۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
26. SURE · 227 AYET

Şuarâ Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

طسٓمٓ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ta sin mim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ta, Sin, Mim.

تِلْكَ ءَايَـٰتُ ٱلْكِتَـٰبِ ٱلْمُبِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tilke ayatul kitabil mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunlar apaçık Kitap'ın ayetleridir.

لَعَلَّكَ بَـٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lealleke bahıun nefseke ella yekunu mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin.

إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَـٰقُهُمْ لَهَا خَـٰضِعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n neşe' nunezzil aleyhim mines semai ayeten fe zallet a'nakuhum leha hadıin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ ٱلرَّحْمَـٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهُ مُعْرِضِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma ye'tihim min zikrin miner rahmani muhdesin illa kanu anhu mu'ridin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.

فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَـٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kad kezzebu fe seye'tihim enbau ma kanu bihi yestehziun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Evet, yalanladılar; alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır.

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلْأَرْضِ كَمْ أَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e ve lem yerev ilel ardı kem enbetna fiha min kulli zevcin kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yeryüzüne bakmazlar mı? Orada, bitkilerden nice güzel çiftler yetiştirmişizdir.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz bunlarda Allah'ın kudretine işaret vardır, ama çoğu inanmazlar.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iz nada rabbuke musa eni'til kavmez zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"

Kaynakta 10–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَوْمَ فِرْعَوْنَ ۚ أَلَا يَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kavme fir'avn e la yettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"

Kaynakta 10–11. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbi inni ehafu en yukezzibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَـٰرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve yadiku sadri ve la yentaliku lisani fe ersil ila harun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lehum aleyye zenbun fe ehafu en yaktulun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

Kaynakta 12–14. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ كَلَّا ۖ فَٱذْهَبَا بِـَٔايَـٰتِنَآ ۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale kella fezheba bi ayatina inna meakum mustemiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Kaynakta 15–17. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe'tiya fir'avne fe kula inna resulu rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Kaynakta 15–17. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

en ersil meana beni israil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti.

Kaynakta 15–17. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale e lem nurabbike fina veliden ve lebiste fina min umurike sinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi.

Kaynakta 18–19. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَـٰفِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve fealte fa'letekelleti fealte ve ente minel kafirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi.

Kaynakta 18–19. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale fealtuha izen ve ene mined dallin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Kaynakta 20–22. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ferartu minkum lemma hıftukum fe vehebe li rabbi hukmen ve cealeni minel murselin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Kaynakta 20–22. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tilke ni'metun temunnuha aleyye en abbedte beni israil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Kaynakta 20–22. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale fir'avnu ve ma rabbul alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun: "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi.

قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbus semavati vel ardı ve ma beynehuma in kuntum mukınin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "Kesin olarak inanacaksanız, bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.

قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale li men havlehu e la testemiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.

قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbukum ve rabbu abaikumul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.

قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale inne resulekumullezi ursile ileykum le mecnun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun, çevresindekilere: "Size gönderilen peygamberiniz şüphesiz delidir" dedi.

قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbul meşrıkı vel mağribi ve ma beynehuma in kuntum ta'kılun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "Eğer akledebilen kimselerseniz bilin ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.

قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَـٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale leinittehazte ilahen ğayri le ec'alenneke minel mescunin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun: "Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim" dedi.

قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale e ve lev ci'tuke bi şey'in mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "Sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?" dedi.

قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale fe'ti bihi in kunte mines sadikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun: "Doğru sözlülerden isen haydi getir" dedi.

فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe elka asahu fe iza hiye su'banun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.

وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّـٰظِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve nezea yedehu fe iza hiye beydau lin nazırin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Elini çıkardı, bakanlara bembeyaz göründü.

قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَـٰذَا لَسَـٰحِرٌ عَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale lil melei havlehu inne haza le sahırun alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi.

Kaynakta 34–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yuridu en yuhricekum min ardıkum bi sıhrihi fe maza te'murun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi.

Kaynakta 34–35. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu ercih ve ehahu veb'as fil medaini haşirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler.

