۞Kur’an-ı KerimOKU · ANLA · HATIRLA
16. SURE · 128 AYET

Nahl Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali

Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.

أَتَىٰٓ أَمْرُ ٱللَّهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ ۚ سُبْحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

eta emrullahi fe la testa'ciluh subhanehu ve teala amma yuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın buyruğu gelecektir; acele gelmesini istemeyin, Allah, ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.

يُنَزِّلُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ بِٱلرُّوحِ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ أَنْ أَنذِرُوٓا۟ أَنَّهُۥ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱتَّقُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yunezzilul melaikete bir ruhi min emrihi ala men yeşau min ibadihi en enziru ennehu la ilahe illa ene fettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah kullarından dilediğine buyruğunu bildirmek için meleklerini vahiyle indirerek şöyle der: "İnsanları uyarın ki, Benden başka tanrı yoktur. Benden sakının."

خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۚ تَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

halakas semavati vel arda bil hakk teala amma yuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gökleri ve yeri gereğince yaratmıştır. Onların eş koştukları şeylerden yücedir.

خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

halakal insane min nutfetin fe iza huve hasimun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnsanı nutfeden yaratmıştır. Öyleyken o nasıl da açıkça karşı koymaktadır!

وَٱلْأَنْعَـٰمَ خَلَقَهَا ۗ لَكُمْ فِيهَا دِفْءٌ وَمَنَـٰفِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vel en'ame halakaha lekum fiha dif'un ve menafiu ve minha te'kulun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayvanları da yaratmıştır. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Onların etlerini de yersiniz.

وَلَكُمْ فِيهَا جَمَالٌ حِينَ تُرِيحُونَ وَحِينَ تَسْرَحُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekum fiha cemalun hine turihune ve hine tesrehun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onları getirirken de, gönderirken de zevk alırsınız.

وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَـٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ ۚ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve tahmilu eskalekum ila beledin lem tekunu balığihi illa bi şıkkıl enfus inne rabbekum le raufun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.

وَٱلْخَيْلَ وَٱلْبِغَالَ وَٱلْحَمِيرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزِينَةً ۚ وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vel hayle vel biğale vel hamire li terkebuha ve zineh ve yahluku ma la ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sizin için atları, katırları ve merkebleri binek ve süs hayvanı olarak yaratmıştır. Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

وَعَلَى ٱللَّهِ قَصْدُ ٱلسَّبِيلِ وَمِنْهَا جَآئِرٌ ۚ وَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve alallahi kasdus sebili ve minha cair ve lev şae le hedakum ecmain

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yolun eğri olanı da vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.

هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً ۖ لَّكُم مِّنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ فِيهِ تُسِيمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

huvellezi enzele mines semai maen lekum minhu şarabun ve minhu şecerun fihi tusimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yukarıdan size su indiren O'dur. Ondan içersiniz; hayvanları otlattığınız bitkiler de onunla biter.

يُنۢبِتُ لَكُم بِهِ ٱلزَّرْعَ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلنَّخِيلَ وَٱلْأَعْنَـٰبَ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yunbitu lekum bihiz zer'a vez zeytune ven nahile vel a'nabe ve min kullis semerat inne fi zalike le ayeten li kavmin yetefekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen kimseler için bunda ders vardır.

وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve sehhara lekumul leyle ven nehare veş şemse vel kamer ven nucumu musahharatun bi emrih inne fi zalike le ayatin li kavmin ya'kılun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Geceyi gündüzü, güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bunlarda, akleden kimseler için dersler vardır.

وَمَا ذَرَأَ لَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥٓ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma zerae lekum fil ardı muhtelifen elvanuh inne fi zalike le ayeten li kavmin yezzekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır. Bunda, öğüt alan kimseler için ibret vardır.

وَهُوَ ٱلَّذِى سَخَّرَ ٱلْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا۟ مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا۟ مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve huvellezi sehharel bahre li te'kulu minhu lahmen tariyyen ve testahricu minhu hilyeten telbesuneha ve terel fulke mevahira fihi ve li tebteğu min fadlihi ve leallekum teşkurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Taze et yemeniz, takındığınız süsleri edinmeniz ve Allah'ın bol nimetinden faydalanmanız için denize -ki gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün- boyun eğdiren de O'dur. Artık belki şükredersiniz.

وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَـٰرًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve elka fil ardı revasiye en temide bikum ve enharen ve subulen leallekum tehtedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.

Kaynakta 15–16. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَعَلَـٰمَـٰتٍ ۚ وَبِٱلنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve alamat ve bin necmi hum yehtedun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.

Kaynakta 15–16. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَمَن يَخْلُقُ كَمَن لَّا يَخْلُقُ ۗ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe men yahluku ke men la yahluk e fe la tezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hiç yaratan yaratamayana benzer mi? İbret almaz mısınız?

وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in teuddu ni'metallahi la tuhsuha innallahe le ğafurun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın verdiği nimetleri sayacak olsanız bitiremezsiniz; doğrusu Allah bağışlar, merhamet eder.

وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vallahu ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah, gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.

وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine yed'une min dunillahi la yahlukune şey'en ve hum yuhlekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ı bırakıp taptıkları şeyler, hiçbir şey yaratmazlar; esasen kendileri yaratıktır.

