Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
سُبْحَـٰنَ ٱلَّذِىٓ أَسْرَىٰ بِعَبْدِهِۦ لَيْلًا مِّنَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ إِلَى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْأَقْصَا ٱلَّذِى بَـٰرَكْنَا حَوْلَهُۥ لِنُرِيَهُۥ مِنْ ءَايَـٰتِنَآ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ
TÜRKÇE OKUNUŞUsubhanellezi esra bi abdihi leylen minel mescidil harami ilel mescidil aksallezi barekna havlehu li nuriyehu min ayatina innehu huves semiul basir
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescidi Haram'dan (Mekke'den), kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya (Kudüs'e) götüren Allah'ın şanı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.
وَءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ وَجَعَلْنَـٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَلَّا تَتَّخِذُوا۟ مِن دُونِى وَكِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ateyna musel kitabe ve cealnahu huden li beni israile ella tettehızu min duni vekila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Musa'ya kitap verdik. Ey Nuh'la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onu İsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.
Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUzurriyyete men hamelna mea nuh innehu kane abden şekura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Musa'ya kitap verdik. Ey Nuh'la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onu İsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.
Kaynakta 2–3. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَقَضَيْنَآ إِلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ فِى ٱلْكِتَـٰبِ لَتُفْسِدُنَّ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَبِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kadayna ila beni israile fil kitabi le tufsidunne fil ardı merreteyni ve le ta'lunne uluvven kebira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İsrailoğullarına Kitap'da: "Doğrusu yeryüzünde iki defa bozgunculuk yapacak ve kibirlendikçe kibirleneceksiniz" diye bildirdik.
فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ أُولَىٰهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَّنَآ أُو۟لِى بَأْسٍ شَدِيدٍ فَجَاسُوا۟ خِلَـٰلَ ٱلدِّيَارِ ۚ وَكَانَ وَعْدًا مَّفْعُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUfe iza cae va'du ulahuma beasna aleykum ibaden lena ulibe'sin şedidin fe casu hılaled diyar ve kane va'den mef'ula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bu ikiden birincisinin vakti gelince, üzerinize pek güçlü olan kullarımızı salacağız. Onlar memleketlerinizde her köşeyi kontrollerine alacaklar. Bu, yerine gelecek bir vaaddir."
ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ ٱلْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَأَمْدَدْنَـٰكُم بِأَمْوَٰلٍ وَبَنِينَ وَجَعَلْنَـٰكُمْ أَكْثَرَ نَفِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUsumme rededna lekumul kerrete aleyhim ve emdednakum bi emvalin ve benine ve cealnakum eksere nefira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bunun ardından sizi onlara galip getireceğiz; mallar ve oğullarla size yardım edecek ve sizin sayınızı artıracağız."
إِنْ أَحْسَنتُمْ أَحْسَنتُمْ لِأَنفُسِكُمْ ۖ وَإِنْ أَسَأْتُمْ فَلَهَا ۚ فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ لِيَسُـۥٓـُٔوا۟ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا۟ ٱلْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا۟ مَا عَلَوْا۟ تَتْبِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇n ahsentum ahsentum li enfusikum ve in ese'tum fe leha fe iza cae va'dul ahıreti li yesuu vucuhekum ve li yedhulul mescide kema dehaluhu evvele merretin ve li yutebbiru ma alev tetbira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendinizedir. İki vaadden ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid'e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.
عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يَرْحَمَكُمْ ۚ وَإِنْ عُدتُّمْ عُدْنَا ۘ وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَـٰفِرِينَ حَصِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUasa rabbukum en yerhamekum ve in udtum udna ve cealna cehenneme lil kafirine hasira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Umulur ki Rabbiniz size acır; ama siz dönerseniz Biz de döneriz. Cehennemi, inkarcılara bir zindan kılmışızdır.
إِنَّ هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانَ يَهْدِى لِلَّتِى هِىَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا كَبِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne hazel kur'ane yehdi lilleti hiye akvemu ve yubeşşirul mu'mininellezine ya'melunes salihati enne lehum ecren kebira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.
Kaynakta 9–10. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَأَنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ennellezine la yu'minune bil ahıreti a'tedna lehum azaben elima
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.
Kaynakta 9–10. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَيَدْعُ ٱلْإِنسَـٰنُ بِٱلشَّرِّ دُعَآءَهُۥ بِٱلْخَيْرِ ۖ وَكَانَ ٱلْإِنسَـٰنُ عَجُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve yed'ul insanu biş şerri duaehu bil hayr ve kanel insanu acula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsan iyiliğin gelmesine dua ettiği gibi, kötülüğün gelmesine de dua eder. Esasen insanoğlu acelecidir.
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ ۖ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةً لِّتَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ ۚ وَكُلَّ شَىْءٍ فَصَّلْنَـٰهُ تَفْصِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve cealnel leyle ven nehare ayeteyni fe mehavna ayetel leyli ve cealna ayeten nehari mubsıraten li tebteğu fadlen min rabbikum ve li ta'lemu adedes sinine vel hisab ve kulle şey'in fassalnahu tafsila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıp yine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık.
