Türkçe okunuş yardımcıdır; Arapça telaffuzun bütün özelliklerini karşılamaz.
وَٱلصَّـٰٓفَّـٰتِ صَفًّا
TÜRKÇE OKUNUŞUves saffati saffa
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Kaynakta 1–5. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUfez zacirati zecra
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Kaynakta 1–5. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَٱلتَّـٰلِيَـٰتِ ذِكْرًا
TÜRKÇE OKUNUŞUfet taliyati zikra
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Kaynakta 1–5. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّ إِلَـٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne ilahekum le vahıd
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Kaynakta 1–5. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَـٰرِقِ
TÜRKÇE OKUNUŞUrabbus semavati vel ardı ve ma beynehuma ve rabbul meşarık
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Kaynakta 1–5. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna zeyyennes semaed dunya bi ziynetinil kevakib
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik.
وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَـٰنٍ مَّارِدٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve hıfzan min kulli şeytanin marid
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.
لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUla yessemmeune ilel meleil a'la ve yukzefune minkulli canib
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
Kaynakta 8–9. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
دُحُورًا ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUduhuran ve lehum azabun vasib
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
Kaynakta 8–9. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla men hatıfel hatfete fe etbeahu şihabun sakib
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.
فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ ۚ إِنَّا خَلَقْنَـٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍۭ
TÜRKÇE OKUNUŞUfesteftihim e hum eşeddu halkan em men halakna inna halaknahum min tinin lazib
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.
بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUbel acibte ve yesharun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.
وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza zukkiru la yezkurun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.
وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةً يَسْتَسْخِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve iza raev ayeten yesteshırun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kalu in haza illa sihrun mubin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
Kaynakta 15–17. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe iza mitna ve kunna turaben ve izamen e inna le meb'usun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
Kaynakta 15–17. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe ve abaunel evvelun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
Kaynakta 15–17. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkul neam ve entum dahırun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011De ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak."
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe innema hiye zecretun vahıdetun fe iza hum yenzurun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Tek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.
وَقَالُوا۟ يَـٰوَيْلَنَا هَـٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kalu ya veylena haza yevmud din
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."
هَـٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUhaza yevmul faslillezi kuntum bihi tukezzibun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.
۞ ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUuhşurullezine zalemu ve ezvacehum ve ma kanu ya'budun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
Kaynakta 22–23. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUmin dunillahi fehduhum ila sıratıl cahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
Kaynakta 22–23. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَقِفُوهُمْ ۖ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUvakıfuhum innehum mes'ulun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."
مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUma lekum la tenasarun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"
بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUbel humul yevme musteslimun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.
وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve akbele ba'duhum ala ba'dın yetesaelun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Birbirlerine dönüp soruşurlar.
قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUkalu innekum kuntum te'tunena anil yemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.
قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkalu bel lem tekunu mu'minin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."
وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَـٰنٍۭ ۖ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَـٰغِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma kane lena aleykum min sultan bel kuntum kavmen tağin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."
فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ ۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe hakka aleyna kavlu rabbina inna le zaıkun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız."
فَأَغْوَيْنَـٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَـٰوِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe ağveynakum inna kunna ğavin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".
فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe innehum yevme izin fil azabi muşterikun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O gün hepsi azabda birleşirler.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna kezalike nef'alu bil mucrimin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu suçlulara böyle yaparız.
إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehum kanu iza kile lehum la ilahe illallahu yestekbirun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.
وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ
TÜRKÇE OKUNUŞUve yekulune e inna le tariku alihetina li şairin mecnun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.
بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUbel cae bil hakkı ve saddakal murselin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.
إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnekum le zaikul azabil elim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.
وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma tuczevne illa ma kuntum ta'melun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla ibadallahil muhlesin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.
أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUulaike lehum rizkun ma'lum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Kaynakta 41–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَوَٰكِهُ ۖ وَهُم مُّكْرَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfevakih ve hum mukremun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Kaynakta 41–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfi cennatin naim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Kaynakta 41–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUala sururin mutekabilin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Kaynakta 41–44. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ
TÜRKÇE OKUNUŞUyutafu aleyhim bi ke'sin min main
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Kaynakta 45–47. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّـٰرِبِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUbeydae lezzetin liş şaribin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Kaynakta 45–47. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUla fiha ğavlun ve la hum anha yunzefun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Kaynakta 45–47. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَعِندَهُمْ قَـٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve indehum kasıratut tarfı in
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
Kaynakta 48–49. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUke enne hunne beydun meknun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
Kaynakta 48–49. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe akbele ba'duhum ala ba'dın yetesaelun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Birbirlerine dönüp sorarlar:
قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUkale kailun minhum inni kane li karin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
Kaynakta 51–53. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUyekulu e inneke le minel musaddikin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
Kaynakta 51–53. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe iza mitna ve kunna turaben ve izamen e inna le medinun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
Kaynakta 51–53. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkale hel entum muttaliun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der.
فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfettalea fe reahu fi sevail cahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bir bakar onu cehennemin ortasında görür.
قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUkale tallahi in kidte le turdin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ona der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."
وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lev la ni'metu rabbi le kuntu minel muhdarin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum."
أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe ma nahnu bi meyyitin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"
Kaynakta 58–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla mevtetenel ula ve ma nahnu bi muazzebin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"
Kaynakta 58–59. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne haza le huvel fevzul azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.
لِمِثْلِ هَـٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَـٰمِلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUli misli haza fel ya'melil amilun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Çalışanlar bunun için çalışsın.
أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ
TÜRKÇE OKUNUŞUe zalike hayrun nuzulen em şeceretuz zakkum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Konukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?
إِنَّا جَعَلْنَـٰهَا فِتْنَةً لِّلظَّـٰلِمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna cealnaha fitneten liz zalimin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.
إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nneha şeceretun tahrucu fi aslil cahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.
طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَـٰطِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUtal'uha ke ennehu ruusuş şeyatin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Tomurcukları şeytan başı gibidir.
فَإِنَّهُمْ لَـَٔاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe innehum le akilune minha fe maliune min hel butun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.
ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUsumme inne lehum aleyha le şevben min hamim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir.
ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUsumme inne merciahum le ilel cahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.
إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehum elfev abaehum dalline
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَـٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe hum ala asarihim yuhreun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.
وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad dalle kablehum ekserul evvelin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad erselna fi him munzirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.
فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfanzur keyfe kane akibetul munzerin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla ibadallahil muhlasin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.
وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad nadana nuhun fe le ni'mel mucibun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.
وَنَجَّيْنَـٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve necceynahu ve ehlehu minel kerbil azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve cealna zurriyyetehu humul bakin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ancak onun soyunu sürekli kıldık.
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve terekna aleyhi fil ahirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Kaynakta 78–79. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
سَلَـٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍ فِى ٱلْعَـٰلَمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUselamun ala nuhın fil alemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Kaynakta 78–79. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna kezalike neczil muhsinin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehu min ibadinel mu'minin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı.
ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUsumme ağraknel aharin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra, diğerlerini suda boğduk.
۞ وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inne min şiatihi le ibrahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı.
إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇z cae rabbehu bi kalbin selim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇z kale li ebihi ve kavmihi maza ta'budun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz?"
أَئِفْكًا ءَالِهَةً دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe ifken aliheten dunallahi turidun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe ma zannukum bi rabbil alemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?"
فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe nazara nazraten fin nucum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
Kaynakta 88–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe kale inni sakim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
Kaynakta 88–89. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe tevellev anhu mudbirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onu bırakıp gittiler.
فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUferağa ila alihetihim fe kale e la te'kulun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
Kaynakta 91–92. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUma lekum la tentıkun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
Kaynakta 91–92. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUferağa aleyhim darben bil yemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.
فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe akbelu ileyhi yeziffun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.
قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkale e ta'budune ma tenhıtun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
Kaynakta 95–96. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUvallahu halakakum ve ma ta'melun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
Kaynakta 95–96. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَـٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUkalubnu lehu bunyanen fe elkuhu fil cahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.
فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَـٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe eradu bihi keyden fe cealna humul esfelin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve kale inni zahibun ila rabbi seyehdin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.
رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUrabbi heb li mines salihin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.
فَبَشَّرْنَـٰهُ بِغُلَـٰمٍ حَلِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe beşşernahu bi ğulamin halim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَـٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَـٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe lemma beleğa meahus sa'ye kale ya buneyye inni era fil menami enni ezbehuke fanzur maza tera kale ya ebetif'al ma tu'meru seteciduni inşaallahu mines sabirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.
فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe lemma eslema ve tellehu lil cebin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
Kaynakta 103–105. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَنَـٰدَيْنَـٰهُ أَن يَـٰٓإِبْرَٰهِيمُ
TÜRKÇE OKUNUŞUve nadeynahu en ya ibrahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
Kaynakta 103–105. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkad saddakter ru'ya inna kezalike neczil muhsinin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
Kaynakta 103–105. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَـٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne haza le huvel belaul mubin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.
وَفَدَيْنَـٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve fedeynahu bi zibhın azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve terekna aleyhi fil ahirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Kaynakta 108–109. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
سَلَـٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ
TÜRKÇE OKUNUŞUselamun ala ibrahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Kaynakta 108–109. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUkezalike neczil muhsinin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İşte iyileri böylece mükafatlandırırız.
إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehu min ibadinel mu'minin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu o, inanmış kullarımızdandı.
وَبَشَّرْنَـٰهُ بِإِسْحَـٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve beşşernahu bi ishaka nebiyyen mines salihin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik.
وَبَـٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَـٰقَ ۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve barekna aleyhi ve ala ishak ve min zurriyyetihima muhsinun ve zalimun li nefsihi mubin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad menenna ala musa ve harun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.
وَنَجَّيْنَـٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUve necceyna huma ve kavme huma minel kerbil azim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
وَنَصَرْنَـٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَـٰلِبِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve nasarnahum fe kanu humul ğalibin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.
وَءَاتَيْنَـٰهُمَا ٱلْكِتَـٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ateyna humel kitabel mustebin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.
وَهَدَيْنَـٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve hedeyna humes sıratal mustekim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve terekna aleyhima fil ahirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.
Kaynakta 119–120. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
سَلَـٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUselamun ala musa ve harun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.
Kaynakta 119–120. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna kezalike neczil muhsinin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.
إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nne huma min ibadinel mu'minin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.
وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inne ilyase le minel murselin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu İlyas da peygamberlerdendir.
إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇z kale li kavmihi e la tettekun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
Kaynakta 124–126. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَـٰلِقِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUeted'une ba'len ve tezerune ahsenel halikin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
Kaynakta 124–126. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUallahe rabbekum ve rabbe abaikumul evvelin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
Kaynakta 124–126. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe kezzebuhu fe inne hum le muhdarun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Kaynakta 127–128. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla ibadallahil muhlasin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Kaynakta 127–128. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve terekna aleyhi fil ahirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
Kaynakta 129–130. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
سَلَـٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUselamun ala ilyasin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
Kaynakta 129–130. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nna kezalike neczil muhsinin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.
إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehu min ibadinel mu'minin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O, inanmış kullarımızdandı.
وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inne lutan le minel murselin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Şüphesiz Lut da peygamberlerdendir.
إِذْ نَجَّيْنَـٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇z necceynahu ve ehlehu ecmain
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Kaynakta 134–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَـٰبِرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla acuzen fil ğabirin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Kaynakta 134–135. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUsumme demmernel aharin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonra diğerlerini yok etmiştik.
وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve innekum le temurrune aleyhim musbihin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Kaynakta 137–138. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَبِٱلَّيْلِ ۗ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve bil leyl e fe la ta'kılun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Kaynakta 137–138. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inne yunuse le minel murselin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğrusu Yunus da peygamberlerdendir.
إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇z ebeka ilel fulkil meşhun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dolu bir gemiye kaçmıştı.
فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe saheme fe kane minel mudhadin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.
فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUfeltekamehul hutu ve huve mulim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.
فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe lev la ennehu kane minel musebbihin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Kaynakta 143–144. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUle lebise fi batnihi ila yevmi yub'asun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Kaynakta 143–144. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
۞ فَنَبَذْنَـٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe nebeznahu bil arai ve huve sakim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve enbetna aleyhi şecereten min yaktin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
وَأَرْسَلْنَـٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve erselnahu ila mieti elfin ev yezidun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَـٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe amenu fe metta'nahum ila hin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfesteftihim e li rabbikel benatu ve lehumul benun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?
أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ إِنَـٰثًا وَهُمْ شَـٰهِدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUem halaknel melaikete inasen ve hum şahidun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?
أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe la innehum min ifkihim le yekulun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Kaynakta 151–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَـٰذِبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUveledallahu ve innehum le kazibun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Kaynakta 151–152. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUastafel benati alel benin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUma lekum keyfe tahkumun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe la tezekkerun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hiç düşünmez misiniz?
أَمْ لَكُمْ سُلْطَـٰنٌ مُّبِينٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUem lekum sultanun mubin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Yoksa apaçık bir deliliniz mi var?
فَأْتُوا۟ بِكِتَـٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe'tu bi kitabikum in kuntum sadikin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.
وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا ۚ وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve cealu beynehu ve beynel cinneti neseba ve lekad alimetil cinnetu innehum le muhdarun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
سُبْحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUsubhanallahi amma yasifun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla ibadallahil muhlasin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Allah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.
فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe innekum ve ma ta'budun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Kaynakta 161–163. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَـٰتِنِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUma entum aleyhi bi fatinin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Kaynakta 161–163. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇lla men huve salil cahim
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Kaynakta 161–163. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ma minna illa lehu makamun ma'lum
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Kaynakta 164–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inna le nahnus saffun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Kaynakta 164–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inna le nahnul musebbihun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Kaynakta 164–166. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve in kanu le yekulun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
Kaynakta 167–169. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUlev enne indena zikren minel evvelin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
Kaynakta 167–169. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUle kunna ibadallahil muhlasin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
Kaynakta 167–169. ayetlerde aynı meal yer alır; tek ayete özgü çeviri olarak değerlendirilmemelidir.
فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe keferu bih fe sevfe ya'lemun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve lekad sebekat kelimetuna li ibadinel murselin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011And olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir.
إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUi̇nnehum le humul mensurun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlar şüphesiz yardım göreceklerdir.
وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَـٰلِبُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve inne cundena le humul ğalibun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe tevelle anhum hatta hin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bir süreye kadar onlara aldırış etme.
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ebsirhum fe sevfe yubsirun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUe fe bi azabina yesta'cilun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUfe iza nezele bisahatihim fe sae sabahul munzerin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!
وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ
TÜRKÇE OKUNUŞUve tevelle anhum hatta hin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve ebsir fe sevfe yubsirun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
سُبْحَـٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
TÜRKÇE OKUNUŞUsubhane rabbike rabbil izzeti amma yasifun
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
وَسَلَـٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUve selamun alel murselin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Ve selam, peygamberleredir.
وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
TÜRKÇE OKUNUŞUvel hamdu lillahi rabbil alemin
DİYANET İŞLERİ MEALİ · Tanzil kopyası, 27.12.2011Hamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır.
Yorumlar ve cevaplar
Yorumlar kaynak metnin parçası değildir. Adınız ve yorumunuz, yönetici onayından sonra herkese açık görünür. Kişisel iletişim bilgisi paylaşmayın.
Henüz onaylanmış yorum yok.