أَمْوَٰتٌ غَيْرُ أَحْيَآءٍ ۖ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

emvatun ğayru ahya' ve ma yeş'urune eyyane yub'asun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar cansız, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de bilemezler.

إِلَـٰهُكُمْ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌ ۚ فَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ قُلُوبُهُم مُّنكِرَةٌ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇lahukum ilahun vahid fellezine la yu'minune bil ahirati kulubuhum munkiretun ve hum mustekbirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Tanrınız tek bir Tanrıdır. Ahirete inanmayanların kalbleri bunu inkar eder; onlar büyüklük taslarlar.

لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْتَكْبِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la cereme ennallahe ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun innehu la yuhıbbul mustekbirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da Allah'ın bildiğinde şüphe yoktur. O, büyüklük taslayanları sevmez.

وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ ۙ قَالُوٓا۟ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza kile lehum ma za enzele rabbukum kalu esatirul evvelin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlara: "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulsa: "öncekilerin masalları" derler.

لِيَحْمِلُوٓا۟ أَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۙ وَمِنْ أَوْزَارِ ٱلَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

liyahmilu evzarehum kamileten yevmel kıyameti ve min evzarillezine yudıllunehum bi ğayri ilm e la sae ma yezirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Böylece kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak, bilmeden saptırdıkları kimselerin günahlarını kısmen yüklenirler. Dikkat edin, yüklendikleri yük ne kötüdür!

قَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنْيَـٰنَهُم مِّنَ ٱلْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ ٱلسَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kad mekerellezine min kablihim fe etallahu bunyanehum minel kavaıdi fe harre aleyhimus sakfu min fevkıhim ve etahumul azabu min haysu la yeş'urun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.

ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تُشَـٰٓقُّونَ فِيهِمْ ۚ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ إِنَّ ٱلْخِزْىَ ٱلْيَوْمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe yevmel kıyameti yuhzihim ve yekulu eyne şurekaiyellezine kuntum tuşakkune fihim kalellezine utul ilme innel hızyel yevme ves sue alel kafirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra kıyamet günü onları rezil eder ve: "Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede?" der. İlim sahibleri şöyle derler: "Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır."

ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ ۖ فَأَلْقَوُا۟ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوٓءٍۭ ۚ بَلَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine teteveffahumul melaiketu zalimi enfusihim fe elkavus seleme ma kunna na'melu min su' bela innallahe alimun bima kuntum ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.

فَٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۖ فَلَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fedhulu ebvabe cehenneme halidine fiha fe lebi'se mesvel mutekebbirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür!

۞ وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ ۚ قَالُوا۟ خَيْرًا ۗ لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَـٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ ۚ وَلَدَارُ ٱلْـَٔاخِرَةِ خَيْرٌ ۚ وَلَنِعْمَ دَارُ ٱلْمُتَّقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kile lillezinettekav ma za enzele rabbukum kalu hayra lillezine ahsenu fi hazihid dunya haseneh ve le darul ahıreti hayr ve le ni'me darul muttekin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sakınan kimselere: "Rabbiniz ne indirdi?" denince, "İyilik" derler. Bu dünyada iyi davrananlara iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Sakınanların yurdu ne güzeldir!

جَنَّـٰتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ ۚ كَذَٰلِكَ يَجْزِى ٱللَّهُ ٱلْمُتَّقِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

cennatu adnin yedhuluneha tecri min tahtihel enharu lehum fiha ma yeşaun kezalike yeczillahul muttekin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İçlerinden ırmaklar akan Adn cennetlerine girerler. Orada, diledikleri kendilerine verilir. Allah sakınanları böylece mükafatlandırır.

ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ طَيِّبِينَ ۙ يَقُولُونَ سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمُ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine teteveffahumul melaiketu tayyibine yekulune selamun aleykumudhulul cennete bima kuntum ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Melekler onların canını temizlenmiş olarak alırken: "Selam size; yaptıklarınıza karşılık haydi cennete girin" derler.

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَـٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

hel yanzurune illa en te'tiyehumul melaiketu ev ye'tiye emru rabbik kezalike fe alellezine min kablihim ve ma zalemehumullahu ve lakin kanu enfusehum yazlimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar kendilerine yalnız meleklerin veya senin Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmemişti, ama onlar kendilerine yazık ediyorlardı.

فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe esabehum seyyiatu ma amilu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu yüzden, işledikleri kötülüklere uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَـٰغُ ٱلْمُبِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalellezine eşreku lev şaallahu ma abedna min dunihi min şey'in nahnu ve la abauna ve la harremna min dunihi min şey' kezalike fe alellezine min kablihim fe hel aler rusuli illel belağul mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a eş koşanlar: "Allah dileseydi O'ndan başka hiçbir şeye ne biz ve ne de babalarımız tapardı. O'nun buyruğu olmaksızın hiçbir şeyi haram kılmazdık" dediler. Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere apaçık tebliğden başka ne vazife düşer?

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّـٰغُوتَ ۖ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَـٰلَةُ ۚ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve le kad beasna fi kulli ummetin resulen eni'budullahe vectenibut tağut fe minhum men hedallahu ve minhum men hakkat aleyhid dalaleh fe siru fil ardı fanzuru keyfe kane akıbetul mukezzibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, her ümmete: "Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının" diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunugörün.