Kaynakta 36–37. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ye'tuke bi kulli sehharin alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler.

Kaynakta 36–37. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe cumias seharatu li mikati yevmin ma'lum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sihirbazlar, belirli bir günün bildirilen vaktinde toplandılar.

وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kile lin nasi hel entum muctemiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanlara: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَـٰلِبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

leallena nettebius seharate in kanu humul ğalibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sihirbazlar üstün gelirlerse biz de onlara uyarız" dediler.

فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُوا۟ لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَـٰلِبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma caes seharatu kalu li fir'avne e inne lena le ecran in kunna nahnul ğalibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sihirbazlar geldiklerinde, Firavun'a; "Biz üstün gelirsek, şüphesiz bize bir ücret vardır değil mi?" dediler.

قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale neam ve innekum izen le minel mukarrabin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi.

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale lehum musa elku ma entum mulkun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa onlara: "Ne atacaksanız atın" dedi.

فَأَلْقَوْا۟ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَـٰلِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe elkav hıbalehum ve ısıyyehum ve kalu bi izzeti fir'avne inna le nahnul ğalibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar da iplerini ve değneklerini attılar ve: "Firavun hakkı için, şüphesiz, biz üstün geleceğiz" dediler.

فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe elka musa asahu fe iza hiye telkafu ma ye'fikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine Musa değneğini attı; onların uydurduklarını yutmağa başlayıverdi.

فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَـٰجِدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ulkıyes seharatu sacidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Kaynakta 46–48. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu amenna bi rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Kaynakta 46–48. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

رَبِّ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbi musa ve harun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

Kaynakta 46–48. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ ۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَـٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale amentum lehu kable en azene lekum innehu le kebirukumullezi allemekumus sıhr fe le sevfe ta'lemun le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hılafin ve le usallibennekum ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Muhakkak ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; ellerinizi ayaklarınızı, and olsun, çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım" dedi.

قَالُوا۟ لَا ضَيْرَ ۖ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu la dayra inna ila rabbina munkalibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İman eden sihirbazlar: "Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inananların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız" dediler.

Kaynakta 50–51. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَـٰيَـٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nna natmeu en yağfira lena rabbuna hatayana en kunna evvelel mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İman eden sihirbazlar: "Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inananların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız" dediler.

Kaynakta 50–51. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

۞ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve evhayna ila musa en esri bi ıbadi innekum muttebeun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip edileceksiniz" diye vahyettik.

فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ersele fir'avnu fil medaini haşirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Kaynakta 53–56. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne haulai le şirzimetun kalilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Kaynakta 53–56. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehum lena le ğaizun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Kaynakta 53–56. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَـٰذِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inna le cemiun hazirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi.

Kaynakta 53–56. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأَخْرَجْنَـٰهُم مِّن جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ahracnahum min cennatin ve uyun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Kaynakta 57–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kunuzin ve makamin kerim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Kaynakta 57–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَـٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezalik ve evresnaha beni israil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Kaynakta 57–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe etbeuhum muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Firavun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına düştüler.

فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَـٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lemma terael cem'ani kale ashabu musa inna le mudrakun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları: "İşte yakalandık" dediler.

قَالَ كَلَّآ ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale kella inne maiye rabbi seyehdin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa: "Hayır; Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gösterecektir" dedi.

فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ ۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe evhayna ila musa enıdrib bi asakel bahr fenfeleka fe kane kullu firkın ket tavdil azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine Biz Musa'ya: "Değneğinle denize vur" diye vahyettik. Hemen deniz ikiye ayrıldı, her parçası yüce bir dağ gibiydi.

وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْـَٔاخَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ezlefna semmel aharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık.

وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve enceyna musa ve men meahu ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Musa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.

ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe ağraknel aharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Öbürlerini suda boğduk.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunda şüphesiz ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Rabbin, güçlü olandır, merhamet edendir.

وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vetlu aleyhim nebee ibrahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara İbrahim'in kıssasını anlat.