وَكُلَّ إِنسَـٰنٍ أَلْزَمْنَـٰهُ طَـٰٓئِرَهُۥ فِى عُنُقِهِۦ ۖ وَنُخْرِجُ لَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ كِتَـٰبًا يَلْقَىٰهُ مَنشُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kulle insanin elzemnahu tairehu fi unukıh ve nuhricu lehu yevmel kıyameti kitaben yelkahu menşura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağı Kitap'ı önüne çıkarırız.
ٱقْرَأْ كِتَـٰبَكَ كَفَىٰ بِنَفْسِكَ ٱلْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًا
TÜRKÇE OKUNUŞUikra' kitabek kefa bi nefsikel yevme aleyke hasiba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Kitabını oku, bugün, hesap görücü olarak sen kendine yetersin."
مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا ۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۗ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUmenihteda fe innema yehtedi li nefsih ve men dalle fe innema yadıllu aleyha ve la teziru vaziretun vizre uhra ve ma kunna muazzibine hatta neb'ase resula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kim doğru yola gelirse ancak kendi lehine yola gelmiş ve kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmıştır. Kimse kimsenin günahını çekmez. Biz peygamber göndermedikçe kimseye azabetmeyiz.
وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا۟ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَـٰهَا تَدْمِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza eredna en nuhlike karyeten emerna mutrafiha fe feseku fiha fe hakka aleyhel kavlu fe demmernaha tedmira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bir şehri yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklarına yola gelmelerini emrederiz, ama onlar yoldan çıkarlar. Artık o şehir yok olmayı hakeder. Biz de onu yerle bir ederiz.
وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنَ ٱلْقُرُونِ مِنۢ بَعْدِ نُوحٍ ۗ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kem ehlekna minel kuruni min ba'di nuh ve kefa bi rabbike bi zunubi ıbadihi habiren basira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Nuh'dan sonra nice nesilleri yok etmişizdir. Kullarının günahlarından haberdar ve onları gören olarak Rabbin yeter.
مَّن كَانَ يُرِيدُ ٱلْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُۥ فِيهَا مَا نَشَآءُ لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُۥ جَهَنَّمَ يَصْلَىٰهَا مَذْمُومًا مَّدْحُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUmen kane yuridul acilete accelna lehu fiha ma neşau li men nuridu summe cealna lehu cehennem yaslaha mezmumen medhura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dünyayı isteyene istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer.
وَمَنْ أَرَادَ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَسَعَىٰ لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُم مَّشْكُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve men eradel ahırete ve saa leha sa'yeha ve huve mu'minun fe ulaike kane sa'yuhum meşkura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ahireti isteyip, inanmış olarak onun için gerekli çalışmada bulunan kimselerin, işte onların çalışmaları şükre değer.
كُلًّا نُّمِدُّ هَـٰٓؤُلَآءِ وَهَـٰٓؤُلَآءِ مِنْ عَطَآءِ رَبِّكَ ۚ وَمَا كَانَ عَطَآءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkullen numiddu haulai ve haulai min atai rabbik ve ma kane atau rabbike mahzura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onların ve bunların her birine Rabbinin nimetinden ulaştırırız. Esasen Rabbinin nimeti kimseye yasak kılınmış değildir.
ٱنظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ ۚ وَلَلْـَٔاخِرَةُ أَكْبَرُ دَرَجَـٰتٍ وَأَكْبَرُ تَفْضِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUunzur keyfe faddalna ba'dahum ala ba'd ve lel ahıretu ekberu derecatin ve ekberu tafdila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Doğrusu ahirette daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır.
لَّا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًا مَّخْذُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUla tec'al meallahi ilahen ahare fe tak'ude mezmumen mahzula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'la beraber başka bir tanrı edinme, yoksa yerilmiş ve tek başına kalmış olursun.
۞ وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَـٰنًا ۚ إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kada rabbuke ella ta'budu illa iyyahu ve bil valideyni ihsana imma yebluğanne indekel kibere ehaduhuma ev kila huma fe la tekul lehuma uffin ve la tenher huma ve kul lehuma kavlen kerima
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı "Öf" bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin.
وَٱخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ ٱلذُّلِّ مِنَ ٱلرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ٱرْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِى صَغِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUvahfıd lehuma cenahaz zulli miner rahmeti ve kul rabbirhamhuma kema rabbeyani sağira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: "Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!" de.
رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِى نُفُوسِكُمْ ۚ إِن تَكُونُوا۟ صَـٰلِحِينَ فَإِنَّهُۥ كَانَ لِلْأَوَّٰبِينَ غَفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUrabbukum a'lemu bi ma fi nufusikum in tekunu salihine fe innehu kane lil evvabine ğafura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İçinizde olanı en iyi Rabbiniz bilir. İyi kimselerseniz bilin ki O şüphesiz, Kendine baş vuranları bağışlar.
وَءَاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ati zel kurba hakkahu vel miskine vebnes sebili ve la tubezzir tebzira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma.