إِن تَحْرِصْ عَلَىٰ هُدَىٰهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَن يُضِلُّ ۖ وَمَا لَهُم مِّن نَّـٰصِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇n tahris ala hudahum fe innallahe la yehdi men yudıllu ve ma lehum min nasırin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onların doğru yolda olmalarına ne kadar özensen, yine de Allah, saptırdığını doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da olmaz.

وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَـٰنِهِمْ ۙ لَا يَبْعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُ ۚ بَلَىٰ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve aksemu billahi cehde eymanihim la yeb'asullahu men yemut bela va'den aleyhi hakkan ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Kaynakta 38–39. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَـٰذِبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

li yubeyyine lehumullezi yahtelifune fihi ve li ya'lemellezine keferu ennehum kanu kazibin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Kaynakta 38–39. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَىْءٍ إِذَآ أَرَدْنَـٰهُ أَن نَّقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnema kavluna li şey'in iza erednahu en nekule lehu kun fe yekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece ona "Ol" dememizdir ve hemen olur.

وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً ۖ وَلَأَجْرُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vellezine haceru fillahi min ba'di ma zulimu li nubevvi ennehum fid dunya haseneh ve le ecrul ahıreti ekber lev kanu ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Haksızlığa uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Ahiret ecri ise daha büyüktür, keşki bilseler!

ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine saberu ve ala rabbihim yetevekkelun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.

وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ ۚ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma erselna min kablike illa ricalen nuhi ileyhim fes'elu ehlez zikri in kuntum la ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.

Kaynakta 43–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

بِٱلْبَيِّنَـٰتِ وَٱلزُّبُرِ ۗ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

bil beyyinati vez zubur ve enzelna ileykez zikre li tubeyyine lin nasi ma nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.

Kaynakta 43–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَفَأَمِنَ ٱلَّذِينَ مَكَرُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَخْسِفَ ٱللَّهُ بِهِمُ ٱلْأَرْضَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e fe eminellezine mekeru seyyiati en yahsifallahu bihimul arda ev ye'tiyehumul azabu min haysu la yeş'urun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kötü işler düzenleyenler Allah'ın kendilerini yere batırmasından yahut farketmedikleri bir yerden onlara azabın gelmesinden güvende midirler?

أَوْ يَأْخُذَهُمْ فِى تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ev ye'huzehum fi tekallubihim fe ma hum bi mu'cizin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.

Kaynakta 46–47. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ev ye'huzehum ala tehavvuf fe inne rabbekum le raufun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.

Kaynakta 46–47. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ يَتَفَيَّؤُا۟ ظِلَـٰلُهُۥ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدًا لِّلَّهِ وَهُمْ دَٰخِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e ve lem yerev ila ma halakallahu min şey'in yetefeyyeu zilaluhu anil yemini veş şemaili succeden lillahi ve hum dahırun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın yarattığı şeylerin, gölgeleri sağa sola vurarak, Allah'a boyun eğerek secde etmekte olduklarını görmüyorlar mı?

وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن دَآبَّةٍ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lillahi yescudu ma fis semavati ve ma fil ardı min dabbetin vel melaiketu ve hum la yestekbirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göklerde ve yerde bulunan her canlı ve melekler, büyüklük taslamaksızın Allah'a secde ederler.

يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ۩

TÜRKÇE OKUNUŞU

yehafune rabbehum min fevkıhim ve yef'alune ma yu'merun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

۞ وَقَالَ ٱللَّهُ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ إِلَـٰهَيْنِ ٱثْنَيْنِ ۖ إِنَّمَا هُوَ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌ ۖ فَإِيَّـٰىَ فَٱرْهَبُونِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve kalallahu la tettehızu ilaheynisneyn innema huve ilahun vahıd fe iyyaye ferhebun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah, "İki tanrı edinmeyin, O ancak bir tek Tanrı'dır. Yalnız Ben'den korkun" dedi.

وَلَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًا ۚ أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lehu ma fis semavati vel ardı ve lehud dinu vasıba e fe ğayrallahi tettekun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göklerde ve yerde olan O'nundur. Kulluk da daima O'nadır. Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz?

وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍ فَمِنَ ٱللَّهِ ۖ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma bikum min ni'metin fe minallahi summe iza messekumud durru fe ileyhi tec'erun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Size gelen her nimet Allah'tandır. Sonra, bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O'na sığınırsınız.

ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنكُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe iza keşefad durra ankum iza ferikun minkum bi rabbihim yuşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.

Kaynakta 54–55. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَـٰهُمْ ۚ فَتَمَتَّعُوا۟ ۖ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

li yekfuru bima ateynahum fe temetteu fesevfe ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.

Kaynakta 54–55. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَصِيبًا مِّمَّا رَزَقْنَـٰهُمْ ۗ تَٱللَّهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَفْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve yec'alune li ma la ya'lemune nasiben mimma razaknahum tallahi le tus'elunne amma kuntum tefterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendilerine verdiğimiz rızıktan, onların ne olduğunu bilmeyen putlara pay ayırırlar. Allah'a and olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz.

وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ ٱلْبَنَـٰتِ سُبْحَـٰنَهُۥ ۙ وَلَهُم مَّا يَشْتَهُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve yec'alune lillahil benati subhanehu ve lehum ma yeştehun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Beğendikleri erkek çocukları kendilerine; kızları da Allah'a malediyorlar. O bundan münezzehtir.

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلْأُنثَىٰ ظَلَّ وَجْهُهُۥ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza buşşire ehaduhum bil unsa zalle vechuhu musvedden ve huve kezim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Aralarından birine bir kızı olduğu müjdelendiği zaman içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir.

يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلْقَوْمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓ ۚ أَيُمْسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمْ يَدُسُّهُۥ فِى ٱلتُّرَابِ ۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yetevara minel kavmi min sui ma buşşire bih e yumsikuhu ala hunin em yedussuhu fit turab e la sae ma yahkumun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalışır; onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü hükmediyorlar!

لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ مَثَلُ ٱلسَّوْءِ ۖ وَلِلَّهِ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

lillezine la yu'minune bil ahıreti meselus sev' ve lillahil meselul a'la ve huvel azizul hakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ahirete inanmayanlar kötülük misalidirler. En üstün misali ise Allah verir. O Güçlü'dür, Hakim'dir.

وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلْمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيْهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَـٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةً ۖ وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev yuahızullahun nase bi zulmihim ma tereke aleyha min dabbetin ve lakin yuahhıruhum ila ecelin musemma fe iza cae eceluhum la yeste'hırune saaten ve la yestakdimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah insanları haksızlıklarından ötürü yakalayacak olsaydı, yeryüzünde canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Süreleri dolunca onu ne bir saat geciktirebilirler ne de öne alabilirler.

وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ أَلْسِنَتُهُمُ ٱلْكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلْحُسْنَىٰ ۖ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفْرَطُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve yec'alune lillahi ma yekrehune ve tesıfu elsinetuhumul kezibe enne lehumul husna la cereme enne lehumun nare ve ennehum mufretun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Beğenmediklerini Allah'a malederler. Dilleri, güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere söyler durur. Cehennemin onların olduğunda ve önceden oraya gideceklerinde şüphe yoktur.

تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَـٰنُ أَعْمَـٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

tallahi lekad erselna ila umemin min kablike fe zeyyene lehumuş şeytanu a'malehum fe huve veliyyuhumul yevme ve lehum azabun elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a and olsun ki, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan yaptıklarını onlara hep güzel gösterdi. Bugün de dostları odur. Onlara can yakıcı azap vardır.

وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَـٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ ۙ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ma enzelna aleykel kitabe illa li tubeyyine lehumullezihtelefu fihi ve huden ve rahmeten li kavmin yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sana Kitap'ı, ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için, inanan kimselere de doğru yol rehberi ve rahmet olarak indirdik.

وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vallahu enzele mines semai maen fe ahya bihil arda ba'de mevtiha inne fi zalike le ayeten li kavmin yesmeun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah gökten su indirir ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Kulak veren kimseler için bunda ibret vardır.

وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَـٰمِ لَعِبْرَةً ۖ نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَّبَنًا خَالِصًا سَآئِغًا لِّلشَّـٰرِبِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve inne lekum fil en'ami le ibreh nuskikum mimma fi butunihi min beyni fersin ve demin lebenen halisen saiğan liş şaribin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hayvanlarda da size ibretler vardır. Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.

وَمِن ثَمَرَٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلْأَعْنَـٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًا ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve min semeratin nahili vel a'nabi tettehizune minhu sekeren ve rızkan hasena inne fi zalike le ayeten li kavmin ya'kılun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden şerbet, şıra (içecek) ve güzel rızık elde edersiniz. Düşünen millet için bunda ibret vardır.

وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve evha rabbuke ilen nahli enittehızi minel cibali buyuten ve mineş şeceri ve mimma ya'rişun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin bal arısına: "Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü" diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.

Kaynakta 68–69. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا ۚ يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe kuli min kullis semerati fesluki subule rabbiki zulula yahrucu min butuniha şarabun muhtelifun elvanuhu fihi şifaun lin nas inne fi zalike le ayeten li kavmin yetefekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin bal arısına: "Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü" diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.

Kaynakta 68–69. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفَّىٰكُمْ ۚ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَىْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـًٔا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ قَدِيرٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vallahu halakakum summe yeteveffakum ve minkum men yureddu ila erzelil umuri li keyla ya'leme ba'de ilmin şey'a innallahe alimun kadir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah sizi yaratmıştır, sonra öldürecektir, içinizden bir kısmı da ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken bilmez olurlar. Doğrusu Allah bilendir, her şeye Kadir'dir.

وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلرِّزْقِ ۚ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ ۚ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vallahu faddale ba'dakum ala ba'dın fir rızk femellezine fuddılu bi raddi rızkıhim ala ma meleket eymanehum fe hum fihi seva' e fe bi ni'metillahi yechadun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah rızıkda kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur. Üstün kılınanlar, emirleri altında bulunanların rızıklarını vermezler. Oysa rızıkta hepsi eşittir. Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ ۚ أَفَبِٱلْبَـٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ ٱللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vallahu ceale lekum min enfusikum ezvacen ve ceale lekum min ezvacikum benine ve hafedeten ve rezakakum minet tayyibat e fe bil batıli yu'minune ve bi ni'metillahi hum yekfurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder. Size temiz şeylerden rızık verir. Öyleyken batıla inanıyorlar ve Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقًا مِّنَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْتَطِيعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ya'budune min dunillahi ma la yemliku lehum rızkan mines semavati vel ardı şey'en ve la yestetiun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ı bırakıp, göklerden ve yerden kendilerine verecek rızıkları olmayan ve vermeye güç yetiremeyen şeylere mi tapıyorlar?

فَلَا تَضْرِبُوا۟ لِلَّهِ ٱلْأَمْثَالَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe la tadribu lillahil emsal innallahe ya'lemu ve entum la ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a benzerler koşmaya kalkmayın. Şüphesiz Allah bilir, siz bilmezsiniz.

۞ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبْدًا مَّمْلُوكًا لَّا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍ وَمَن رَّزَقْنَـٰهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًا ۖ هَلْ يَسْتَوُۥنَ ۚ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

daraballahu meselen abden memluken la yakdiru ala şey'in ve men razaknahu minna rızkan hasenen fe huve yunfiku minhu sırren ve cehra hel yestevun elhamdulillah bel ekseruhum la ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel nimetlerden gizlice ve açıkça sarfeden kimseyi misal gösterir: Hiç bunlar eşit olur mu? Övülmeğe layık olan Allah'tır, fakat çoğu bilmezler.

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا رَّجُلَيْنِ أَحَدُهُمَآ أَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوْلَىٰهُ أَيْنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍ ۖ هَلْ يَسْتَوِى هُوَ وَمَن يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ ۙ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve daraballahu meselen raculeyni ehaduhuma ebkemu la yakdiru ala şey'in ve huve kellun ala mevlahu eynema yuveccihhu la ye'ti bi hayr hel yestevi huve ve men ye'muru bil adli ve huve ala sıratın mustakim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayır çıkmaz; bu, doğru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi?

وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَمَآ أَمْرُ ٱلسَّاعَةِ إِلَّا كَلَمْحِ ٱلْبَصَرِ أَوْ هُوَ أَقْرَبُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lillahi ğaybus semavati vel ard ve ma emrus saati illa kelemhıl basari ev huve akreb innallahe ala kulli şey'in kadir

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir, kıyamet saatinin kopuşu bir göz kırpması kadar veya daha çabuk bir zaman içinde olur. Şüphesiz Allah her şeye Kadir'dir.

وَٱللَّهُ أَخْرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vallahu ahrecekum min butuni ummehatikum la ta'lemune şey'en ve ceale lekumus sem'a vel ebsare vel ef'idete leallekum teşkurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve kalp vermiştir.

أَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ مُسَخَّرَٰتٍ فِى جَوِّ ٱلسَّمَآءِ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱللَّهُ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

e lem yerev ilet tayri musahharatin fi cevvis sema ma yumsikuhunne illallah inne fi zalike le ayatin li kavmin yu'minun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Göğün boşluğunda Allah'ın buyruğuna boyun eğerek uçan kuşlara bakmıyorlar mı? Onları Allah'tan başka tutan kimse yoktur. İnanan millet için bunda dersler vardır.

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۢ بُيُوتِكُمْ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُم مِّن جُلُودِ ٱلْأَنْعَـٰمِ بُيُوتًا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ إِقَامَتِكُمْ ۙ وَمِنْ أَصْوَافِهَا وَأَوْبَارِهَا وَأَشْعَارِهَآ أَثَـٰثًا وَمَتَـٰعًا إِلَىٰ حِينٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vallahu ceale lekum min buyutikum sekenen ve ceale lekum min culudil en'ami buyuten testehıffuneha yevme za'nikum ve yevme ikametikum ve min asvafiha ve evbariha ve eş'ariha esasen ve metaan ila hin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah size evlerinizi dinlenme yeri kıldı. Hayvanların derilerinden, yolculukta ve ikamet zamanlarınızda kolayca taşıyacağınız evler; yün, tüy ve kıllarından bir süre kullanacağınız giyimlikler ve geçimlikler var etmiştir.

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّمَّا خَلَقَ ظِلَـٰلًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْجِبَالِ أَكْنَـٰنًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَٰبِيلَ تَقِيكُمُ ٱلْحَرَّ وَسَرَٰبِيلَ تَقِيكُم بَأْسَكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vallahu ceale lekum mimma halaka zılalen ve ceale lekum minel cibali eknanen ve ceale lekum serabile tekikumul harra ve serabile tekikum be'sekum kezalike yutimmu ni'metehu aleykum leallekum tuslimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış; dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır.

فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَـٰغُ ٱلْمُبِينُ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe in tevellev fe innema aleykel belağul mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer yüz çevirirlerse, sana düşenin sadece açıkça tebliğ olduğunu bil.

يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ ٱلْكَـٰفِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ya'rifune ni'metallahi summe yunkiruneha ve ekseruhumul kafirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten çoğu kafir kimselerdir.

وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve yevme neb'asu min kulli ummetin şehiden summe la yu'zenu lillezinekeferu ve la hum yusta'tebun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kıyamet günü her ümmetten bir şahit getiririz; inkar edenlere itiraz için izin de verilmez, onların özürleri de dinlenmez.