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z kale li ebihi ve kavmihi ma ta'budun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim, babasına ve milletine: "Nelere tapıyorsunuz?" demişti.

قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَـٰكِفِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu na'budu asnamen fe nezallu leha akifin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Putlara tapıyoruz, onlara bağlanıp duruyoruz" demişlerdi.

قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale hel yesmeunekum iz ted'un

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

Kaynakta 72–73. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ev yenfeunekum ev yedurrun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

Kaynakta 72–73. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu bel vecedna abaena kezalike yef'alun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Hayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk" demişlerdi.

قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale e fe raeytum ma kuntum ta'budun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

entum ve abaukumul akdemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe innehum aduvvun li illa rabbel alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezi halakani fe huve yehdin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezi huve yut'ımuni ve yeskin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza maridtu fe huve yeşfin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezi yumituni summe yuhyin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezi atmeu en yağfira li hatieti yevmed din

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّـٰلِحِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbi heb li hukmen ve elhıkni bis salihin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Kaynakta 75–83. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vec'al li lisane sıdkın fil ahırin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Kaynakta 84–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vec'alni min veraseti cennetin naim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Kaynakta 84–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vağfir li ebi innehu kane mined dallin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Kaynakta 84–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tuhzini yevme yub'asun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Kaynakta 84–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme la yenfau malun ve la benun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Kaynakta 84–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla men etallahe bi kalbin selim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.

Kaynakta 84–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve uzlifetil cennetu lil muttekin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara gösterilir.

Kaynakta 90–91. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve burrizetil cahimu lil ğavin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara gösterilir.

Kaynakta 90–91. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kile lehum eyne ma kuntum ta'budun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.

Kaynakta 92–93. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

min dunillah hel yensurunekum ev yentesırun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.

Kaynakta 92–93. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kubkıbu fiha hum vel ğavun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Kaynakta 94–95. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cunudu iblise ecmeun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Kaynakta 94–95. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu ve hum fiha yahtesımun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Kaynakta 96–102. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tallahi in kunna le fi dalalin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Kaynakta 96–102. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z nusevvikum bi rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Kaynakta 96–102. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma edallena illel mucrimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Kaynakta 96–102. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَمَا لَنَا مِن شَـٰفِعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ma lena min şafiin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Kaynakta 96–102. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la sadikın hamim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Kaynakta 96–102. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe lev enne lena kerraten fe nekune minel mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Kaynakta 96–102. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezzebet kavmu nuhınil murselin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nuh'un milleti peygamberlerini yalanladı.

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z kale lehum ehuhum nuhun e la tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Kaynakta 106–110. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni lekum resulun emin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Kaynakta 106–110. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettekullahe ve etiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Kaynakta 106–110. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Kaynakta 106–110. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettekullahe ve etiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.

Kaynakta 106–110. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

۞ قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu e nu'minu leke vettebeakel erzelun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır" dediler.

قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale ve ma ilmi bima kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Kaynakta 112–115. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى ۖ لَوْ تَشْعُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n hısabuhum illa ala rabbi lev teş'urun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Kaynakta 112–115. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma ene bi taridil mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Kaynakta 112–115. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n ene illa nezirun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.

Kaynakta 112–115. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu le in lem tentehi ya nuhule tekunenne minel mercumin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ey Nuh! Eğer bu işe son vermezsen, şüphesiz taşlanacaklardan olacaksın" dediler.

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbi inne kavmi kezzebun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.

Kaynakta 117–118. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

feftah beyni ve beynehum fethan ve neccini ve men maiye minel mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Nuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.

Kaynakta 117–118. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأَنجَيْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe enceynahu ve men meahu fil fulkil meşhun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık.

ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe ağrakna ba'dul bakin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra de geride kalanları suda boğduk.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezzebet adunil murselin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ad milleti de peygamberleri yalanladı.