إِنَّ ٱلْمُبَذِّرِينَ كَانُوٓا۟ إِخْوَٰنَ ٱلشَّيَـٰطِينِ ۖ وَكَانَ ٱلشَّيْطَـٰنُ لِرَبِّهِۦ كَفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnel mubezzirine kanu ihvaneş şeyatin ve kaneş şeytanu li rabbihi kefura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Saçıp savuranlar, şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
وَإِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ٱبْتِغَآءَ رَحْمَةٍ مِّن رَّبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُل لَّهُمْ قَوْلًا مَّيْسُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve imma tu'ridanne anhumubtiğae rahmetin min rabbike tercuha fe kul lehum kavlen meysura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbin'den umduğun rahmeti elde etmek için, hak sahiblerinden yüz çevirmek zorunda kalırsan, onlara hiç değilse tatlı bir söz söyle.
وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَىٰ عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ ٱلْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve la tec'al yedeke mağluleten ila unukıke ve la tebsutha kullel bastı fe tak'ude melumen mahsura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.
إِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne rabbeke yebsutur rızka li men yeşau ve yakdir innehu kane bi ibadihi habiran basira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O kullarını gören ve haberdar olandır.
وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَـٰدَكُمْ خَشْيَةَ إِمْلَـٰقٍ ۖ نَّحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَإِيَّاكُمْ ۚ إِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًٔا كَبِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve la taktulu evladekum haşyete imlak nahnu nerzukuhum ve iyyakum inne katlehum kane hıt'en kebira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin. Biz onlara da size de rızık veririz. Onları öldürmek, şüphesiz büyük bir günahtır.
وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلزِّنَىٰٓ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ فَـٰحِشَةً وَسَآءَ سَبِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve la takrebuz zina innehu kane fahışeh ve sae sebila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur.
وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَمَن قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّهِۦ سُلْطَـٰنًا فَلَا يُسْرِف فِّى ٱلْقَتْلِ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ مَنصُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve la taktulun nefselleti harremallahu illa bil hakk ve men kutile mazlumen fe kad cealna li veliyyihi sultanen fe la yusrif fil katl innehu kane mensura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Haksız yere öldürülenin velisine bir yetki tanımışızdır. Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.
وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ ۚ وَأَوْفُوا۟ بِٱلْعَهْدِ ۖ إِنَّ ٱلْعَهْدَ كَانَ مَسْـُٔولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve la takrebu malel yetimi illa billeti hiye ahsenu hatta yebluğa eşuddeh ve evfu bil ahd innel ahde kane mes'ula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yetimin malına ergin çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın. Ahdi de yerine getirin, doğrusu verilen ahidde sorumluluk vardır.
وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ إِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve evful keyle iza kiltum vezinu bil kıstasil mustekim zalike hayrun ve ahsenu te'vila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bir şeyi ölçtüğünüz zaman, ölçüyü tam tutun, doğru teraziyle tartın. Böyle yapmak, sonuç itibariyle daha güzel ve daha iyidir.
وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ ۚ إِنَّ ٱلسَّمْعَ وَٱلْبَصَرَ وَٱلْفُؤَادَ كُلُّ أُو۟لَـٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْـُٔولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve la takfu ma leyse leke bihi ilm innes sem'a vel basara vel fuade kullu ulaike kane anhu mes'ula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur.
وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّكَ لَن تَخْرِقَ ٱلْأَرْضَ وَلَن تَبْلُغَ ٱلْجِبَالَ طُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve la temşi fil ardı mereha inneke len tahrikal arda ve len tebluğal cibale tula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca dağlara ulaşabilirsin.
كُلُّ ذَٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُۥ عِندَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkullu zalike kane seyyiuhu inde rabbike mekruha
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbinin katında bunların hepsi beğenilmeyen kötü şeylerdir.
ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوْحَىٰٓ إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلْحِكْمَةِ ۗ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَتُلْقَىٰ فِى جَهَنَّمَ مَلُومًا مَّدْحُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUzalike mimma evha ileyke rabbuke minel hikmeh ve la tec'al meallahi ilahen ahare fe tulka fi cehenneme melumen medhura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunlar Rabbinin sana bildirdiği hikmetlerdir. Sakın Allah'la beraber başka tanrı edinme. Yoksa yerilmiş ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.
أَفَأَصْفَىٰكُمْ رَبُّكُم بِٱلْبَنِينَ وَٱتَّخَذَ مِنَ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ إِنَـٰثًا ۚ إِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظِيمًا
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe asfakum rabbukum bil benine vettehaze minel melaiketi inasa innekum le tekulune kavlen azima
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbiniz oğulları size ayırdı, seçti de kendisi için kız olarak melekleri mi edindi? Doğrusu siz büyük söz söylüyorsunuz.
وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِى هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لِيَذَّكَّرُوا۟ وَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا نُفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad sarrafna fi hazel kur'ani li yezzekkeru ve ma yeziduhum illa nufura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran'da bunları türlü türlü açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır.
قُل لَّوْ كَانَ مَعَهُۥٓ ءَالِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ إِذًا لَّٱبْتَغَوْا۟ إِلَىٰ ذِى ٱلْعَرْشِ سَبِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul lev kane meahu alihetun kema yekulune izen lebteğav ila zil arşı sebila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Eğer dedikleri gibi Allah'la beraber tanrılar bulunsaydı, o takdirde hepsi arşın sahibiyle savaşmaya bir yol ararlardı."
سُبْحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَبِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUsubhanehu ve teala amma yekulune uluvven kebira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O, onların söylediklerinden Münezzeh'tir, Yüce'dir, Ulu'dur.
تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ ۚ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَـٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ ۗ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUtusebbihu lehus semavatus seb'u vel ardu ve men fihinn ve in min şey'in illa yusebbihu bi hamdihi ve lakin la tefkahune tesbihahum innehu kane halimen ğafura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Doğrusu O Halim olandır, Bağışlayan'dır.
وَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ حِجَابًا مَّسْتُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza kara'tel kur'ane cealna beyneke ve beynellezine la yu'minune bil ahıreti hicaben mestura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.
وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا ۚ وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَحْدَهُۥ وَلَّوْا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَـٰرِهِمْ نُفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve cealna ala kulubihim ekinneten en yefkahuhu ve fi azanihim vakra ve iza zekerte rabbeke fil kur'ani vahdehu vellev ala edbarihim nufura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Kuran'da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarına dönerler.
نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِهِۦٓ إِذْ يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ وَإِذْ هُمْ نَجْوَىٰٓ إِذْ يَقُولُ ٱلظَّـٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUnahnu a'lemu bima yestemiune bihi iz yestemiune ileyke ve iz hum necva iz yekuluz zalimune in tettebiune illa raculen meshura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantılarında zalimlerin: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediklerini Biz çok iyi biliriz.
ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَالَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUunzur keyfe darabu lekel emsale fe dallu fe la yestetiune sebila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sana nasıl misaller verdiklerine bir bak! Bu yüzden sapmışlardır, artık bir yol da bulamamaktadırlar.
وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَـٰمًا وَرُفَـٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kalu e iza kunna izamen ve rufaten e inna le meb'usune halkan cedida
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, yeniden mutlaka dirilecek miyiz? derler.
۞ قُلْ كُونُوا۟ حِجَارَةً أَوْ حَدِيدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul kunu hicareten ev hadida
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "İster taş veya demir ya da kalbinizde büyüttüğünüz başka bir yaratık olun, yine de dirileceksiniz." "Bizi tekrar kim diriltir?" derler; de ki: "Sizi ilk defa yaratan." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu?" derler. "Yakında olması mümkündür" de.
Kaynakta 50–51. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَوْ خَلْقًا مِّمَّا يَكْبُرُ فِى صُدُورِكُمْ ۚ فَسَيَقُولُونَ مَن يُعِيدُنَا ۖ قُلِ ٱلَّذِى فَطَرَكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ ۚ فَسَيُنْغِضُونَ إِلَيْكَ رُءُوسَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هُوَ ۖ قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَرِيبًا
TÜRKÇE OKUNUŞUev halkan mimma yekburu fi sudurikum fe se yekulune men yuidun kulillezi fetarakum evvele merreh fe se yunğıdune ileyke ruusehum ve yekulune meta huv kul asa en yekune kariba
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "İster taş veya demir ya da kalbinizde büyüttüğünüz başka bir yaratık olun, yine de dirileceksiniz." "Bizi tekrar kim diriltir?" derler; de ki: "Sizi ilk defa yaratan." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu?" derler. "Yakında olması mümkündür" de.
Kaynakta 50–51. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَجِيبُونَ بِحَمْدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUyevme yed'ukum fe testecibune bi hamdihi ve tezunnune in lebistum illa kalila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sizi çağırdığı gün, O'na hamdederek davetine uyarsınız ve kabirlerinizde pek az bir müddet kaldığınızı sanırsınız.
وَقُل لِّعِبَادِى يَقُولُوا۟ ٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ۚ إِنَّ ٱلشَّيْطَـٰنَ يَنزَغُ بَيْنَهُمْ ۚ إِنَّ ٱلشَّيْطَـٰنَ كَانَ لِلْإِنسَـٰنِ عَدُوًّا مُّبِينًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kul li ibadi yekululleti hiye ahsen inneş şeytane yenzeğu beynehum inneş şeytane kane lil insani aduvven mubina
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır.
رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِكُمْ ۖ إِن يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ أَوْ إِن يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْ ۚ وَمَآ أَرْسَلْنَـٰكَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUrabbukum a'lemu bikum in yeşa' yerhamkum ev in yeşa' yuazzibkum ve ma erselnake aleyhim vekila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azabeder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ عَلَىٰ بَعْضٍ ۖ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve rabbuke a'lemu bi men fis semavati vel ard ve lekad faddalna ba'dan nebiyyine ala ba'dın ve ateyna davude zebura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Göklerde ve yerde olan kimseleri Rabbin daha iyi bilir. And olsun ki peygamberleri birbirinden üstün kılmış ve Davud'a Zebur vermişizdir.
قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمْ وَلَا تَحْوِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkulid'ullezine zeamtum min dunihi fe la yemlikune keşfed durri ankum ve la tahvila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Allah'tan başka tanrı olduğunu sandıklarınızı çağırın; sizin bir sıkıntınızı gidermeye ve onu değiştirmeye güçleri yetmez."
أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓ ۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUulaikellezine yed'une yebteğune ila rabbihimul vesilete eyyuhum akrebu ve yercune rahmetehu ve yehafune azabeh inne azabe rabbike kane mahzura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Taptıkları putlar Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Zira Rabbinin azabı korkmağa değer.
وَإِن مِّن قَرْيَةٍ إِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ أَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَدِيدًا ۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَـٰبِ مَسْطُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve in min karyetin illa nahnu muhlikuha kable yevmil kıyameti ev muazzibuha azaben şedida kane zalike fil kitabi mestura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kıyamet gününden önce ortadan kaldırmayacağımız veya çetin azaba uğratmayacağımız bir şehir yoktur. Bu, Kitap'da yazılıdır.
وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْـَٔايَـٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ ۚ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا۟ بِهَا ۚ وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْـَٔايَـٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma meneana en nursile bil ayati illa en kezzebe bihel evvelun ve ateyna semuden nakate mubsıraten fe zalemu biha ve ma nursilu bil ayati illa tahvifa
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud milletine gözle görülebilen bir mucize, bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa Biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.
وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِٱلنَّاسِ ۚ وَمَا جَعَلْنَا ٱلرُّءْيَا ٱلَّتِىٓ أَرَيْنَـٰكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَٱلشَّجَرَةَ ٱلْمَلْعُونَةَ فِى ٱلْقُرْءَانِ ۚ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَـٰنًا كَبِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve iz kulna leke inne rabbeke ehata bin nas ve ma cealner ru'yalleti ereynake illa fitneten lin nasi veş şeceretel mel'unete fil kur'an ve nuhavvifuhum fe ma yeziduhum illa tuğyanen kebira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sana: "Rabbin şüphesiz insanları kuşatmıştır" demiştik; sana gösterdiğimiz rüya ile ve Kuran'da lanetlenmiş ağaçla, sadece insanları denedik. Biz onları korkutuyoruz, fakat bu onlara büyük taşkınlık vermekten başka birşeye yaramıyor.
وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ قَالَ ءَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis kale e escudu li men halakte tina
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o ise: "çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?" demişti.
قَالَ أَرَءَيْتَكَ هَـٰذَا ٱلَّذِى كَرَّمْتَ عَلَىَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ لَأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkale e raeyteke hazellezi kerremte aley le in ahharteni ila yevmil kıyameti le ahtenikenne zurriyyetehu illa kalila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Benden üstün kıldığını görüyor musun? Kıyamet gününe kadar beni ertelersen, and olsun ki, azı bir yana, onun soyunu kendi buyruğum altına alacağım" demişti.
قَالَ ٱذْهَبْ فَمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَإِنَّ جَهَنَّمَ جَزَآؤُكُمْ جَزَآءً مَّوْفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkalezheb fe men tebiake minhum fe inne cehenneme cezaukum cezaen mevfura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah: "Haydi git! Onlardan sana kim uyarsa bil ki, cehennem hepinizin cezası olur, hem de tam bir ceza" dedi.
وَٱسْتَفْزِزْ مَنِ ٱسْتَطَعْتَ مِنْهُم بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِى ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَوْلَـٰدِ وَعِدْهُمْ ۚ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَـٰنُ إِلَّا غُرُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUvestefziz menisteta'te minhum bi savtike ve eclib aleyhim bi haylike ve recilike ve şarikhum fil emvali vel evladi vaıdhum ve ma yaiduhumuş şeytanu illa ğurura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Sesinle, gücünün yettiğini yerinden oynat, onlara karşı yaya ve atlılarınla haykırarak yürü, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara vaadlerde bulun ama şeytan sadece onları aldatmak için vaadeder.
إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَـٰنٌ ۚ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne ibadi leyse leke aleyhim sultan ve kefa bi rabbike vekila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter."
رَّبُّكُمُ ٱلَّذِى يُزْجِى لَكُمُ ٱلْفُلْكَ فِى ٱلْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا
TÜRKÇE OKUNUŞUrabbukumullezi yuzci lekumul fulke fil bahri li tebteğu min fadlih innehu kane bi kum rahima
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Rabbiniz, bol nimetinden elde edesiniz diye, denizde gemileri sizin için yüzdürür. O, size merhamet eder.
وَإِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فِى ٱلْبَحْرِ ضَلَّ مَن تَدْعُونَ إِلَّآ إِيَّاهُ ۖ فَلَمَّا نَجَّىٰكُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ أَعْرَضْتُمْ ۚ وَكَانَ ٱلْإِنسَـٰنُ كَفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza messekumud durru fil bahri dalle men ted'une illa iyyah fe lemma neccakum ilel berri a'radtum ve kanel insanu kefura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah'tan başka yalvardıklarınız kaybolup gider, fakat O sizi karaya çıkararak kurtarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan pek nankördür.
أَفَأَمِنتُمْ أَن يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ ٱلْبَرِّ أَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ وَكِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe emintum en yahsife bikum canibel berri ev yursile aleykum hasiben summe la tecidu lekum vekila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onun karada da, sizi yere batırmasından veya başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsınız.
أَمْ أَمِنتُمْ أَن يُعِيدَكُمْ فِيهِ تَارَةً أُخْرَىٰ فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِّنَ ٱلرِّيحِ فَيُغْرِقَكُم بِمَا كَفَرْتُمْ ۙ ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ عَلَيْنَا بِهِۦ تَبِيعًا
TÜRKÇE OKUNUŞUem emintum en yuidekum fihi tareten uhra fe yursile aleykum kasıfen miner rihı fe yuğrikakum bima kefertum summe la tecidu lekum aleyna bihi tebia
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize ortalığı yıkan bir fırtına gönderip, inkarlarınızdan ötürü sizi suda boğmasından güvende misiniz? O zaman bize soru soracak bir yardımcı da bulamazsınız.