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza raellezine zalemul azabe fe la yuhaffefuanhum ve la hum yunzarun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Zulmedenler, azap görürlerken azabları hafifletilmez de geciktirilmez de.

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ شُرَكَآءَهُمْ قَالُوا۟ رَبَّنَا هَـٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدْعُوا۟ مِن دُونِكَ ۖ فَأَلْقَوْا۟ إِلَيْهِمُ ٱلْقَوْلَ إِنَّكُمْ لَكَـٰذِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza raellezine eşreku şurekaehum kalu rabbena haulai şurekaunellezine kunna ned'u min dunik fe elkav ileyhimul kavle innekum le kazibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: "Rabbimiz! Seni bırakıp yalvardığımız ortaklarımız bunlardır" derler. Koştukları ortaklar: "Doğrusu siz yalancısınız" diye söz atarlar.

وَأَلْقَوْا۟ إِلَى ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ ٱلسَّلَمَ ۖ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve elkav ilallahi yevme izinis seleme ve dalle anhum ma kanu yefterun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Puta tapanlar o gün Allah'ın hükmüne teslim olurlar; uydurdukları şeyler onlardan uzaklaşırlar.

ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدْنَـٰهُمْ عَذَابًا فَوْقَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يُفْسِدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ellezine keferu ve saddu an sebilillahi zidnahum azaben fevkal azabi bima kanu yufsidun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İnkar eden, Allah'ın yolundan alıkoyanlara, bozgunculuklarına karşılık azap üstüne azap veririz.

وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ ۖ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَـٰٓؤُلَآءِ ۚ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَـٰبَ تِبْيَـٰنًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve yevme neb'asu fi kulli ummetin şehiden aleyhim min enfusihim ve ci'nabike şehiden ala haula ve nezzelna aleykel kitabe tibyanen likulli şey'in ve huden ve rahmeten ve buşra lil muslimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün her ümmetten bir kişiyi onlara şahit tutarız. Seni de ümmetine şahit getiririz. Sana her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran'ı indirdik.

۞ إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ وَٱلْإِحْسَـٰنِ وَإِيتَآئِ ذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَٱلْبَغْىِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnallahe ye'muru bil adli vel ihsani ve itai zil kurba ve yenha anil fahşai vel munkeri vel bağy yeizukum leallekum tezekkerun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.

وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ إِذَا عَـٰهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا۟ ٱلْأَيْمَـٰنَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ ٱللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve evfu bi ahdillahi iza ahedtum ve la tenkudul eymane ba'de tevkidiha ve kad cealtumullahe aleykum kefila innallahe ya'lemu ma tef'alun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın. Allah yaptıklarınızı şüphesiz bilir.

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّتِى نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ أَنكَـٰثًا تَتَّخِذُونَ أَيْمَـٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِىَ أَرْبَىٰ مِنْ أُمَّةٍ ۚ إِنَّمَا يَبْلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦ ۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ مَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tekunu kelleti nekadat ğazleha min ba'di kuvvetin enkasa tettehızune eymanekum dehalen beynekum en tekune ummetun hiye erba min ummeh innema yeblukumullahu bih ve le yubeyyinenne lekum yevmel kıyameti ma kuntum fihi tahtelifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bir ümmetin diğerinden daha çok olmasından ötürü, aranızdaki yeminleri bozarak, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra bozan kadın gibi olmayın. Allah onunla sizi dener. And olsun ki, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size kıyamet günü açıklar.

وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَـٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lev şaallahu le cealekum ummeten vahideten ve lakin yudıllu men yeşau ve yehdi men yeşa' ve le tus'elunne amma kuntum ta'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, and olsun ki, sorumlu tutulacaksınız.

وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَـٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tettehızu eymanekum dehalen beynekum fe tezille kademun ba'de subutiha ve tezukus sue bima sadedtum an sebilillah ve lekum azabun azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin ki, bu yüzden sağlamca yere basmakta olan ayak sürçebilir; Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azap tadarsınız ve (ahirette de) büyük bir azaba uğrarsınız.

وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ ثَمَنًا قَلِيلًا ۚ إِنَّمَا عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la teşteru bi ahdillahi semenen kalila innema indallahi huve hayrun lekum in kuntum ta'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın ahdini hiçbir değere değişmeyin. Eğer bilirseniz, Allah katında olan sizin için daha iyidir.

مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ ۖ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍ ۗ وَلَنَجْزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓا۟ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ma ındekum yenfedu ve ma ındallahi bak ve le necziyennellezine saberu ecrehum bi ahseni ma kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sizde olanlar tükenir ama, Allah katında olanlar sonsuzdur, tükenmez. Sabredenlere ecirlerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.

مَنْ عَمِلَ صَـٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةً طَيِّبَةً ۖ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

men amile salihan min zekerin ev unsa ve huve mu'minun fe le nuhyiyennehu hayaten tayyibeh ve le necziyennehum ecrehum bi ahseni ma kanu ya'melun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kadın, erkek, inanmış olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Ecirlerini yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.

فَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ مِنَ ٱلشَّيْطَـٰنِ ٱلرَّجِيمِ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe iza kare'tel kur'ane festeız billahi mineş şeytanir racim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Kuran okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

إِنَّهُۥ لَيْسَ لَهُۥ سُلْطَـٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnehu leyse lehu sultanun alellezine amenu ve ala rabbihim yetevekkelun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Doğrusu şeytanın, inananlar ve yalnız Rablerine güvenenler üzerinde bir nüfuzu yoktur.