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z kale lehum ehuhum hudun e la tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni lekum resulun emin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettekullahe ve etiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e tebnune bi kulli riın ayeten ta'besun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tettehızune mesania leallekum tahludun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza betaştum betaştum cebbarin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettekullahe ve etiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vettekullezi emeddekum bima ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَمَدَّكُم بِأَنْعَـٰمٍ وَبَنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

emeddekum bi en'amin ve benin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَجَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve cennatin ve uyun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni ehafu aleykum azabe yevmin azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.

Kaynakta 124–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٰعِظِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu sevaun aleyna e vaazte em lem tekun minel vaızin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizce birdir.

إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n haza illa hulukul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.

Kaynakta 137–138. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma nahnu bi muazzebin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.

Kaynakta 137–138. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَـٰهُمْ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kezzebuhu fe ehleknahum inne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Böylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz ki ders vardır; ama çoğu inanmamıştır.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.

كَذَّبَتْ ثَمُودُ ٱلْمُرْسَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezzebet semudul murselin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Semud milleti de peygamberleri yalanladı.

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَـٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z kale lehum ehuhum salihun e la tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni lekum resulun emin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettekullahe ve etiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَتُتْرَكُونَ فِى مَا هَـٰهُنَآ ءَامِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e tutrakune fi ma hahuna aminin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fi cennatin ve uyun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve zuruın ve nahlin tal'uha hedim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَتَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا فَـٰرِهِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tenhıtune minel cibali buyuten farihin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettekullahe ve etiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَا تُطِيعُوٓا۟ أَمْرَ ٱلْمُسْرِفِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tutiu emral musrifin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine yufsidune fil ardı ve la yuslihun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

Kaynakta 142–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu innema ente minel musahharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler.

Kaynakta 153–154. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma ente illa beşerun misluna fe'ti bi ayetin in kunte mines sadikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler.

Kaynakta 153–154. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ هَـٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale hazihi nakatun leha şirbun ve lekum şirbu yevmin ma'lum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

Kaynakta 155–156. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la temessuha bi suin fe ye'huzekum azabu yevmin azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

Kaynakta 155–156. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَـٰدِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe akaruha fe asbahu nadimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ehazehumul azab inne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezzebet kavmu lutınil murselin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Lut milleti de peygamberleri yalanladı.

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z kale lehum ehuhum lutun e la tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Kaynakta 161–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni lekum resulun emin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Kaynakta 161–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettekullahe ve etiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Kaynakta 161–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Kaynakta 161–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e te'tunez zukrane minel alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Kaynakta 161–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tezerune ma halaka lekum rabbukum min ezvacikum bel entum kavmun adun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.

Kaynakta 161–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu le in lem tentehi ya lutu le tekunenne minel muhracin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın" dediler.

قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale inni li amelikum minel kalin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Lut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi.

Kaynakta 168–169. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

rabbi neccini ve ehli mimma ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Lut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi.

Kaynakta 168–169. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَنَجَّيْنَـٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe necceynahu ve ehlehu ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.

Kaynakta 170–171. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَـٰبِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lla acuzen fil ğabirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.

Kaynakta 170–171. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe demmernel aharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Diğerlerini yerle bir ettik.

وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا ۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve emtarna aleyhim matara fe sae matarul munzerin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Üzerlerine de yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.

كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezzebe ashabul eyketil murselin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ormanlık yerde oturanlar, Eykeliler de peygamberleri yalanladı.

إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇z kale lehum şuaybun e la tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Kaynakta 177–184. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nni lekum resulun emin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Kaynakta 177–184. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fettekullahe ve etiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Kaynakta 177–184. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Kaynakta 177–184. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

۞ أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

evful keyle ve la tekunu minel muhsirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Kaynakta 177–184. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vezinu bil kıstasil mustekim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Kaynakta 177–184. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tebhasun nase eşyaehum ve la ta'sev fil ardı mufsidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Kaynakta 177–184. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vettekullezi halakakum vel cibilletel evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Kaynakta 177–184. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kalu innema ente minel musahharin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Kaynakta 185–187. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma ente illa beşerun misluna ve in nazunnuke le minel kazibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Kaynakta 185–187. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe eskıt aleyna kisefen mines semai in kunte mines sadıkin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Kaynakta 185–187. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kale rabbi a'lemu bi ma ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şuayb: "Rabbim yaptıklarınızı çok iyi bilir" dedi.

