وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا
veş şemsi ve duhaha
Güneşe ve onun ışığına,
Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali
Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا
veş şemsi ve duhaha
Güneşe ve onun ışığına,
وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
vel kameri iza telaha
Ardından gelmekte olan aya,
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
ven nehari iza cellaha
Onu ortaya koyan gündüze,
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا
vel leyli iza yağşaha
Onu bürüyen geceye,
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
ves semai ve ma benaha
Göğe ve onu yapana,
وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا
vel ardı ve ma tahaha
Yere ve onu yayana,
وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّىٰهَا
ve nefsin ve ma sevvaha
Kişiye ve onu şekillendirene,
فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا
fe elhemeha fucureha ve takvaha
Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki:
قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
kad efleha men zekkaha
Kendini arıtan saadete ermiştir.
وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
ve kad habe men dessaha
Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ
kezzebet semudu bi tağvaha
Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.
Kaynakta 11–12. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا
i̇zin baase eşkaha
Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.
Kaynakta 11–12. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَـٰهَا
fe kale lehum resulullahi nakatallahi ve sukyaha
Allah'ın peygamberi onlara, Allah'ın devesini göstermiş ve: "Allah'ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın" demişti.
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا
fe kezzebuhu fe akaruha fe demdeme aleyhim rabbuhum bi zenbihim fe sevvaha
Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları.
وَلَا يَخَافُ عُقْبَـٰهَا
ve la yehafu ukbaha
Bu işin sonundan O'nun korkusu yoktur.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.