إِنَّمَا سُلْطَـٰنُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَوَلَّوْنَهُۥ وَٱلَّذِينَ هُم بِهِۦ مُشْرِكُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnema sultanuhu alellezine yetevellevnehu vellezine hum bihi müşrikun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O'nun nüfuzu sadece, O'nu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

وَإِذَا بَدَّلْنَآ ءَايَةً مَّكَانَ ءَايَةٍ ۙ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مُفْتَرٍۭ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve iza beddelna ayeten mekane ayetin vallahu a'lemu bima yunezzilu kalu innema ente mufter bel ekseruhum la ya'lemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimizde, ki Allah ne indirdiğini gayet iyi bilir onlar, "Sen sadece uyduruyorsun" derler. Hayır, öyle değildir, ama onların çoğu bunu bilmezler.

قُلْ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلْقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

kul nezzelehu ruhul kudusi min rabbike bil hakkı li yusebbitellezine amenu ve huden ve buşra lil muslimin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

De ki: "Kuran'ı; Ruhul Kudüs (Cebrail) Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek, Müslümanlara doğruluk rehberi ve müjde olmak üzere gerçekle indirmiştir."

وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّهُمْ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٌ ۗ لِّسَانُ ٱلَّذِى يُلْحِدُونَ إِلَيْهِ أَعْجَمِىٌّ وَهَـٰذَا لِسَانٌ عَرَبِىٌّ مُّبِينٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad na'lemu ennehum yekulune innema yuallimuhu beşer lisanullezi yulhıdune ileyhi a'cemiyyun ve haza lisanun arabiyyun mubin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki: "Ona elbette bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. Kast ettikleri kimsenin dili yabancıdır, Kuran ise fasih Arapça'dır.

إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ لَا يَهْدِيهِمُ ٱللَّهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnellezine la yu'minune bi ayatillahi la yehdihimullahu ve lehum azabun elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah'ın ayetlerine inanmayanları Allah doğru yola eriştirmez. Onlara can yakıcı azap vardır.

إِنَّمَا يَفْتَرِى ٱلْكَذِبَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَـٰذِبُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnema yefteril kezibellezine la yu'minune bi ayatillahi ve ulaike humul kazibun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yalan uyduranlar ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlardır. Yalancılar işte onlardır.

مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ إِيمَـٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُۥ مُطْمَئِنٌّۢ بِٱلْإِيمَـٰنِ وَلَـٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

men kefere billahi min ba'di imanihi illa men ukrihe ve kalbuhu mutmainnun bil imani ve lakin men şereha bil kufri sadran fe aleyhim ğadabun minallah ve lehum azabun azim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Gönlü imanla dolu olduğu halde, zor altında olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah'ı inkar edip, gönlünü kafirliğe açanlara Allah katından bir gazap vardır; büyük azap da onlar içindir.

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَـٰفِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

zalike bi ennehumustehebbul hayated dunya alel ahıreti ve ennallahe la yehdil kavmel kafirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Bu, dünya hayatını ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın da, inkarcı milleti doğru yola eriştirmemesinden ötürü böyledir.

أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَأَبْصَـٰرِهِمْ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْغَـٰفِلُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ulaikellezine tabeallahu ala kulubihim ve sem'ihim ve ebsarihim ve ulaike humul ğafilun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İşte Allah'ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır. Gafiller de işte bunlardır.

لَا جَرَمَ أَنَّهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ هُمُ ٱلْخَـٰسِرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

la cereme ennehum fil ahıreti humul hasirun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Ahirette zarara uğrayacakların bunlar olduğunda şüphe yoktur.

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا فُتِنُوا۟ ثُمَّ جَـٰهَدُوا۟ وَصَبَرُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe inne rabbeke lillezine haceru min ba'di ma futinu summe cahedu ve saberu inne rabbeke min ba'diha le ğafurun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbin, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah uğrunda savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.

۞ يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍ تُجَـٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

yevme te'ti kullu nefsin tucadilu an nefsiha ve tuveffa kullu nefsin ma amilet ve hum la yuzlemun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

O gün, herkesin kendi derdine düşüp çabalayacağı ve herkesin işlediğinin haksızlığa uğratılmadan kendisine ödeneceği bir gündür.

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ ءَامِنَةً مُّطْمَئِنَّةً يَأْتِيهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِّن كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِأَنْعُمِ ٱللَّهِ فَأَذَٰقَهَا ٱللَّهُ لِبَاسَ ٱلْجُوعِ وَٱلْخَوْفِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْنَعُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve daraballahu meselen karyeten kanet amineten mutmainneten ye'tiha rızkuha rağaden min kulli mekanin fe keferet bi en'umillahi fe ezakahallahu libasel cui vel havfi bima kanu yasnaun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah size güven ve huzur içinde olan bir kasabayı misal verir: Her taraftan oraya bolca rızık geliyordu. Ama Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden Allah onlara yaptıklarına karşılık açlık ve korku belasını tattırdı.

وَلَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَهُمْ ظَـٰلِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve lekad caehum resulun minhum fe kezzebuhu fe ehazehumul azabu ve hum zalimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.

فَكُلُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَـٰلًا طَيِّبًا وَٱشْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

fe kulu mimma razakakumullahu halalen tayyiben veşkuru ni'metallahi in kuntum iyyahu ta'budun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız, Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin, O'nun nimetine şükredin.

إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحْمَ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيْرِ ٱللَّهِ بِهِۦ ۖ فَمَنِ ٱضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnema harreme aleykumul meytete veddeme ve lahmel hınziri ve ma uhılle li ğayrillahi bih fe menıdturra ğayre bağın ve la adin fe innallahe ğafurun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah size ancak leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkasının adına kesilenleri haram etmiştir. Darda kalan, aşırı gitmemek ve başkasının hakkına el uzatmamak şartiyle bunun dışındadır. Allah şüphesiz bağışlar, merhamet eder.

وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ ٱلْكَذِبَ هَـٰذَا حَلَـٰلٌ وَهَـٰذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve la tekulu lima tesıfu elsinetukumul kezibe haza halalun ve haza haramun li tefteru alallahil kezib innellezine yefterune alallahil kezibe la yuflihun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Diliniz yalana alışmış olduğu için, "şu haram, bu helaldir" demeyin, zira Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise, saadete şüphesiz erişemezler.

مَتَـٰعٌ قَلِيلٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

metaun kalilun ve lehum azabun elim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Az bir geçim ama ardından can yakıcı bir azap onlaradır.

وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِن قَبْلُ ۖ وَمَا ظَلَمْنَـٰهُمْ وَلَـٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve alellezine hadu harremna ma kasasna aleyke min kabl ve ma zalemnahum ve lakin kanu enfusehum yazlimun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَـٰلَةٍ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe inne rabbeke lillezine amilus sue bi cehaletin summe tabu min ba'di zalike ve aslahu inne rabbeke min ba'diha le ğafurun rahim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sonra doğrusu Rabbin, bilmeyerek kötülük işleyip ardından tevbe eden ve ıslah olanlardan yanadır. Rabbin bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.

إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِّلَّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nne ibrahime kane ummeten kaniten lillahi hanifa ve lem yeku minel muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

İbrahim, şüphesiz Allah'a boyun eğen ve O'na yönelen bir önderdi; puta tapanlardan değildi.

شَاكِرًا لِّأَنْعُمِهِ ۚ ٱجْتَبَىٰهُ وَهَدَىٰهُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

TÜRKÇE OKUNUŞU

şakiren li en'umih ictebahu ve hudahu ila sıratın mustekim

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbinin nimetlerine şükrederdi; Rabbi de onu seçti ve doğru yola eriştirdi.

وَءَاتَيْنَـٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً ۖ وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve ateynahu fid dunya haseneh ve innehu fil ahıreti le mines salihin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.

ثُمَّ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ أَنِ ٱتَّبِعْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا ۖ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

summe evhayna ileyke enittebi' millete ibrahime hanifa ve ma kane minel muşrikin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Şimdi sana, "Doğruya yönelen, puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine uy" diye vahyettik.

إِنَّمَا جُعِلَ ٱلسَّبْتُ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ ۚ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnema cuiles sebtu alellezinahtelefu fih ve inne rabbeke le yahkumu beynehum yevmel kıyameti fima kanu fihi yahtelifun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Cumartesi ibadeti, ancak o gün üzerinde çekişenlere farz kılındı. Rabbin, ayrılığa düştükleri şeylerde, kıyamet günü aralarında hükmedecektir.

ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ ۖ وَجَـٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ ۖ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ud'u ila sebili rabbike bil hikmeti vel mev'ızatil haseneti ve cadilhum billeti hiye ahsen inne rabbeke huve a'lemu bi men dalle an sebilihi ve huve a'lemu bil muhtedin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir.

وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا۟ بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِۦ ۖ وَلَئِن صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِّلصَّـٰبِرِينَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

ve in akabtum fe akıbu bi misli ma ukıbtum bih ve le in sabertum le huve hayrun lis sabirin

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin. Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler için daha iyidir.

وَٱصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِ ۚ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ فِى ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

vasbır ve ma sabruke illa billahi ve la tahzen aleyhim ve la teku fi daykın mimma yemkurun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Sabret, senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır; onlara üzülme, kurdukları düzenlerden de endişe etme.

إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّٱلَّذِينَ هُم مُّحْسِنُونَ

TÜRKÇE OKUNUŞU

i̇nnallahe meallezinettekav vellezine hum muhsinun

DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011

Allah şüphesiz sakınanlarla ve iyilik yapanlarla beraberdir.

OKUYUCU NOTLARI

Yorumlar ve cevaplar

Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.

Henüz onaylanmış yorum yok.

BİR AYET, BİR HATIRLATMA

Ayetini paylaş

Gizlilik tercihlerin

Siteyi okumak için istatistik veya reklam izni vermen gerekmez.

Bu seçim dini içerik okuma etkinliklerini kapsar. Yerel sayaçlarda IP adresin saklanmaz. Kayıtlar en fazla 90 gün tutulur. Reklam izinleri varsa sertifikalı CMP üzerinden ayrıca yönetilir.

Gizlilik ve çerezler