۞ وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِىٓ ءَادَمَ وَحَمَلْنَـٰهُمْ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَرَزَقْنَـٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ وَفَضَّلْنَـٰهُمْ عَلَىٰ كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad kerremna beni ademe ve hamelnahum fil berri vel bahri ve razaknahum minet tayyibati ve faddalnahum ala kesirin mimmen halakna tafdila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, biz insanoğullarını şerefli kıldık, onların karada ve denizde gezmesini sağladık, temiz şeylerle onları rızıklandırdık, yaratıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık.
يَوْمَ نَدْعُوا۟ كُلَّ أُنَاسٍۭ بِإِمَـٰمِهِمْ ۖ فَمَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ يَقْرَءُونَ كِتَـٰبَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUyevme ned'u kulle unasin bi imamihim fe men utiye kitabehu bi yeminihi fe ulaike yakreune kitabehum ve la yuzlemune fetila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız. O gün kitabı sağından verilenler, işte onlar kitablarını okurlar. Onlara kıl kadar haksizlik edilmez.
وَمَن كَانَ فِى هَـٰذِهِۦٓ أَعْمَىٰ فَهُوَ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْمَىٰ وَأَضَلُّ سَبِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve men kane fi hazihi a'ma fe huve fil ahıreti a'ma ve edallu sebila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır.
وَإِن كَادُوا۟ لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ لِتَفْتَرِىَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۥ ۖ وَإِذًا لَّٱتَّخَذُوكَ خَلِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve in kadu le yeftinuneke anillezi evhayna ileyke li tefteriye aleyna ğayreh ve izen lettehazuke halila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Seni, sana vahyettiğimizden ayırıp başka bir şeyi Bize karşı uydurman için uğraşırlar. O zaman seni dost edinirler.
وَلَوْلَآ أَن ثَبَّتْنَـٰكَ لَقَدْ كِدتَّ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْـًٔا قَلِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve lev la en sebbetnake lekad kidte terkenu ileyhim şey'en kalila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sana sebat vermemiş olsaydık, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin.
إِذًا لَّأَذَقْنَـٰكَ ضِعْفَ ٱلْحَيَوٰةِ وَضِعْفَ ٱلْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَصِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇zen le ezaknake di'fal hayati ve di'fal memati summe la tecidu leke aleyna nasira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
وَإِن كَادُوا۟ لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ ٱلْأَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا ۖ وَإِذًا لَّا يَلْبَثُونَ خِلَـٰفَكَ إِلَّا قَلِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve in kadu le yestefizzuneke minel ardı li yuhricuke minha ve izen la yelbesune hilafeke illa kalila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Memleketinden çıkarmak için seni nerdeyse zorlayacaklardı. O takdirde senin ardından onlar da pek az kalabilirlerdi.
سُنَّةَ مَن قَدْ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِن رُّسُلِنَا ۖ وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْوِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUsunnete men kad erselna kableke min rusulina ve la tecidu li sunnetina tahvila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bu, senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize de uyguladığımız yasadır. Sen bizim yasamızda değişiklik bulamazsın.
أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِدُلُوكِ ٱلشَّمْسِ إِلَىٰ غَسَقِ ٱلَّيْلِ وَقُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ ۖ إِنَّ قُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا
TÜRKÇE OKUNUŞUekımis salate li dulukiş şemsi ila ğasakıl leyli ve kur'anel fecr inne kur'anel fecri kane meşhuda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl; sabah vakti de namaz kıl, zira sabah namazına melekler şahit olur.
وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِۦ نَافِلَةً لَّكَ عَسَىٰٓ أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve minel leyli fe tehecced bihi nafileten lek asa en yeb'aseke rabbuke makamen mahmuda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Geceleyin uyanıp, yalnız sana mahsus olarak fazladan namaz kıl. Belki de Rabbin seni övülecek makama yükseltir.
وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِى مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِى مُخْرَجَ صِدْقٍ وَٱجْعَل لِّى مِن لَّدُنكَ سُلْطَـٰنًا نَّصِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kul rabbi edhılni mudhale sıdkın ve ahricni muhrece sıdkın vec'al li min ledunke sultanen nasira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Rabbim! Beni dahil edeceğin yere hoşnutluk ve esenlikle dahil et; çıkaracağın yerden de hoşnutluk ve esenlikle çıkar. Katından beni destekleyecek bir kuvvet ver."
وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَـٰطِلُ ۚ إِنَّ ٱلْبَـٰطِلَ كَانَ زَهُوقًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kul cael hakku ve zehekal batıl innel batıle kane zehuka
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Hak geldi, batıl ortadan kalkmaya mahkumdur."
وَنُنَزِّلُ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ مَا هُوَ شِفَآءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ ۙ وَلَا يَزِيدُ ٱلظَّـٰلِمِينَ إِلَّا خَسَارًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve nunezzilu minel kur'ani ma huve şifaun ve rahmetun lil mu'minine ve la yeziduz zalimine illa hasara
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kuran'dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybını artırır.
وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى ٱلْإِنسَـٰنِ أَعْرَضَ وَنَـَٔا بِجَانِبِهِۦ ۖ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ كَانَ يَـُٔوسًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza en'amna alel insani a'rada ve neabi canibih ve iza messehuş şerru kane yeusa
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; başına bir kötülük gelince de yese düşer.
قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَىٰ سَبِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul kullun ya'melu ala şakiletih fe rabbukum a'lemu bi men huve ehda sebila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Herkes yaradılışına göre davranır. Rabbiniz kimin en doğru yolda olduğunu bilir."
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلرُّوحِ ۖ قُلِ ٱلرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّى وَمَآ أُوتِيتُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِلَّا قَلِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve yes'eluneke anir ruh kulir ruhu min emri rabbi ve ma utitum minel ilmi illa kalila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sana ruhun ne olduğunu soruyorlar, de ki: "Ruh, Rabbimin emrinden ibarettir. Bu hususta size pek az bilgi verilmiştir."
وَلَئِن شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِهِۦ عَلَيْنَا وَكِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve lein şi'na le nezhebenne billezi evhayna ileyke summe la tecidu leke bihi aleyna vekila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dileseydik and olsun ki, sana vahyettiğimizi alıp götürürdük. Sonra bize karşı duracak bir vekil de bulamazdın.
إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّ فَضْلَهُۥ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla rahmeten min rabbik inne fadlehu kane aleyke kebira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür.
قُل لَّئِنِ ٱجْتَمَعَتِ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأْتُوا۟ بِمِثْلِ هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِۦ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul leinictemeatil insu vel cinnu ala en ye'tu bi misli hazel kur'ani la ye'tune bi mislihi ve lev kane ba'duhum li ba'dın zahira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu Kuran'ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar."
وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِى هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad sarrafna lin nasi fi hazel kur'ani min kulli meselin fe eba ekserun nasi illa kufura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, biz Kuran'da insanlara türlü türlü misal gösterip açıkladık. Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler.
وَقَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ ٱلْأَرْضِ يَنۢبُوعًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kalu len nu'mine leke hatta tefcure lena minel ardı yenbua
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şöyle söylediler: "Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız",
أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَـٰرَ خِلَـٰلَهَا تَفْجِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUev tekune leke cennetun min nahilin ve inebin fe tufeccirel enhare hılaleha tefcira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın."
أَوْ تُسْقِطَ ٱلسَّمَآءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا أَوْ تَأْتِىَ بِٱللَّهِ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ قَبِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUev tuskıtas semae kema zeamte aleyna kisefen ev te'tiye billahi vel melaiketi kabila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Yahut da iddia ettiğin gibi, göğü tepemize parça parça düşürmeli, ya da Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmelisin."
أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَـٰبًا نَّقْرَؤُهُۥ ۗ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّى هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًا رَّسُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUev yekune leke beytun min zuhrufin ev terka fis sema ve len nu'mine li rukıyyike hatta tunezzile aleyna kitaben nakreuh kul subhane rabbi hel kuntu illa beşeren resula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Veya altın bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin ama oradan okuyacağımız bir kitap indirmezsen yine o yükselmene inanmayacağız." De ki: "Fesubhanallah! Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim? "
وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًا رَّسُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma menean nase en yu'minu iz cae humul huda illa en kalu e beasallahu beşeren resula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnsanlara doğruluk rehberi geldiği zaman, inanmalarına engel olan, sadece: "Allah peygamber olarak bir insan mı gönderdi?" demiş olmalarıdır.
قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَـٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًا رَّسُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul lev kane fil ardı melaiketun yemşune mutmainnine le nezzelna aleyhim mines semai meleken resula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik."
قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul kefa billahi şehiden beyni ve beynekum innehu kane bi ıbadihi habiren basira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır."
وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ ۖ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ ۖ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا ۖ مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۖ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَـٰهُمْ سَعِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve men yehdillahu fe huvel muhted ve men yudlil fe len tecide lehum evliyae min dunih ve nahşuruhum yevmel kıyameti ala vucuhihim umyen ve bukmen ve summa me'vahum cehennem kullema habet zidnahum saira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimleri de saptırırsa, artık onlar için Allah'dan başka dostlar bulamazsın. Biz onları kıyamet günü yüzükoyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız.
ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُم بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَـٰمًا وَرُفَـٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUzalike cezauhum bi ennehum keferu bi ayatina ve kalu e iza kunna izamen ve rufaten e inna le meb'usune halkan cedida
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: "Kemik ve ufalanmış toprak olduğumuzda mı yeniden dirileceğiz?" demelerinin cezasıdır.
۞ أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ أَجَلًا لَّا رَيْبَ فِيهِ فَأَبَى ٱلظَّـٰلِمُونَ إِلَّا كُفُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUe ve lem yerev ennallahellezi halakas semavati vel arda kadirun ala en yahluka mislehum ve ceale lehum ecelen la reybe fih fe ebaz zalimune illa kufura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerlerini de tekrar yaratmaya Kadir olduğunu görmezler mi? Onlar için şüphe götürmeyen bir süre tayin etmiştir. Öyleyken, zalimler, inkarcılıkta hala direnirler.
قُل لَّوْ أَنتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَآئِنَ رَحْمَةِ رَبِّىٓ إِذًا لَّأَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ ٱلْإِنفَاقِ ۚ وَكَانَ ٱلْإِنسَـٰنُ قَتُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul lev entum temlikune hazaine rahmeti rabbi izen le emsektum haşyetel infak ve kanel insanu katura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Zaten insanlar pek cimridir."
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ تِسْعَ ءَايَـٰتٍۭ بَيِّنَـٰتٍ ۖ فَسْـَٔلْ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِذْ جَآءَهُمْ فَقَالَ لَهُۥ فِرْعَوْنُ إِنِّى لَأَظُنُّكَ يَـٰمُوسَىٰ مَسْحُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad ateyna musa tis'a ayatin beyyinatin fes'el beni israile iz caehum fe kale lehu fir'avnu inni le ezunnuke ya musa meshura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, Musa'ya dokuz tane apaçık mucize verdik. İsrailoğullarına sor, Musa onlara geldiğinde, Firavun kendisine: "Ey Musa! Ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَآ أَنزَلَ هَـٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ بَصَآئِرَ وَإِنِّى لَأَظُنُّكَ يَـٰفِرْعَوْنُ مَثْبُورًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkale lekad alimte ma enzele haulai illa rabbus semavati vel ardı basair ve inni le ezunnuke ya fir'avnu mesbura
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Musa da: "And olsun ki, bunları göklerin ve yerin Rabbinin açık belgeler olarak indirdiğini biliyorsun. Ey Firavun! Doğrusu senin mahvolacağını sanıyorum" demişti.
فَأَرَادَ أَن يَسْتَفِزَّهُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ فَأَغْرَقْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ جَمِيعًا
TÜRKÇE OKUNUŞUfe erade en yestefizzehum minel ardı fe ağraknahu ve men meahu cemia
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Firavun bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.
وَقُلْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ لِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱسْكُنُوا۟ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَفِيفًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kulna min ba'dihi li beni israileskunul arda fe iza cae va'dul ahıreti ci'na bikum lefifa
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra İsrailoğullarına: "Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz." dedik.
وَبِٱلْحَقِّ أَنزَلْنَـٰهُ وَبِٱلْحَقِّ نَزَلَ ۗ وَمَآ أَرْسَلْنَـٰكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve bil hakkı enzelnahu ve bil hakkı nezel ve ma erselnake illa mubeşşiren ve nezira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kuran'ı ancak hak olarak indirdik ve o da indiği gibi hak olarak kaldı. Seni de yalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
وَقُرْءَانًا فَرَقْنَـٰهُ لِتَقْرَأَهُۥ عَلَى ٱلنَّاسِ عَلَىٰ مُكْثٍ وَنَزَّلْنَـٰهُ تَنزِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kur'anen faraknahu li takreehu alen nasi ala muksin ve nezzelnahu tenzila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kuran'ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu gerektikçe indirdik.
قُلْ ءَامِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوْ لَا تُؤْمِنُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهِۦٓ إِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkul aminu bihi ev la tu'minu innellezine utul ilme min kablihi iza yutla aleyhim yahırrune lil ezkani succeda
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Kuran'a ister inanın, isten inanmayın, O'ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar" ve "Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz'in sözü şüphesiz yerine gelecektir" derler.
Kaynakta 107–108. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَيَقُولُونَ سُبْحَـٰنَ رَبِّنَآ إِن كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولًا
TÜRKÇE OKUNUŞUve yekulune subhane rabbina in kane va'du rabbina le mef'ula
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Kuran'a ister inanın, isten inanmayın, O'ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar" ve "Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz'in sözü şüphesiz yerine gelecektir" derler.
Kaynakta 107–108. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَيَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًا ۩
TÜRKÇE OKUNUŞUve yahırrune lil ezkani yebkune ve yeziduhum huşua
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar; bu, onların gönüllerindeki saygıyı artırır.
قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱللَّهَ أَوِ ٱدْعُوا۟ ٱلرَّحْمَـٰنَ ۖ أَيًّا مَّا تَدْعُوا۟ فَلَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ ۚ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَٱبْتَغِ بَيْنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا
TÜRKÇE OKUNUŞUkulid'ullahe evid'ur rahman eyyen ma ted'u fe lehul esmaul husna ve la techer bi salatike ve la tuhafit biha vebteğı beyne zalike sebila
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin, hangisini derseniz deyin, en güzel isimler O'nundur." Namaz kılarken sesini yükseltme, gizli de okuma, ikisi ortasında bir yol tut.
وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٌ فِى ٱلْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ وَلِىٌّ مِّنَ ٱلذُّلِّ ۖ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًۢا
TÜRKÇE OKUNUŞUve kulil hamdu lillahillezi lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerikun fil mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbira
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Hamd, çocuk edinmemiş olan, hükümranlığında ortağı bulunmayan, düşkün olmayıp yardımcıya da ihtiyaç göstermeyen Allah'a mahsustur." O'nu gereği gibi büyükle.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.