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kezzebuhu fe ehazehum azabu yevmiz zulleh innehu kane azabe yevmin azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu le tenzilu rabbil alemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şüphesiz Kuran Alemlerin Rabbinin indirmesidir.

نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

nezele bihir ruhul emin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Kaynakta 193–195. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ala kalbike li tekune minel munzirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Kaynakta 193–195. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bi lisanin arabiyyin mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Kaynakta 193–195. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve innehu lefi zuburil evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O, daha öncekilerin kitabında da zikredilmiştir.

أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَـٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e ve lem yekun lehum ayeten en ya'lemehu ulemau beni israil

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?

وَلَوْ نَزَّلْنَـٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev nezzelnahu ala ba'dıl a'cemin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

Kaynakta 198–199. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe karaehu aleyhim ma kanu bihi mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

Kaynakta 198–199. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

كَذَٰلِكَ سَلَكْنَـٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kezalike seleknahu fi kulubil mucrimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Kaynakta 200–202. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la yu'minune bihi hatta yeravul azabel elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Kaynakta 200–202. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe ye'tiyehum bağteten ve hum la yeş'urun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Kaynakta 200–202. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

فَيَقُولُوا۟ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe yekulu hel nahnu munzarun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O zaman "Erteye bırakılmaz mıyız?" derler.

أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe bi azabina yesta'cilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bizim azabımızı mı acele istiyorlardı?

أَفَرَءَيْتَ إِن مَّتَّعْنَـٰهُمْ سِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe raeyte in metta'nahum sinin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Kaynakta 205–207. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe caehum ma kanu yuadun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Kaynakta 205–207. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يُمَتَّعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma ağna anhum ma kanu yumetteun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Kaynakta 205–207. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma ehlekna min karyetin illa leha munzirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

Kaynakta 208–209. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَـٰلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

zikra ve ma kunna zalimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

Kaynakta 208–209. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَـٰطِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma tenezzelet bihiş şeyatin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kuran'ı şeytanlar indirmemiştir.

وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma yenbaği lehum ve ma yestetiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez.

إِنَّهُمْ عَنِ ٱلسَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnehum anis sem'i le ma'zulun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.

فَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْمُعَذَّبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe la ted'u meallahi ilahen ahara fe tekune minel muazzebin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O halde sakın Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarma, yoksa azap göreceklerden olursun.

وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ ٱلْأَقْرَبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve enzir aşiretekel akrebin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Önce en yakın hısımlarını uyar.

وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vahfıd cenahake li menittebeake minel mu'minin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sana uyan müminleri kanatların altına al.

فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe in asavke fe kul inni beriun mimma ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sana başkaldırırlarsa: "Yaptıklarınızdan uzağım" de.

وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tevekkel alel azizir rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Kaynakta 217–220. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezi yerake hine tekum

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Kaynakta 217–220. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّـٰجِدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tekallubeke fis sacidin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Kaynakta 217–220. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnehu huves semiul alim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Kaynakta 217–220. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَـٰطِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hel unebbiukum ala men tenezzeluş şeyatin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

"Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?" de.

تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tenezzelu ala kulli effakin esim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar, günahkar iftiracıların hepsine iner.

يُلْقُونَ ٱلسَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَـٰذِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yulkunes sem'a ve ekseruhum kazibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.

وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلْغَاوُۥنَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

veş şuarau yettebiuhumul ğavun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.

أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem tera ennehum fi kulli vadin yehimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?

Kaynakta 225–226. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ennehum yekulune ma la yef'alun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?

Kaynakta 225–226. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ ۗ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇llellezine amenu ve amilus salihati ve zekerullahe kesiran ventesaru min ba'di ma zulimu ve se ya'lemullezine zalemu eyye munkalebin yenkalibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler