rabbil alemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.
كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUkella inne kitabel fuccari le fi siccin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma edrake ma siccin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?
كِتَـٰبٌ مَّرْقُومٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUkitabun merkum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O, yazılmış bir kitaptır.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUveylun yevmeizin lil mukezzibin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yalanlayanların o gün vay haline!
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUellezine yukezzibune bi yevmiddin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma yukezzıbu bihi illa kullu mu'tedin esim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇za tutla aleyhi ayatuna kale esatirul evvelin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.
كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkella bel rane ala kulubihim ma kanu yeksibun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.
كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkella innehum an rabbihim yevmeizin le mahcubun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.
ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUsumme innehum le salul cahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.
ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUsumme yukalu hazellezi kuntum bihi tukezzibun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkella inne kitabel ebrari lefi illiyyin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma edrake ma ılliyyun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?
كِتَـٰبٌ مَّرْقُومٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUkitabun merkum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
Kaynakta 20–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUyeşheduhul mukarrebun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
Kaynakta 20–21. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnel ebrare le fi naim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
Kaynakta 22–23. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUalel eraiki yenzurun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
Kaynakta 22–23. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUta'rifu fi vucuhihim nadraten naim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.
يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUyuskavne min rahikın mahtum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Kaynakta 25–26. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
خِتَـٰمُهُۥ مِسْكٌ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَـٰفِسُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUhitamuhu misk ve fi zalike fel yetenafesil mutenafisun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Kaynakta 25–26. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve mizacuhu min tesnim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
Kaynakta 27–28. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUaynen yeşrebu bihel mukarrabun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
Kaynakta 27–28. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnellezine ecremu kanu minellezine amenu yadhakun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza merru bihim yeteğamezune
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve izenkalebu ila ehlihimunkalebu fekihin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.
وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza reevhum kalu inne haulai ledallun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَـٰفِظِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma ursilu aleyhim hafızin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfelyevmellezine amenu minel kuffarı yadhakun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.
عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUalel eraiki yanzurun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
Kaynakta 35–36. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUhel suvvibel kuffaru ma kanu yef'alun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
Kaynakta 35–36. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.